Ana Menü
Anasayfa
Güncel
Politika
Ekonomi
Sağlık
Spor
Resmi İlanlar
E-Devlet Linkleri
Detaylı Arama
İletişim
Editör Girişi
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Önder Haber RSS
'Oyun' deyip geçmeyin(!)? - 2 | Yazdır |
09 02 2010

soru/yorum

A.              Kemal KAŞKAR

4 Şubat 2010 Perşembe günü başlayıp bir hamlede bitirmeyi beceremediğim “Oyun deyip geçmeyin” başlıklı ‘soru/yorum’un ikinci ve son bölümünde birlikteyiz yine...

İlk yazımın sonunda, “Birkaç sanatçımızın daha bu konuda söylediklerine, ‘balyoz darbe planı’ iddialarına ‘o bir savaş oyunu’ydu savunmasına karşın ‘darbe planı’ muamelesi yapılmasına ve sinema perdeleri ve tv ekranlarındaki ‘mozaiklemeler’e de değinmem gerekecek ... Yarın mı olur daha sonraya mı kalır bilemem, ama ille de sürdüreceğim ...” diyerek ara vermiştim... Sürdürüyorum ...

Süheyl Uygur, ‘çok komik’ diye başlayıp şöyle sürdürmüş konuya ilişkin tepki sözlerini; “Bizim Behzat’la oynadığımız ‘Tuhaf İkili’ oyunumuzda da sigara içiliyor. Ali Poyrazoğlu’nun morfini anlatan bir oyunu vardı mesela... Sanatta, kültürde yasak olmaz ki. Senaryo neyi gerektiriyorsa o oynanır. Çok komik bir ülkede yaşıyoruz. O zaman araya yastık koyup sigara içsinler bari. Olur mu böyle saçmalık yahu? Sanatçıyı kimse durduramaz, sahnede istediğini yapar...”

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin de uygulamanın ‘saçma ve abartılı’ olduğunu belirterek, “Kulis, fuaye gibi yerlerde sigara içirmiyoruz. İkisini birbirinden iyi ayırmak gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’na bu konuda hassas olmaları için yazı göndereceğiz” demiş.

Sonra ne olduğunu çok merak ediyorum doğrusu?

Örneğin o oyun bir daha sahnelendi mi? Sahnelendiyse eğer, oyun gereği yine o ‘sigara içme anı’ geldiğinde Fatih Al’ın eli cebine gitti mi? Sigara paketini alıp içinden bir sigara çıkardı mı? Sigarayı dudaklarının arasına sokup çakmağını ya da kibritini çaktı mı? Kısacası sigarasını yaktı mı?...

N’aptı?... N’oldu?...

“Balyoz” adlı “darbe planı” iddiaları karşısında Genelkurmay Başkanlığı’nın 21 Ocak 2010 tarihli bilgi notuyla verdiği tepkiye de, televizyon ekranlarındaki ‘mozaikleme’ konusuna geçerken konumuzla kendimce kurabildiğim ilişkisi bakımından kısaca değinmek istiyorum, izninizle ...

Bilindiği gibi sevgili ülkemde, yaklaşık 7 yıl önce İstanbul dolaylarında yapılan -Genelkurmay’ın ifadesiyle- bir “plan semineri”ni “darbe planı” olarak tartışmaya devam ediyoruz. Tartışma hukuksal sürece taşınmış olmakla birlikte, bu yazı çerçevesinde beni, 5 - 7 Mart 2003 tarihleri arasında 1’inci Ordu Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen “plan semineri”nin bir tür ‘tatbikat’ yani ‘oyun’ olması ilgilendiriyor. Elbette şimdilik, “darbe”nin de “oyun”un da iddia olduğunun farkındayım. Ancak yazımın ‘mantığı’ gereği, 5 - 7 Mart 2003 tarihleri arasında olanların bir ‘oyun’ olduğu iddiasını öne almak durumundayım... Karşı iddia sahiplerinin “oyun deyip geçmediği” bu “oyun”un başına da, tıpkı sahnede “rol gereği” sigara içti diye hakkında ‘cezai işlem yapılan’ oyuncu Fatih Al’ın başına gelen gelmiş gibidir... “Ama bu bir oyun!” savunmaları bir yerden öte tümüyle devre dışında kalabilmektedir. “Oyun moyun anlamam, dinlemem ben kardeşim... Senin niyetin başka!” şeklinde özetleyebileceğim bir taarruz dönemi yaşanmaktadır çünkü...

Ve gelelim televizyon ekranları ve film perdelerinde izlediğimiz film - dizi filmlerde, oyuncuların içtikleri sigaranın ‘mozaiklenmesi’ ile ortaya çıkan komik hallere...

‘Mozaiklenme’ dediğimiz, görüntünün bulanıklaştırılmasıdır... Filmi izlerken, bir anda oyuncunun yüzünün orta yerinde -değişik ölçülerde- bir bulanıklık ve bu bulanıklığın orasından burasından çıkan dumanlar gördüğünüzde anlıyorsunuz ki oyuncu sigara içiyor... (Burada bir ayrıntıya da değinmek, dikkat çekmek zorundayım... Bu mozaiklemeler, oyuncunun o an açık ya da kapalı mekanda olmasına bakılmaksızın, tüm mekanlarda yapılmaktadır. Bu da ‘yasaya aykırı’dır bence. Çünkü yasa ya da yasak, ‘kapalı mekanlarda sigara içilmesi’ne ilişkindir. Dolayısıyla film-dizi filmlerde açık mekanlarda içilen sigaraların mozaiklenmemesi gerekir... Neyse...) Bunun, yani ‘oyuncunun sigara içtiği’nin anlaşılmaması mümkün değil. Yani görüntünün bulanıklaştırılması orada ‘sigara içiliyor olduğu’ gerçeğini ortadan kaldırmıyor... Gerçeği ortadan kaldıramıyorsanız, etkisini nasıl ortdan kaldırabilirsiniz ki? Kaldıramazsınız! Öyleyse?..

O zaman; mademki uygarlıkta “rol gereği sigara içen”e ceza kesme düzeyine varmış bulunuyoruz, madem “savaş oyunu-tatbikat” denilen -rutin- bir çalışmadan “darbe doğurtma” düzeyine varmış bulunuyoruz, hazır bu düzeydeyken film ve dizi filmlerin senaryolarına da (sigarasızlaştırma yönünde) müdahale edebilmeliyiz. Müdahalede geciktiğimiz senaryoların ise çekimlerine yetişip orada, o sırada içilmekte olan sigaraların hesabını içen-içmeyen herkesten sormalı ve suçluları bulup gereken cezaları vermeliyiz ... O kadar!

Not: Tüm bu, hafiften dalgacı duygu ve düşüncelerimin yanısıra, yaklaşık ikibuçuk yıl önce sigarayı -şak diye- bırakmayı becerebilmiş biri olduğumun bilinmesinde yarar görüp not etmek istedim ...
 
< Önceki   Sonraki >
İstatistikler
Üyeler: 217
Haberler: 5385
Web Bağlantıları: 2
Kimler Sitede
Şuanda 12 misafir bağlı
Köşe Yazarları
 SORU/YORUM
A. Kemal KAŞKAR
 A. Coşkun EFENDİOĞLU

Oktay ÇAYIRLI

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

dursun.jpg

YÖRESEL KÜLTÜR NOTLARI
Dursun GİRGİN
MUZKAT-DER Başkanı

 Mehmet SARI
Emekli İlköğretim Müfettişi
celaldursun.jpg Celal DURGUN
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
   

hseyin_avni_kunduracolu.jpg

Sırt Çantamdakiler
H. Avni KUNDURACIOĞLU

huseyin_acar.jpg Hüseyin Açar
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Yaşadığımız Günler - Taraftarın Sesi
kalem-muratata.jpg Genç Kalemler




  © 2008 Önder Gazetesi | Tüm Hakları Saklıdır