|
soru/yorum
A.Kemal KAŞKAR
başbakan önceki gün 12 eylül döneminde yani
yaklaşık 30 yıl önce infaz edilmiş idamları 12 eylül 2010 tarihinde yapılacak
referandumda yurttaşa evet dedirtme siyasetine alet etmek isterken ağladı ya
o andan bu yana neler neler geçipdurur aklımdan
ne kadar çok ağlanacak haller
en başta başbakanın halleri olmak üzere ne çok
o günlerde neler neler yaşamış bir yurttaşınız
olarak
o günlerde tutuklu olan şimdiki kültürveturizmbakanı
babasını yitirince izin vermemişler babasının cenazesine katılmasına
başbakan bunu gerekçe gösterip 12 eylül 2010
tarihinde anayasa değişikliği referandumunda yurttaşlardan 12 eylül 1980
darbesiyle başlayan dönemde iktidar olanların dokunulmazlıklarının
kaldırılmasını da içeren anayasa değişikliği paketine evet demelerini istiyor
başbakanın bu talebinden eğer bir dönemde
tutukluların babalarının cenazesine katılmalarına izin verilmiyorsa o dönemin
iktidarlarına hayır demek, karşı çıkmak, direnmek meşrudur ve dolayısıyla o
iktidarlara hayır demek, karşı çıkmak, direnmek gerekir sonucu çıkmaktadır
yaşar okuyan da senin döneminde de prof haberala
izin verilmedi babasının cenazesine katılması için diye sesleniyor haklı olarak
başbakan erdoğana
bu durumda başbakan erdoğanın iktidarına da
hayır demek icabediyor gibi bir sonuç çıkıyor
ben de tam öyle düşünüyorum zaten
bir akpli de kalkmış vicdandan falan sözediyor
dün
ne vicdanmış ama
hem 30 yıl sonra hem aynı şeyi kendileri de
yapıyor
ona vicdan demezler olsa olsa vicdan azabıdır
onunki
at izi ile it izinin birbirine bir hayli
karıştığı kimin kimi neresinden tutup nasıl savunacağını iyiden iyiye şaşırdığı
bu tablo içinde sinirleri iyice bozulan yurttaşlar ise başbakan erdoğana meclis
grup toplantısında ağlayarak anlatması ya da anlatırken ağlaması için konu
üstüne konu öneriyorlar
bu notları özellikle herhangi bir yazım kuralına
uymaksızın yazıyorum ki çabuk olsun diye
bir de noktalama gibi şeylerden başka şeylere
vakit harcamak gerekir diye
kimsenin ne bildiği ne de farkettiği var zaten
yazım kurallarını bu da başka bir ağlanacak halimiz ya neyse
bu konuda bugüne dek uydum da ne oldu şeklinde
özetleyebileceğim ve oturup ağlasanız rahatlıkla ağlanabilecek olan tepkisel
duygularıma bu vesileyle dikkat çekip başbakana tepkimi yazım kurallarına karşı
bu yazımla sınırlı tepkimle birleştirip hızla yazıp geçiyorum
DİSK GENEL BAŞKANI KEMAL TÜRKLERin yaklaşık 30
yıl önce katledilmesi ile ilgili davanın dünkü duruşmasında da yine beklenen
olamamış
sanığın sevki yapılamamış
zaman aşımından sözediliyor
yurttaşın sinirleri biraz daha bozuluyor
başbakan 30 yıl önce katledilen KEMAL TÜRKLERi
de anlatıp ağlasa ya diyor yurttaş ve daha kimleri kimleri
taşeronlaşmanın sonuçlarına ağlasın diyenler de
var
bir başka yurttaş ise LYS’de ufak bir
unutkanlıkla oluştuğu açıklanan 49 hatanın dün elliye çıkarılması üzerine sayın
başbakan sevgili öğrencilerin düşürüldükleri duruma ne zaman ağlayacak diye
soruyor
bir başka sinir bozucu durum ise işsizlik
hakkında aslında hiç konuşmamasını tercih ettiğimiz başbakanın yine çok ilginç
sözler söylemesidir
yani yurttaş bu kez başbakandan kendi
söylediklerini yineleyip ağlamasını istemektedir
neymiş amerikada bile işsizlik oranı artıp
dururken bizdeki düşüş eğilimi göstermişmiş
memlekette iş çokmuş ama işsizlerimize iş
beğendirilemiyormuş
başbakan biryerlere gidip gelirken bakıyormuş da
neler görüyormuş neler
camlarda eleman arıyormuş iş vermek isteyenler
ama o da ne
işsizlere iş beğendiremiyorlarmış
böylece işveren olamıyorlarmış vah vah vah
başbakan buna da ağlasa ya diyor yurttaş
bir yanda iş çok öte yanda da işsiz
tam ağlanacak durum değil mi
ne dersiniz isterseniz gülebilirsiniz de
gülebilirsiniz isterseniz tam da ağlanacak
hallerimize
başbakan istediği kadar şiirlerle şarkılarla
ağlaya ağlaya kendini avutmaya çalışadursun vicdan azabının acısı hep artacak
ve bu azap onların peşini asla bırakmayacaktır
çünkü tarih şahidimdir ki 12 eylüllerle
beslenenlerdendir onlar ve bunu herkes böyle bilsin ki 12 Eylüllerde 12
Eylüllere hep HAYIR denebilsin
|