“Sınav Kaygısı ile Başetme Yöntemleri”

Oktay ÇAYIRLI -

“Sınav Kaygısı ile Başetme Yöntemleri”
Bu içerik 225 kez okundu.

Yoğun bir şekilde TEOG ve YGS sınavlarına hazırlanan öğrencilere ve ailelerine yönelik “Sınav Kaygısı ile Başetme Yöntemleri ” konulu konferans düzenleniyor…

İlçemizdeki eğitim öğretim gören, TEOG ve YGS sınavlarına hazırlanan öğrenciler ile ailelerine yönelik “Sınav Kaygısı ile Başetme Yöntemleri ” konulu konferans düzenleniyor. Bilgivizyon Kişisel Gelişim Danışmanlık Merkezi Aile Danışmanı - Uzman Eğitmen Ayşe Sandal’ın sunumuyla, daha önce Gürel Lök Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Dr. Mete Anadolu Lisesi, Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nde ve Sakarya Ortaokulu’nda düzenlenen konferansın sonuncusu 23 Nisan Ortaokulu’nda gerçekleştirildi.

 

Huzursuzluk, endişe,

tedirginlik

Öğrencilerin yanısıra okul yönetimi ve öğretmenlerin de takip ettiği “Sınav Kaygısı ile Başetme Yöntemleri” konulu konferansa kaygının tanımını “Tehlike veya tehdit olarak algılanan durumlarda ortaya çıkan; duygusal, davranışsal ve fiziksel değişiklikler ve tepkilerin yer aldığı, otomatik, sağlıklı ve doğal bir yanıt mekanizmasıdır” şeklinde yaparak başlayan ve sınav kaygısını ise “Öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı” olarak ifade eden Sandal, “Çocukların sınava yüklediği anlamlar, sınavla ilgili zihinde oluşturulan imaj, sınav sonrası duruma ilişkin atıflar ve sınav sonrası elde edilecek kazanımlara verilen önem, sınav kaygısı oluşumunu etkiliyor. Gerçekçi olmayan düşünce biçimlerine sahip olmak kaygının oluşmasında en önemli süreçlerdir. Kaygı, bunaltıya eğilimli kişilik yapısı olanlarda daha sık görülür. Sosyal çevrenin beklentileri ve baskısı da kaygının oluşmasında önemli bir etken olarak görülüyor. Sınav kaygısının belirtileri; huzursuzluk, endişe, tedirginlik, sıkıntı, başarısızlık korkusu, çalışmaya isteksizlik, mide bulantısı, taşikardi, titreme, ağız kuruluğu, iç sıkıntısı, terleme, uyku düzeninde bozukluklar, karın ağrıları vs. bedensel yakınmalar, dikkat ve konsantrasyonda bozulma, kendine güvende azalma, kendini yetersiz ve değersiz görmedir. Öğrencinin başarısında belirgin bir düşüş gözlenir. Ders çalışmayı erteleme, sınav ve hazırlığı hakkında konuşmayı reddetme vardır. Soru sorulmasından rahatsız olurlar. Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, fiziksel yakınmalarda dikkat çeken bir artış, çok çalışılmasına karşın performans düşüklüğü kaygının varlığını gösterir” dedi.

 

Sınav kaygısı ile başa

çıkma yolları

Sandal, sunumu sırasında sınav kaygısı ile başa çıkmanın yolları hakkında da bilgiler aktararak, “Düşünce ve inançları sorgulamak, nefes alma egzersizleri yapmak, kaygıyı bastırmaya değil, onu kabul etmeye ve tanımaya çalışmak, düşünceleri durdurma tekniği, dikkatini başka noktalara odaklama tekniği kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır” dedi.

 

Sınav kaygısının etkileri

Sunumunda daha sonra, öğrenilenleri aktaramama, okuduğunu anlamama, düşünceleri organize etmede zorluk, dikkatte azalma, sınavın içeriğine değil kendisine odaklanma, zihinsel becerilerde zayıflama, enerji azlığı, fiziksel rahatsızlıkların sınav kaygısının başlıca etkileri olduğunu da ifade eden Sandal, “Sınav kaygısı, gerçek dışı beklenti ve yorumlar içerdiğinden yanıltıcıdır. Öğrenciyi farkında olmadan kendi davranışını denetleyemez hale getirir. Sınav öncesinde çalışma alışkanlıklarını ve sınava ilişkin tutumları gözden geçirerek yeni bir zihinsel yapılanma yaratmaya çalışmak gerekir. Zaman iyi kullanılmalıdır. Beslenme ve uykuya dikkat edilmelidir. Sınava yönelik çalışmaları son güne, son geceye bırakmamak önemlidir. Uygun yöntemlerle kaygının azaltılmasını sağlamak gerekir. Kendi başınıza baş edemiyorsanız ve sağlığınız da olumsuz etkileniyorsa, mutlaka bir uzman desteği almak gerekir” dedi.

 

Sınav sırasında ve

sonrasında neler

yapılabilir?

Sınav sırasında ve sonrasında yapılabilecekler hakkında da bilgiler aktaran Sandal, “Olumsuz otomatik düşüncelere karşı alternatif açıklamalar getirme, kontrolün kendisinde olduğunu hatırlatma, yanıtlayabileceği sorulardan başlama, kaygıyı azaltmaya yönelik teknikler kullanma, sınav esnasında yapılabilecek bazı çalışmalardır. Kendini ödüllendirme, keyif veren etkinlikler, eksikler üzerine düşünme ve geleceğe yönelik planlama ise sınav sonrasında yapılabilecek uygulamalardır” dedi.

 

Sınav kaygısı ve aile ilişkisi?

Sunumunun son bölümünde, sınav kaygısı ile aile ilişkisine değinen Sandal, aile için sınavın ne anlam ifade ettiğinin, sınava yönelik tutum ve yaklaşımlarının önemli olduğuna dikkat çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sıklıkla aileler kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmaktadırlar. Çocuktan yüksek beklentilerinin olması, kıyaslama, ayrıntılarla aşırı uğraş sergilemeleri ve sınavı bir araç değil amaç olarak görmeleri bu bakımdan önemlidir. Aileler sınırlarının farkında olmalıdırlar. Güven ve sorumluluk vermeli, önemsemeli, olumlu geri bildirimde bulunmalıdırlar. Sınava ilişkin konuşmalarda özenli davranmalı, gerçekçi olmalı, çocuklarını akranlarıyla karşılaştırmaktan kaçınmalıdırlar. Duygu ve düşünce paylaşımı, empati önemlidir. Sınavı yüceltmeme, ölüm kalım sorunu yapmama, yüreklendirici davranma önerilmektedir. Çocuklar koşulsuz sevilmelidir. Aile bireyleri uygun rol modeli olmalı, uygun aile ortamı sağlanmalı ve uygun problem çözme davranışları geliştirilmelidir. Ailenin bakış açısında değişim yaratmak ve beklenti düzeyini gerçekçi sınırlara indirmek temel girişimleri oluşturur.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X