|
30 01 2010 |
|
Fatma
ALKAYA
Yorgun
ve umarsızdı
Ya
kaçaktı ya da mahkum
Elbette
bir yakalayan
Bir
hakim olacaktı
sorgulayan
Adım
adım izleyenecek
Sabırla
beklenecekti
Bir
belirsizlik sonu ki
Durup
kalan,
Yağmur
damlası gibiydi
Donuk
ve soğuktu
Sevgiye
dair,
yanan
mum gibi
Somut
birşey yoktu görünürde.
Kollarına
kelepçe tutturulan
İki
suçluydu gözler önünde olan
Kimi
sustu, kimi somurttu
Karanlık
çöktü, ay küstü
Belki
de asacaklardı
o
gece
Belirsizlik
ilerlerken
sessizce.
Gönülden
gönüle
sual
çoktu;
Cevap
yoktu
Oysa
istenilen
O
belirsizlik dedikleri
Değinilecek
sadece
iki kelimeydi.
Ne
söylendi
Ne
de söylenecek
zaman
verildi.
Onun
da suçlusu
Akıp
giden belirsizlikti...
08.01.2010
|