Gregor ve Gri Kehanet

Suzanna Collins/ Roman/ Pegasus Yayınları Gençlik Dizisi/ 5

Gregor ve Gri Kehanet
Bu içerik 917 kez okundu.
Suzanna Collins/ Roman/ Pegasus Yayınları Gençlik Dizisi/ 5. Basım Ocak 2013/ 303 Sayfa Ayşegül Şenay KAŞKAR Suzanna Collins, 10 Ağustos 1962 yılında Hartford Connecticut'te dünyaya geldi. Vietnam Savaşı'ında Hava Kuvvetleri'nde görev yapmış bir subayın kızıdır. Bir askerin kızı olarak kendisi ve ailesi sürekli olarak taşınmışlardır. Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir. Alabama Güzel Sanatlar Fakültesine gitti. İndiana Üniversitesi’nden Drama ve İletişim dallarında çift anadal yaparak mezun oldu. Collins'in kariyeri 1991 yılında çocuklar için televizyon şovu yazarak başladı. Nickelodeon'da birçok televizyon şovunda çalıştı. Clarissa Explains It All, The Mystery Files of Shelby Woo, Little Bear ve Oswald adlı çizgi filmleri yazdı. Daha sonra çocuklar için kitap yazmaya başladı. İlk kitabı The Underland Chronicles (Yeraltı Günlükleri) New York Times en çok satanlar listesine girdi. Daha sonra Eylül 2008'de Açlık Oyunları'nı yazdı. Açlık Oyunları da ‘New York Times En Çok Satanlar Listesi’ne girdi. Eylül 2009'da 2. kitap Ateşi Yakalamak, 2010’da da Alaycı Kuş yayınlandı. Collins, kitaplarında ağırlıklı olarak felsefe, macera ve romans öğelerini kullanmaktadır. Yazar bu kitabında gerçek dünyayla fantastik yeraltı dünyası arasında geçen heyecanlı bir serüvenle karşımıza çıkıyor. Yeraltı Günlükleri Serisi, Suzanne Collins'in 2003 ila 2007 arasında yazdığı 5 kitaplık seridir. Gregor ve Gri Kehanet, Gregor ve Felaket Kehaneti, Gregor ve Kan Kehaneti, Gregor ve Sır Kehaneti, Gregor ve Zaman Kehaneti. Seri, New York'ta yaşayan Gregor adlı bir çocuğun, New York'un altında bulunan "Yeraltı"nda yaşadığı olayları anlatmaktadır. Serinin türü, gençler için yazılmış bir fantezi türüdür. Yazara göre bu seri, savaş (biyolojik savaş da dahil), soykırım, askeri zeka gibi birçok konuya değinmektedir. Okurken sıkılmıyorsunuz. Daha ziyade, genç okuyuculara hitap eden bir macera serisi. Suzanne Collins'in yaratıcılığı, hayal gücü, fantastik kurgusu oldukça iyi. Gregor ve Gri Kehanet, Yeraltı Günlükleri'nin ilk kitabıdır. 2003 yılında basılmıştır. 2006 yılında Nutmeg Children's Book Award'a aday gösterildi ve 3. oldu.   Yer altı Günlükleri – 1 New York'ta yaşayan 11 yaşındaki Gregor’un, bir yaz boyunca 2 yaşındaki kardeşi Bot'a (Margaret) ve akıl sağlığı yerinde olmayan büyükannesine bakması gerekiyordur. Bu yüzden normal çocuklar gibi yaz okuluna gidememektedir. 7 yaşındaki kız kardeşi Lizzie de gitmiştir bu yaz okuluna. Babası 2 yıldan biraz uzun bir süre önce babası aniden kaybolduğu için, annesi yarı zamanlı çalışırken tam zamanlı çalışmak zorunda kalmıştır. Bu yüzden evdekilere Gregor bakmak zorundadır. “Gregor kendini mutlu hissettiği son seferi hatırlamaya çalıştı. Geçen birkaç yıl içinde, kendini iyi hissettiği zamanlar olmuştu. Şehrin ortaokulunun müzik grubu, Carnegie Hall’da çalmıştı. Oldukça güzeldi. Hatta Gregor saksafonuyla kısa bir solo bile yapmıştı. Müzik yaptığında her şey daha iyiydi; notalar onu tamamen başka bir dünyaya taşıyor gibiydi. Ayrıca koşu pisti de iyiydi. Zihnini iyice boşaltana kadar bedenini zorladıkça zorlamak… Ama kendine karşı dürüst olması gerekirse, Gregor gerçek mutluluğu hissetmesinin üzerinden yıllar geçtiğini biliyordu. ‘Tam olarak iki yıl, yedi ay ve on üç gün’ diye düşündü. Hesabını tutmaya çalışmıyordu ama yine de rakamlar zihninde otomatik olarak atıyordu. İçinde, babasının tam olarak ne kadar zamandır kayıp olduğunu tutan bir sayaç vardı sanki. Bot mutlu olabilirdi. Bu olay olduğunda o henüz doğmamıştı bile. Lizzie ise sadece dört yaşındaydı. Ama Gregor sekiz yaşındaydı ve hiçbir şeyi kaçırmamıştı. Babasının bir anda ortadan kaybolduğu gerçeğinden neredeyse sıkılmış gibi davranan polisi çılgınca aramaları gibi. Açıkça evden kaçtığını düşünüyorlardı. Başka bir kadınla kaçmış olabileceğini bile ima etmişlerdi. Bu doğru değildi. Gregor’un bildiği bir şey varsa, o da babasının annesini sevdiğiydi; onu ve Lizzie’yi sevdiği, Bot’u seveceğiydi. Ama öte yandan… tek bir kelime bile etmeden onları nasıl terk edebilmişti? Gregor, babasının arkasına bile bakmadan ailesini terk edeceğine inanamazdı. ‘Kabul et’ diye fısıldadı kendi kendine. ‘O öldü.’ Bütün vücudundan bir acı dalgası geçti. Bu doğru değildi. Doğru olamazdı. Babası geri gelecekti; çünkü… çünkü… çünkü ne? Çünkü bunun doğru olmasını delicesine istediği için mi? Çünkü ona ihtiyaçları olduğu için mi? ‘Hayır’ diye düşündü. Çünkü geri geleceğini biliyorum…”(Sayfa 16-17) Gregor bir gün kardeşi Bot'la beraber kıyafetleri bodrumdaki çamaşırhanede yıkarken, garip ve çok uzun bir tünelin içine düşer kardeşi ile beraber. Yere indikten sonra, yeraltına indiğini anlar Gregor. Burada dev hamamböcekleri tarafından kısa bir süre sonra bulunurlar. Hamamböcekleri bir süre kendi aralarında tartışırlar, buldukları bu iki Yerüstlü’yü Kemirenlere mi yoksa Yeraltlılara mı teslim edelim diye tartışırlar. Sonunda onları Yeraltlı insanların başkenti olan Regalia'ya götürmeye karar verirler. Yeraltındaki tüm hayvanlar, yerüstündeki normal boyutlarından birkaç kat büyüktür. Farklı türleri birbirine eşit kılan düşünmek, konuşmak gibi özellikleri ortadan kaldırıp, türler arasındaki isimlendirmeleri türlerin yeteneklerine göre veren, sanki bütün insanlar birbirleri ile çok iyi geçinebiliyormuş gibi insan-hayvan gibi bir ayrımın ötesine geçip türler arasındaki çıkar çatışmalarını anlatan seri, savaşı sorguluyor genelinde. Gregor, bu şehirde öğrenir ki, yeraltına düşüşü rastgele bir olay değildir. Geri dönebilmelerinin tek çaresi ise "Gri Kehaneti" çözmeleridir. Ancak ilginç bir şekilde 2 yıl önce kaybolan babalarının da bu yeraltı dünyasında olduğunu öğrenirler ve ilk amaçları babalarını dev sıçanların elinden kurtarmak olacaktır. Mr. Sandiwich’in -yeraltına ilk gelen insanların başındaki lider, yeraltında yaşamı bulan ilk insan- Regila sarayının hertarafı tahta olan bir odasının duvarlarına kazıyarak yazdığı kehanetlerden ilki olan Gri Kehanetin nasıl gerçekleşeceği anlatılmaktadır. "Gri Kehaneti" okuyup yorumlarlar, böylece babalarının ve kendilerinin orada olmalarının kehanetin bir parçası olduğu ortaya çıkar. Kehanette bir savaşçıdan bahsedilmektedir. Yeraltı insanlar da o savaşçının kehanete göre Güneş’in Oğlunun "Gregor" olduğunu kabul ederler. İki Yerüstlünün -Bot ve Gregor’un- yeraltına inmesi ile kehanetin mısraları tek tek yaşanmaya başlar. Böcekler (Sürünenler) ile anlaşma imzalanması, böceklerin Bot’u kraliçe ilan etmeleri, örümceklerle (Örücüler) ile anlaşma imzalanmaması ve sıçanların (Kemiricilerin) saldırısı. Sıçanların elinde bulunan Gregor’un babasını öldürme tehditleri hatta bütün Yerüstlüleri öldürmek istemeleri ve bu yüzden savaş çıkması. Luxa’nın kuzeni Henry’nin Regila halkına ihaneti ve savaşı Regila halkının kazanarak, Gregor’un babasını kurtarmaları anlatılır ilk kitapta. Aslında yeraltındaki bütün böceklerin, yarasaların ve sıçanların bazıları insanlarla çok iyi dosttur. Özellikle hamamböceklerinin Gregor'un kardeşi Bot'la kurdukları dostluk okunmaya değer. Yer altında yaşayan insanların nasıl farklı olduklarını, hangisinin dost hangisinin düşman olduğunu, oradaki yaşamın zorluklarını -ışıksız, bitkisiz ve kısıtlı sayıdaki yiyeceklerin, kıyafetlerin örümcekler tarafından dokunduğunu- öğreniyorlar. Ve en sonunda da dünyaya geri dönmeleri ile hem kehanet tamamlanıyor hem de birinci kitabın sonuna geliniyor. ... “Eh, Yerüstü’ne yolun düşerse, bize de uğra,” dedi Gregor. “Belki seni bir gün yine aramızda görürüz,” dedi Luxa. “Ah bilmiyorum. Annem sırf güvende olmam için muhtemelen ömrümün geri kalanı boyunca cezalandıracaktır,” dedi Gregor. “Cezalandıracak ne anlama geliyor?” diye sordu Luxa. “Evden ayrılmama asla izin vermeyeceği anlamına geliyor,” dedi Gregor. “Bane’in Kehaneti’nde öyle demiyor,” dedi Luxa düşünceli bir şekilde. “Ne? O ne?” diye sordu Gregor, içinde yükselen bir korku hissederek. “Vikus sana söylemedi mi? ‘Gri Kehanet’in devamıdır,” dedi Luxa. “Ama onun içinde ben yokum. Değil mi? Yani, yokum değil mi? Vikus?” dedi Gregor. “Ah, akımı yakalamak istiyorsanız, hemen yola çıkmalısınız,” dedi Vikus, Bot’un içinde olduğu sırt çantasını omuzlarına asıp onu babasının olduğu Ares’in yanına götürdü. “Bana söylemediğin ne? ‘Bane’in Kehaneti’ ne?” diye üsteledi Gregor, Arws’in sırtına kaldırıldığını hissederken. “Ah, o m?” dedi Vikus konuyu geçiştirircesine. “Çok belirsizdir. Kimse yüzyıllardır açıklayamadı. Yüksekten uç, Yerüstlü Gregor.” Vikus, Ares’e işaret verdi ve yarasa kanatlarını açtı. “İyi de ne o? Neden bahsediyor?” diye bağırdı Gregor havalanırlarken. Neşeyle el sallayarak “Hayır Bot, hayır! Geri gelmeyeceğiz!” dedi Gregor. Gregor’un son gördüğü şey, saraydan ayrılırlarken Vikus’un el sallaması oldu. Emin değildi, ama yaşlı adamın, “Yakında görüşürüz!” dediğini duyduğunu sandı.” (Sayfa 295-296)   Kitaptaki Ana Karakterler Gregor: Kehanetteki "Güneşin Oğlu". Bütün seri boyunca, tüm kehanetleri çözecek olan ve onları gerçekleştirecek olan çocuk. Bot: Gregor'un 2 yaşındaki kız kardeşi. Bütün yolculuk boyunca Gregor'un yanında olacaktır. Luxa: Regalia'nın kraliçe adayı. 16 yaşında kraliçe olacaktır. Yolculukta Gregor'a yardım edecektir. Ripred: İnsanlara yardım eden (rehberlik eden) sıçan. Dövüşme yeteneği, diğer sıçanlara göre daha fazladır. Vikus: Regalia'yı yöneten konseyin başı. Luxa'nın büyükbabası. Henry: Luxa'nın kuzeni. Yolculukta Gregor'un yanında olacaktır. Ama onlara ihanet edip ölecektir.   Yardımcı Karakterler Solovet: Luxa'nın büyükannesi, Vikus'un eşi. Nerissa: Henry'nin kardeşi. Baba: Bot ve Gregor'un babası. 2,5 yıla yakın zaman boyunca sıçanların elinde esirdir. Ares: Henry'nin yarasası. Kral Gorger: Sıçanların kralı Bayan Cormaci: Gregor'un ailesinin komşusu Mareth: Yeraltı insanlarının askeri Perdita: Yeraltı insanlarının askeri
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X