|
Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi
CHP İlçe Örgütümüz 12 Eylül referandumu için
genişletilmiş yönetim kurulu toplantısı yapmış. Bu toplantılarına bizzat bravo
diyorum. Çünkü her işte başarı için iyi planlama ile inançlı ve disiplinli
çalışma gerekmektedir.
İşte bu planlamayı başta CHP Genel Merkezi bu
işin nasıl ve nelerin işleneceğini gösteren bir planlama ve çalışma kitapçığını
hazırlayıp örgütlerimize göndermesi ilk adımdır. Görebildiğim kadar bu adım
daha atılmadı. Atılmadığını da Milas Örgütümüzün toplantısından anlıyorum.
Böyle bir kitapçık yapılıp, gönderilseydi, Örgütümüz de bu toplantısında bunun
üzerinden çalışmalarını sürdürür, iyi bir plan yapardı. Ayrıca bu toplantıya
katılanlar bu kitapçığa göre, daha iyi bilinçlendirilir, katkıları sağlanırdı.
Unutmayalım ki halkım, 12 Eylül anayasasını
demokrat ve çağdaş bir tarzda değişmesini istiyor. Ama bu AKP’nin tek başına
hazırladığı gibi değil… İşte CHP bu kitapçığında halkımın özlemlerine ve
toplumsal mutabakata göre nasıl bir anayasa düşünüldüğünü ortaya koyarak bunu
referandumda halkıma tanıtması bence baş görevi olmalıdır. Çünkü halkım demokrat
ve çağdaş bir anayasa istiyor.
Bu da ülkemizin geriliğini, hem insan hakları
yönünden, hem de demokratik yaşam tarzı yönünden, ayrıca ekonomik değerlerinin,
kazançlarının nasıl arttırılacağını gösteren bir anayasa taslağı olması
gerekiyor. Çünkü, Anadolu’nun çok yerinde eğitim, kültür, tarım ve toprak
reformu yapmak ilk şart görülmektedir. Yani başta, bu reformlar olmalıdır.
Örneğin; başlık parası, töre cinayetleri,
kadınların ezilmekte oluşu, aşiret, ağalık ve şıhlık gibi ilkel yapılar
yenilmedikçe, ne gerçek insan hakları, ne de gerçek demokrasi ülkemizde yeterli
yaşanabilir. Hatta bazı bölgelerimizde medeni kanunumuzun getirdiği miras
hakkındaki eşitlik, kadın erkek eşitliği ne yazık ki hiç uygulanmıyor. Yani
kadınlara ailelerce hiç miras verilmiyor. Bir de deniyor ki, yeni anayasa ile
size demokrasi, eşitlik getirdik. Hepsi palavra, palavra… Memurlara, işçilere
grev hakkı var mı? Yok… Hak aramaya kalkan örgütler coplanıp, bibergazına ve
tazzikli sulara tutulmuyor mu?
Gene terörle mücadele eden, şehitler veren
TSK’nın çok komutanı tutuklanarak hapislerde süründürülmüyor mu? Hangi adalet,
insan hakları ve demokrasiden bu uygulamalar sonucunda söz edilebilir. Yani
ülkemizde anayasa ile yapılacak çok iş var. Öyleyse kurtuluş umudu olan
CHP’nin, bunları görerek yeni bir anayasayı nasıl yapacağını halkına iyi
anlatması gerekiyor.
Ayrıca AKP’nin size darbe anayasası yerine milli
irade ile sivil anayasa getirdik diye halkımızı aldatmaya çalıştığı örneklerle
iyi anlatılmalıdır. Birde olan soygunlar ve yapılan özelleştirmelerle halkın
nasıl fakirleştirildiği, nasıl işsiz bırakıldığı, ülke borcunun nerelere
vardığı, halkın daha çok banka kredileriyle yaşaması sonrasında icralara ne
kadar düşüldüğü iyi açıklanmalıdır.
Bazı kişi ve katmanlar umutsuzluğa düşmüş durumda.
Bunlara Atatürk’ün, 19 Mayıs 1919’da ülkemizin çok yeri düşmanlarca istila
edildiği halde halkına umut aşılayarak kurtuluşu yaşadığı anlatılmalıdır.
Buradan başlayarak bugünlere de umutlar getirilmelidir. Yani halkıma iyi örnek
ve belgelerle gelecek için umut aşılayarak, bunun da başlangıcının 12 Eylül
referandumunun hayırları ile olacağı kavratılmalıdır.
Böylece baş sorunumuz olan terör ile işsizlik ve
yoksulluk şu çalışmalarla yenilecek diye halkıma güven verilmelidir. Çünkü
terörü önleyecek TSK’nin komutanları bugünkü gibi tutuklanıp, hapislerde
süründürülmeleceğini halkımıza iyi anlatmalıyız.
İşte 12 Eylül’de hayır oyları daha çok çıkmazsa,
bugünlerde başlayan halkın isyana dönen tepkileri giderek artacağı ve ülke
büyük bir kaos içine gireceği gerçeği halkımın bilincine iyi işlenmelidir.
Böylece kardeşçe yaşamamızın bozulacağı ve büyük kayıplara uğrayacağımız
halkıma iyi anlatılarak, bu 12 Eylül’ün zorluklardan dönüşün, iktidar
değişiminin başlangıcı olduğu, belgelerle iyi konmalıdır.
Yalnız korkum 12 Eylül referandumunda
sandıkların iyi korunup korunmayacağında. Ayrıca bilgisayar oyunları ile
oyların tersine çevrilmesindedir. İşte CHP ile MHP’nin sandık görevlileri çok
uyanık olmalıdır. Örgütlerimiz ve görevlileri iyi ve uyanık olmaya hazırlamalıdır.
Ayrıca genel merkezimiz halkın bilincine iyi
girecek kısa ve gerçekleri gösteren yeni sloganlar da üretmelidir. Halkım
durmadan bu sloganları tekrar etmelidir. Ettirilmelidir…
Halkıma neden ürettiğinin azaldı ve para etmiyor
olduğu, neden işsiz ve yoksulların arttığı, bunun bir nedeninin de
yolsuzlukların olduğu, özelleştirmelerin kimlere nasıl daleverelerle satıldığı
iyi söylenmelidir.
86 yıllık Cumhuriyet kazanımları durmadan neden
yabancılara satılıyor? Koca Osmanlı devleti de böyle yıkıldı gitti denmelidir.
İşte bu gibi açıklamalar sonucunda; 12 Eylül
gününün hayır oyları ile, ülkeye hayır getireceği umudu halkıma aşılanmalıdır
bence…
Ayrıca bozuk eğitimin ne tür zararları olduğu ve
bunun nasıl değiştirileceği halkıma iyi açıklanmalıdır. Çünkü baş sorunumuz
terörden sonra eğitimdir bence…
|