“Buğday üretilen alanlara binalar yapılırsa o zaman dünyada açlık olur!”

Oktay ÇAYIRLI -

“Buğday üretilen alanlara binalar yapılırsa o zaman dünyada açlık olur!”
Bu içerik 279 kez okundu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ilçemizde düzenlenen 8. Uluslararası Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nı ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi… Fuarda Milas Süt Birliği tarafından gerçekleştirilen Dişi Buzağı Güzellik Yarışması’nda dereceye girenlerin ödüllerini veren ve daha sonra bir konuşma yapan Bakan Soylu, “Terörle mücadele sırasında İsrail’den aldığımız insansız hava araçlarını bizlere göndermediler. Hep elimiz bağrımızda kaldı. Ama Türkiye artık eski Türkiye değil. Nasıl ki bu ülkede barajlar, hastaneler, yapıldıysa, biz kendi uçağını, kendi arabasını yapan bir ülke olacağız, bunu biliyoruz. Dünyanın en güçlü en büyük 10 devleti arasında yer alacağız, bunu biliyoruz” dedi…

 

“İyi ki Milas’a geldim …”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Mart Cumartesi günü saat 12.30’da ilçemize gelerek, Perşembe günü kapılarını ziyaretçilerine açan Milas Güney Ege 8. Uluslararası Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nı ziyaret etti. Fuar alanı girişinde ilçe protokolü tarafından karşılanan Bakan Soylu’ya AKP Muğla Milletvekilleri Nihat Öztürk ve Hasan Özyer, Muğla Valisi Amir Çiçek ile AKP il ve ilçe yöneticileri eşlik etti.

Muğla Valisi Amir Çiçek’in yaptığı kısa konuşmanın ardından mikrofona davet edilen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milaslılarla bir arada olmaktan duyduğu hoşnutluğu dile getirerek, “Bazen yorulur da bir nefes almak istersiniz ya, bazen o bütün yorgunluğu bir bakış, bir samimiyet, bir söz alır ya. Ne diyebilirim ki. Hepinize müteşekkirim, iyi ki Milas’a geldim. Sizlere bugün iki önemli selam getirdim. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım’ın selamlarını getirdim” dedi.

 

“Gelecek yıllarda açlık

savaşları olur”

Milas’ın önemli bir tarih, kültür ve doğa şehri olduğuna dikkat çekerek konuşmasını sürdüren Bakan Soylu, “27 antik kente sahip, başlı başına kültür ve medeniyet başkenti olan, kültür ve turizm değerleri en yüksek seviyede bulunan bir şehirde böyle bir etkinliğin gerçekleştirilmesi beni çok mutlu etti. İnsanlıkla sonuna kadar var olacak tek ama tek sektör tarım sektörüdür. Bir yanda insan yaşamını yakından ilgilendiren tarım gibi bir sektör diğer yanda da savaşan insanlar var. Bu fuar özellikle insanlara dünyanın tüm kaynaklarının yetebileceğini, doğru planlama ile sorunları çözebileceğimizi, daha sağlıklı daha mutlu yaşayabileceğimizi anlatmakta. Dünyanın suyu, buğdayı, sebzesi, meyvesi ve petrolü herkese yeter. Ama birileri bunu fazla fazla israf edip birileri açlıktan ölürse, buğday üretilen alanlara binalar yapılırsa o zaman dünyada açlık olur. Gelecek yıllarda da açlık savaşları olur” dedi.

 

“Cep telefonu ve lüks

araçlar karın doyurmuyor”

Türkiye’nin önemli tarım alanlarının olduğunu ve bu alanlarla ilgili Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çalışmalar yaptığını ifade eden Bakan Soylu, “İnşallah çiftçilere sağladığımız desteklerle, tedbirlerle gelecekte ülkemizin gıda konusunda sıkıntı yaşamamasını sağlayacağız. Cep telefonu ve lüks araçlar insanların karnını doyurmuyor” dedi.

 

“Rey verdiniz kıymetini

bilmediler”

Çiftçilerin geçmiş yıllardan itibaren bir çok zorluk çektiğini dile getirerek konuşmasını sürdüren Bakan Soylu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birçok zorluk çektiniz. Bazen tarlanızda, bazen bağınızda, bazen de bahçenizde. Rey verdiniz kıymetini bilmediler, çocuk okutalım dediniz anarşistler izin vermediler. Bazen ekonomik krizlerle sizleri terbiye etmeye çalıştılar. Gün oldu etnik kökenler üzerinden sizleri terbiye etmeye çalıştılar. Sizlerin oyu bir şeye yaramaz dediler. Kıyafetleriniz yüzünden sizleri Ankara’ya ‘köylünün burada işi yok ‘ deyip sokmadılar. Her dönemin sıkıntısını yaşadınız. Ama elinizde bulunan toprağın hep kıymetini bildiniz. Ektiniz, ürettiniz. Bizleri yok sayanlara sabrediyoruz, şiddete karışmıyoruz, bize ne yaparlarsa yapsınlar hiçbir oyuna girmiyoruz, dimdik ayakta duruyoruz, reyimizle, sandığımızla demokrasimize ve irademize sahip çıkıyoruz diyorsunuz.

Bu ülkede sabah kalktınız dolar iki katına çıkmış, sabah kalktınız seçtiğiniz başbakanlara, bakanlara medya üzerinden ayar verilmeye çalışıldığını gördünüz. Bir taraftan da reyimizle hesap soracağız dediniz. Seçtiklerinize iftira ettiler. Menderes’e, Demirel’e, Erbakan’a, bugün ise Recep Tayyip Erdoğan’a iftira attılar. Ama bu millet kendisine hangi mesajın verildiğini bilen millettir.

 

“Daha güçlü, özgür,

zengin olacağız”

Hepimizin ismi gelip geçer. Bugün bakan olabilirim yarın değilim. Bu büyük devlete, ülkeye, bu kutlu topraklara hizmet etme imkanını Allahım sağladı. Bizim her dakikamız bu millete neler yapabiliriz düşüncesiyle geçiyor. Biz daha güçlü, daha özgür, daha hür ve daha zengin olacağız. Çocuklarımız bu ülkede daha rahat iş bulacaklar.

 

“Türkiye eski Türkiye değil”

Bize, başbakanınızı astık, darbe yaptık, iki kardeşi birbirine düşürdük, etnik kökenleri birbirine düşürdük akıllanmadınız diyorlardı. Biz de onlara akıllanmayacağız, akıllanmayacağız diyoruz. Terörle mücadele sırasında İsrail’den aldığımız insansız hava araçlarını bizlere göndermediler. Hep elimiz bağrımızda kaldı. Ama Türkiye artık eski Türkiye değil. Nasıl ki bu ülkede barajlar, hastaneler, yapıldıysa, biz kendi uçağını, kendi arabasını yapan bir ülke olacağız bunu biliyoruz. Dünyanın en güçlü, en büyük 10 devleti arasında yer alacağız, bunu biliyoruz. İstiyorlar ki çocuklar bu ülkede okumasın, istiyorlar ki Türkiye İMF’nin karşısında diz çöken bir ülke olsun. Ama olmayacak. Artık bunlardan kurtulması gereken, yarınlara güvenle bakması gereken bir süreç var. Hiç endişe etmeyin. Demokratik Avrupayı görüyoruz. Bakanların konuşmasına bile müsaade etmeyenleri görüyorsunuz. Çıldırıyorlar, ayakta kalan Türkiye için. 3 milyon Suriyeli’nin elinden tutan Türkiye için çıldırıyorlar.

 

“Özerlik ilan edin de görelim!”

Muş’ta Varto’da, Cizre’de özeklik ilan etmişlerdi. Hani özerlikleriniz nerde? Tek tek ilan edin de görelim. Bu milletin cevabı nettir. Bu ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanının tavrı nettir. Şimdi gidiyoruz millet artık rahata ermiş. Yerel halk kendi topraklarında üretim yapmak istiyor. Şimdi fabrikalar açılacak. İnsanlarımızın kendi memleketlerinde rahat iş bulabilecekleri ortamı hep birlikte oluşturacağız. Terörle mücadeleyi her alanda sürdürüyoruz. Doğuda, Güneydoğu Anadolu bölgesinde sizlerin evlatları, sizlerin kararlılığı ile çalışmalar yapıyor. Bu kararlılığınızdan vazgeçmeyin.

 

“Biz milletimizi hiç

aldatmadık”

16 Nisan’da önemli bir karar vereceğiz. Bu fuarların daha da şenlenmesini, insanların bu tür yerlerden daha fazla alışveriş etmesini, enflasyonu % 5’in altına düşmesini istiyoruz. Herkese sesleniyorum. Önce ülkemiz, milletimiz, vatanımız, devletimiz ve bu ülkenin insanları diyoruz. İrademizi ortaya koyalım ki Kızılırmak, yeşil ırmak daha güzel aksın. Benim Milas’ım şenlensin.

Biz milletimizi hiç aldatmadık. Siyasiler hem insanlara hem tarihe karşı sorumludurlar. Bu fırsatı hep birlikte değerlendirip, Türkiye’yi yürüyen değil, koşan bir ülkeye dönüştürelim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi, biz efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Böyle devam edeceğiz.”

 

En güzel buzağılara ödül …

Bakan Soylu, yaptığı konuşmanın ardından Fuarda Milas Süt Birliği tarafından düzenlenen ve Çamovalı Mahallesi’nden Durgut Taş’a ait Menekşe ve İbrahim Ateş’e ait Elif, Menteş Mahallesi’nden Okay Kaya’ya ait Nazlı, Gökçeler Mahallesi’nden Zekeriya İri’ye ait Gamze, Akyol Mahallesi’nden Akif Emiroğlu’na ait Çiçek, Yakaköy Mahallesi’nden Saim Ünlü’ye ait Boncuk, Merkez Mahallesi’nden Hatice Çenkelci’ye ait Melis, Hasan Söztekin’e ait Elif ve Aynur Akpınar’a ait Renk adlı buzağıların katılımıyla gerçekleşen ‘Dişi Buzağı Güzellik Yarışması’nda dereceye girenlere ödüllerini verdi.

Yarışmanın birincisi Aynur Akpınar’a 1500 TL, ikinci olan Zekeriya İri’ye 1250 TL ve üçüncü olan Okay Kaya’ya ödülü olan 1000 TL’lik hediye çeki Bakan Soylu tarafından verildi.

Program, Bakan Soylu’ya Muğla Valisi Amir Çiçek tarafından plaket verilmesiyle son buldu.

 

MİTSO’da …

Fuar alanındaki programın ardından Bakan Soylu, beraberindekilerle birlikte Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na geçerek, sivil toplum örgütü temsilcileri ve partililerine seslendi.

Bakan Soylu’nun konuşması öncesinde kısa bir konuşma yapan AKP Milas İlçe Başkanı Levent Akyer, “Sayın Bakanımızı bugün burada görmekten son derece mutluyuz” dedi.

Akyer’in ardından söz alan Bakan Soylu, referandum sürecinin 21’inci yüzyıl Türkiye’si için yepyeni bir fırsat penceresi açtığını belirterek, “Bu sistemde yeniden 27 Mayıs darbesi ile karşılaşabiliriz, yeniden 80 darbesi ile karşılaşabiliriz, yeniden gezi olayları ile karşılaşabilir, yeniden 28 Şubat’ı yaşayabiliriz. Yeniden 15 Temmuz’u yaşayabiliriz. 27 Mayıs ile karşılaşacak mıyız diye sürekli arkamıza bakacağız, acaba 1971 muhtırası verilecek mi diye hep arkamıza bakacağız. Önümüzdeki işler ile meşgul iken arkamızdan hangi tehlikenin hangi tehdidin geleceğini düşüneceğiz. Bu nedenle bu sistemden kurtulmalıyız” dedi.

 

“Bu sistemi değiştirmezsek

bu fırsat kaçar”

Bugün vesayet makamlarının değil milletin egemen olduğunu kaydeden Soylu, “Eğer referandum da ittifak yapmak gerekiyorsa, buradan uyarıyorum: HDP ile ittifak etme, PKK ile ittifak etmeyin. Bu milletin canını acıtmayın. HDP ve PKK ile ittifak edeceğine ülkenin yarınlarını düşünen benim evlatlarıma, eksi 30 derecede pusu kurarak şehit etmeye çalışanlarla değil karda kışta ana ata düşünmeden, vatanı düşünenlerle birlikte ittifak edin. Hiçbirimiz bu memleketin geleceği ile ilgili bir yanlış yapmak istemeyiz. 2023’te ne yapacağını bilen, 2053 ve 2071’de ne yapacağını bilen bir Türkiye, yakaladığı bu fırsatı kaçırmamalı, bu sistemi değiştirmezsek bu fırsat kaçar. Güçlü ve kudretli olmak zorundayız ki dünyaya söyleyecek sözümüz karşılık bulsun. 400 yıl Suriye ile aynı bayrak, aynı sancak aynı topraklarda yaşadık. Ne yapsaydı yani Tayyip Erdoğan? Güçsüz ve kuvvetsiz bir ülke olsaydık ne yapabilirdik? Ama güçlü ve kuvvetli olduğumuz için aynı kıbleye dönüp namaz kıldığımız, aynı düğünlerde halay çektiğimiz, evlilikler kurduğumuz Suriyeli kardeşlerimizin başına bu iş gelip sınıra geldiğinde, Avrupa gibi Almanya, İngiltere, Belçika ya da Hollanda gibi para, tarih, medeniyet ve insanlık hesabı mı yapmalıydık” dedi.

Bakan Soylu, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım’ın terör konusunda talimatı açıktır. Kimsenin kuşkusu olmasın. Biz bu PKK’nın adını bu ülkeden silip yok edeceğiz. Bölgenin sadece terör boyutu ile değil ekonomik ve sosyal boyutu ile de yakından ilgileniyoruz. Ben bir kız babasıyım. Eğer 13-14 yaşındaki bir kız çocuğunu, anasının kucağından, anasının sevgisine ihtiyacı varken dağa götürüp o yaşta taciz ediyorlarsa ve ben bugün bu ülkenin İçişleri Bakanı isem bana haram olsun. 7 Haziran’dan sonra HDP özerklik ilan edecekti. Cizre ve Nusaybin’de özerklik ilan edeceklerdi. Başarılı olamadılar. Bugün, her an birisinin her an bir kurumun patron olduğu sistem içerisindeyiz. Bir gün yargı patron, bir gün yasama patron, bir gün yürütme, bir gün medya patron. Eğer hafif bir ekonomik kriz olursa IMF patron. Bunların hepsini birlikte yaşıyoruz. Yeni sistemde esas patron millet olacak. Parlamento eski sistemden çok daha güçlü olacak.”

Soylu, konuşmasının son bölümünde, milletin oy kullanmayı bilmediğine ilişkin sözlere tepki göstererek, “Bu millet her zaman yanlış yapar diyen bir anlayış var. Bu milletin 50 gramlık oy pusulasını nereye atacağına aklı ermeyecek öyle mi? Hadi ordan! Bu milletin üzerine koyduğunuz vesayet yeter artık” dedi ve konuşmasının ardından ilçemizden ayrılarak, Muğla’daki programlara katılmak üzere helikopterle Muğla’ya geçti.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X