“SİT Planları, Şehircilik Planı değil, Doğanın Korunması programıdır

A. Coşkun EFENDİOĞLU -

“SİT Planları, Şehircilik Planı değil, Doğanın Korunması programıdır
Bu içerik 528 kez okundu.

Mimarlar Odası Genel Merkezi ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Doğal Mirasımız Doğal SİT Alanları” Panel ve Forumu, 11 Şubat Cumartesi günü, Menteşe İskender Alper Kültür Merkezi Nail Çakırhan Salonu’nda yapıldı.

Salonun tamamen dolu olduğu toplantıda Mimarlar Odası Muğla Şubesi Başkanı Osman Köseoğlu, Mimarlar Odası Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Özdoğan ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün açılış konuşmalarını yaptılar. Daha sonra, son gelişmeler sonrasında kurulan Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) adına Faruk Şahin, MUÇEP’i ve yaptıklarını anlatan bir sunuş gerçekleştirdi.

Faruk Şahin’in sunumu sonrası, Prof. Dr. Ruşen Keleş’in yönettiği ve Prof. Dr. Mimar Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Şehir Plancısı İclal Dinçer ve Prof. Dr. Peyzaj Mimarı Ümit Erdem ile Milas ve Muğla Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve İmar Komisyonu Başkanı Harita Mühendisi Enver Tuna’nın konuşmacı olduğu panel bölümüne geçildi.

Panel sonrasında katılımcıların da soru ve katkılarıyla katıldığı forum bölümü gerçekleştirildi ve bir sonuç bildirgesi yayınlandı.

 

Muğlamızın Doğası

büyük bir tehdit altındadır!

Açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Muğla Şubesi Başkanı Osman Köseoğlu, kısa tuttuğu konuşmasında, “Uygulanan yatırım politikaları nedeniyle Muğlamızın doğası büyük bir tehdit altındadır. Bu konuda en önemli avantajımız belediyelerimizdir. Muğla, kent duyarlılığı ve mücadele açısından çok şanslı. Pek çok samimi, gayretli teşebbüslerimiz var. Sonuncusu MUÇEP adı altında örgütlendi. SİT tanımlarında son yapılan değişiklikler, gelecekte Muğlamızda uygulanacak yoğun ve doğayı katledecek yapılaşmalara temel teşkil edecek planların zemini anlamına geliyor. Büyükşehir Meclisimiz de bu konuda, tarihi bir karar almıştır” dedikten sonra, bütün katılımcılara teşekkür etti.

 

Oktay Ekinci’yi de

anarak …

Daha sonra, Ankara’da TMMOB’nin düzenlediği önemli bir toplantı nedeniyle Muğla’ya gelemeyen Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu yerine, Genel Başkan Yrd. Doç. Dr. Zeynep Özdoğan bir konuşma yaparak, koruma anlayışının bütünselliğinin bozulduğu süreci anlatıp Doğal SİT’lerin 2011’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmesiyle, Doğal SİT’lerde yapılacak değişikliklerin sinyalinin verildiğini belirtti. Geldiğimiz noktada, 21 ilimizin Doğal SİT alanlarında tanım ve kapsam değişiklikleriyle, bu alanlarda yapılaşmanın genişletilmeye çalışıldığını belirten Özdoğan, bu toplantıyı, en fazla SİT alanı Muğla’da olduğu için ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin de bu konudaki duyarlılığı nedeniyle Muğla’da yapmayı düşündüklerini belirtti.

Özdoğan konuşmasında, Doğal SİT’lerin oluşturulması ve geliştirilmesi için büyük mücadeleler veren ve Muğla’da da önemli işlere imza atan Oktay Ekinci’yi anmayı da unutmadı.

 

“Biz aslında bu saldırıyı

daha önce bekliyorduk”

Özdoğan’dan sonra kürsüye gelen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün de sözlerine başlarken, Muğla’nın kent ve doğal değerlerinin korunması mücadelesinde Erman Şahin ve Oktay Ekinci’nin katkılarının altını çizerek şunları söyledi:

“Biz aslında Muğla’da çok daha önce böyle bir saldırı bekliyorduk. Çünkü uygulanan politikalar nedeniyle, bize göre bu aşikardı. Ancak 3 sene sonra geldi. Çünkü bu, bir siyasi irade meselesiydi ve yaklaşımlarını biliyorduk. 1/100 binlikler, bizden önce apar topar yapıldı. Üstelik Denizli-Muğla-Aydın olarak, bölgesel bir yaklaşımla, yukarıdan yaparak bize dayattılar. İtirazlar ettik, mücadele ettik, ama sonuçta yaptılar.

1/25 binlikleri de kuşkusuz bu 1/100 binliklere uygun yapmak durumundaydık. Biz, ilçelerimizin önerilerini de alarak, her aşamada onlarla temas ederek, kendi vizyonumuzu da katarak oluşturduk. Bu çalışmaların hepsini, ilgili birimlerimiz ve meclisimizin İmar Komisyonu Başkanı olarak Enver Tuna arkadaşımız yürüttü. Kendisi çok büyük mesailer harcadı, çok teşekkür ediyorum; katkısı büyüktür. Hazırladığımız bu 1/25 binlikleri meclise getirdik, ayrıntılarıyla anlattık.

Sonrasında, bu çalışma gündeme geldi. Bu bölgelerdeki vatandaşların yaşadığı kimi haklı sıkıntıların arkasına gizlenerek ve bunları çözme adına, Doğal SİT alanlarıyla ilgili bu çalışmayı, bizlere hiç danışmadan yaparak önümüze getirdiler. Mevcut siyasi anlayış, ‘ülkemizin zenginleşmesi için, bazı kişileri zengin de edebilirim’ anlayışıyla, bütün planları ben yaparım anlayışıyla, oluşacak rantı da yönetmek istiyorlar. Bütün olay bu. Bunu çözmeden yeni ve başka ataklar da beklemeliyiz bizi yöneten bu ‘anlayış’tan..

Büyükşehir olduktan sonra devraldığımız çarpık altyapıyı, arıtmalarıyla vb. düzeltmek ve sorunları çözmek için en az 3,5 milyar dolarlık kaynağa ihtiyacımız var. Merkezi iktidardan bu konuda ciddi bir yardım da görmüyoruz. Bir de yeni yeni çıkan bu sorunların sıkıntılarıyla uğraşmamız gerekiyor.

Ama arkadaşlar, bu konuyu bu ülke çözecektir; çözmek zorundadır. Ama bu gün, ama yarın… Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır ve bunun için bir bedel ödemek gerekir. Ve bu yapılacaktır. Akıllı ve sakin bir şekilde.. Öyle bağırıp çağırarak olmaz. Ve hep birlikte olmak zorundayız. Bu birlikteliğe, bundan sonra da çok daha fazla ihtiyacımız var. Hepinize katılımınız için teşekkür ediyorum.”

 

MUÇEP

Osman Gürün’ün sunuş konuşmasının ardından, panele geçilmeden önce, yeni kurulan Muğla Çevre Platformu adına Faruk Şahin bir sunum yaptı.

Şahin, MUÇEP’in oluşumunun, Menteşe Belediyesi’nin “Oktay Ekinci’yi Anmak” için düzenlediği toplantı sırasındaki tanışıklıklar ve konuşmalar ve aynı dönemde, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın Doğal SİT’lerde yapılacak değişiklikle ilgili konuyu meclis üyelerine ve dolayısıyla kamuoyuna taşıması sonrası, 4 Aralık’ta Akyaka’da yapılan bir toplantı ile başladığını, daha sonra 8 Ocak Marmaris ve 5 Şubat Milas toplantılarıyla ete-kemiğe büründüğünü belirtti.

MUÇEP bileşenlerinin tek tek bireyler ve çeşitli kurum temsilcilerinin katılımıyla oluştuğunu ve yapılan toplantılar sonrasında, çevre sorunlarıyla ilgili yasa, yönetmelik, bilimsel araştırmalar vb.’nin arşivlenmesini ve yapılması düşünülen değişikliklerle ilgili araştırmalar yapmak üzere bir Bilim Komisyonu, bunları kamuoyuna taşımak için Medya ve İletişim Komisyonu ve bir de gerekli hukuki itirazları yapabilmek için Hukuk Komisyonu oluşturduklarını belirtti.

Konunun gündeme gelmesinde Büyükşehir Belediyesi’nin ve Meclis İmar Komisyonu’nun yaptığı çalışmanın büyük önemi olduğunu vurgulayan Şahin, bunlardan bazı kısa örnekler vererek devam ettiği sunumunda, bu mücadelede MUÇEP olarak görevlerini yapmaya devam edeceklerini ve MUÇEP’in bir sonraki toplansının da Fethiye’de yapılacağını belirtti.

 

Panel

Daha sonra Prof. Dr. Ruşen Keleş, panel sürecini başlattı ve ilk olarak kendisi, bu tür mücadelelerin örnek kişisi Oktay Ekinci’yi tekrar anarak, bu mücadelede mevcut anayasamızın 35 ve 43. maddeleri ile 56. ve 63. maddelerinin dayanılacak önemli tutamak noktaları olduğunu belirtip Doğal ve Kültürel SİT’lerin ayrılmasıyla başlayan süreç hakkında kısa bilgi verdikten sonra, ülkemizin 1970’li yıllar sonrasında, uluslararası pek çok sözleşmeye imza koymuş olduğunu da hatırlattı ve bu sözleşmelerin, aynı zamanda iç hukuk kuralları kapsamında olduğunu vurguladı.

Hem Anayasamızın ilgili maddelerinin ve hem de ülkemizin imza koyduğu uluslararası sözleşmelerin, doğamızı yok etme girişimlerine karşı akıllıca ve iyi kullanılması gerektiğinin altını çizen Ruşen Keleş, “hukukilik”le “meşruluk” kavramlarını da irdeleyerek, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin imara açılmasını, Karadeniz Sahil Yolu’nun yapımını, Fırtına Vadisi’ne diğer pek çok akarsuya HES’lerin yapılması süreçlerinin, “hukuki” ama “meşru” olmayan girişimler olarak tarihimizde yeraldığının altını çizerek, toplantıdan birkaç gün önce bir KHK ile üniversiteden atılan Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu’nu da anarak, “İmar, doğayı asla zedeleyerek yapılamaz. Hukuk devleti, hukuk toplumu haline gelince iyi şeyler olur ancak” sözleriyle, konuşmasını bitirdi ve panelist Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. İclal Dinçer ve Prof. Dr. Ümit Erdem’e söz verdi. Panelistler, mimarlık, şehir plancılığı ve peyzaj mimarlığı açısından konuyu irdelediler.

Sunumlarda 1970’li yıllarda arkeolojik alanlarımızın korunması amacıyla üretilen “Tarihi SİT” tanımının yanında, doğamızın, sulak alanlarımızın korunması amacıyla “Doğal SİT” tanımıyla tanıştığımızı, uluslararası pek çok doğa korumacı sözleşmeye imza attığımızı ve bunları iç hukukumuz olarak tanıdığımızı vurgulayan panelistler, özellikle korunan alanlarla ilgili olarak yapılan planların, çoğu kez yansıtılmaya çalışıldığı gibi bu tür alanlarda yapılabilecek “şehircilik, imar faaliyetlerini planlamak” değil, doğanın kendisini sürdürebilmesi için yapılması gerekenlerin planlaması amaçlı olduğunu vurgulayarak, konuya bu açıdan yaklaşılması gerektiğini belirttiler.

 

Raporun, önümüzdeki

hukuki süreçlerde önemli

bir rol oynaması

öngörülüyor

Son olarak, Muğla Büyükşehir Meclisi İmar Komisyonu Başkanı Enver Tuna, Muğla’nın ilçeleri, mahalleleri, kıyı uzunluğu, demografik yapısı, koruma alanları vb. hakkında kısa bilgiler vererek bir özet tanıtım yaptıktan sonra, ilimizdeki geçmişten bu yana Özel Çevre Koruma Bölgeleri, Doğal SİT’ler, Arkeolojik SİT’ler konusunda bilgi verdi ve sonra da, son Doğal SİT alanlarının tanım ve kapsamlarında değişiklik içeren, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptırdığı çalışmanın Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ‘görüş almak’ için gelişini ve yaşanan süreci anlattı.

Yaptıkları çalışma ve Bakanlığa valilik dolayımıyla verdikleri ayrıntılı çalışma hakkında da bilgi veren Tuna, Büyükşehir Meclisinin bakanlığın bu çalışmasını “oybirliği” ile reddetmesinin ve konuyla ilgili olarak kabul edilen raporun, önümüzdeki hukuki süreçlerde önemli bir rol oynamasının öngörüldüğüne de işaret etti.

Daha sonra bir ara verildi ve sonrasında da 1 saat 15 dakika süren forum bölümünde, izleyicilerin soruları ve katkılarıyla, çalışma sona erdi.

 

Sonuç Bildirgesi

Etkinliğin ardından Mimarlar Odası Muğla Şubesi tarafından bir Sonuç Bildirgesi yayınlanacak. Foruma katılanlarca son şekli verildikten sonra kamuoyuna açıklanacak.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X