“Bu, torunlarımıza bırakacağımız bir miras!”

ÖNDER Haber / Melih KAŞKAR -

“Bu, torunlarımıza bırakacağımız bir miras!”
Bu içerik 430 kez okundu.

Bodrum’da, “Bodrum Küçük Millet Meclisi” toplantısında, referandum süreci ve anayasa değişikliği konularında sivil toplum örgütü üyeleri ile yurttaşların görüşleri konuşuldu.

Gazeteci Ayhan Ongun’un yönetiminde gerçekleşen Bodrum Küçük Millet Meclisi Toplantısına, CHP Muğla Milletvekilleri Akın Üstündağ ve Ömer Süha Aldan konuşmacı olarak katıldılar. Toplantıya, CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, sivil toplum örgütü temsilcileri ile Milas ve Bodrum’da görevinden ihraç edilen iki Eğitim-Sen üyesi öğretmenin de aralarında olduğu bir yurttaş topluluğu katıldı. Anayasa değişikliği ve referandum sürecinin masaya yatırıldığı toplantıda, Milletvekilleri Üstündağ ve Aldan, önce vatandaşların görüşleri ve sorularını dinledi. Vatandaşların görüşlerini ve sorularını not alan vekiller, daha sonra açıklamalarını yaptı.

 

Örgütlü eğitimciler

Türkiye’de halâ ses

getiriyor

“Muhalefet partisi olarak görevinden ihraç edilen öğretmenler, akademisyenler ve diğer insanlarla ilgili çalışmaları olup olmadığı”nı soran bir katılımcıya Milletvekili Aldan, “Yıldırım Kaya, bu işle özel olarak ilgileniyor, hukukçularla ben ilgileniyorum. Dursun Çiçek arkadaşımız asker olan kişilerle ilgileniyor. Elimizden geldiğince çaba gösteriyoruz. Ne gerekiyorsa, hükümet kanadı ile de görüşmelerimiz devam ediyor. Avrupa Birliği nezdinde de çok tepkiler oluşmaya başlayınca, üçü hukukçu yedi üyeden oluşan yeni bir komisyon oluşturdular mağdurlarla ilgilenmek üzere. Fakat o komisyon bir türlü hayata geçemedi. Şu an yaptığımız başvurularda da hep o komisyona atıfta bulunuyorlar. Son olarak, bu akademisyenlerin ihracı çok yankı yarattı çok ses getirdi. En son Muğla’yı pilot bölge tayin edip bir deneme yaptılar. Muğla’da bazı Eğitim-Sen’li arkadaşları il dışına sürme yönünde bir karar almışlar. Fakat biz uyandık, arkadaşlar uyardılar ve Vali Bey ile görüştük. Böyle bir şeye izin veremeyeceğimizi söyledik. Vali Bey gerekli yerleri aradı ve bunu geri çektiler. Örgütlü eğitimciler Türkiye’de halâ ses getiriyor. Bu sesi kısmak istiyorlar. Bu konuda duyarlıyız ve ciddi anlamda takip edeceğiz” dedi.

 

Biz tek adam istemiyoruz

Bir katılımcının, “ortak bir değer olmadan anayasa değişikliğinin yapılmasının mümkün olmayacağı”nı söylemesi üzerine ise Milletvekili Aldan, “Ortak değeri hep birlikte yok ettik. Burada hepimizin sorumluluğu var. Bu iktidar çoğu zaman kitleleri müthiş derecede büyüledi. İş başına geldi, ‘Üç şey ile uğraşacağım’ dedi. ‘Yasakları kaldıracağım. Avrupa Birliğine üye olmak için her türlü çabayı göstereceğim’ dedi ve o noktada Türkiye’nin yerleşik bir ortak değerler manzumesi vardı. Dediler ki ‘Ortak değerleri tarihe gömelim.’ Yerine herkes şunu düşünüp hayal etti: ‘Benim değerim ortak değer olur.’ AKP aslında beyinlerde bir koalisyon oluşturdu. Öyle bir noktaya getirdiler ki bu ülkeyi değersiz kıldılar. Evet, bu ülkenin bugün ortak bir değeri yoktur. Ama bunu yakalamak elimizde. Şimdi var: ‘Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak.’ Ortak değerimiz bu olmalı. Onun için de parlamenter sistemimize sahip çıkacağız. Bence yola buradan başlayacağız. Eğer 16 Nisan’da biz o ‘hayır’ oyunu alabilirsek, işte Türkiye’nin ortak değeri o olacaktır. Biz demokrasi ile yönetilmek istiyoruz. Biz tek adam istemiyoruz. Biz başına buyruk, her dediğini yapmaya kalkışan bir zihniyeti istemiyoruz. Madem anayasalar toplumsal sözleşmelerse, bu toplumun sorunlarını gidermekte de ortak duygu içinde olmalıyız” dedi.

 

Mutlaka sandığa

gitmeliyiz

Referandum sürecinde çok dikkatli olunması gerektiğine dikkat çeken Aldan, “Gerilimden yararlanma çabası var. Kutuplaşmak bizim için en büyük dezavantajdır. Hayır oyunu düşünenler hiç kimseyle kavgalı olmamalıdır. Evet düşüncesinde olanlar da bu ülkenin insanı. Bu, şu anki yönetimin oylanması değil. Bu, torunlarımıza bırakacağımız bir miras. O anlamda gerilimi, kesinlikle ‘evet’ oyunu dayatanlar yaratacaktır. ‘Evet’ oyu verenler demiyorum, dayatanlar. İster ‘evet’ ister ‘hayır’ oyu versin, insanların mutlaka sandık başına gitmesi lazım. Çünkü biz torunlarımıza bırakacagımız mirasın kararını vereceğiz. Eğer hayır oyu verirsek yeniden bu bahçeyi düzenleme olanağımız olur. Evet oyu geldiği zaman Türkiye bir seçime gidecek, bu belli. O zamana kadar ne olacak, 2 bin dolayında yasa değişecek bu Türkiye’nin önümüzdeki iki yıl içerisinde yapısal hiçbir şeye el sürememesi demek” dedi.

 

‘Partili

Cumhurbaşkanlığı’

zehirliyor

Milletvekili Akın Üstündağ da yaptığı konuşmada, “Diyorlar ki Yargıtay’ı, Danıştay’ı, Anayasa Mahkemesi’ni değiştiremiyoruz. Bu tamamen bir hiledir. Çünkü Yargıtay’ın üyelerinin tamamını HSYK seçiyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nı Cumhurbaşkanı seçiyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilliğini Cumhurbaşkanı seçiyor. HSYK’ya sahip olarak dolaylı yönden Yargıtay’a da hakim olmuş oluyor. Danıştay üyelerinin 4’de 3’ünü HSYK seçiyor. Dörtte birini ise Cumhurbaşkanı. Anayasa Mahkemesi’nin de 15 üyesinin 12’sini dolaylı olarak Cumhurbaşkanı seçiyor. Yani sonuç olarak bir yargı sistemi HSYK üzerinden tamamen bir kişinin hegemonyasına girmiş oluyor” dedi.

Konuşmasında ‘Partili Cumhurbaşkanı’ konusuna da değinen Üstündağ, “Cumhurbaşkanı partili olduğu zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi içerisindeki milletvekillerini belirleme noktasına geliyor. Partili Cumhurbaşkanlığı hem yargı üzerinde dolaylı bir hegemonya oluşturuyor hem de yasama organı üzerinden meclis üzerinde hem belirleyici hem de yönlendirici bir güç haline geliyor. İşte burada partili cumhurbaşkanlığı olmasa sistem belki bu kadar zehirlenmeyecek. Çok kötü bir sistem ama bu sistemin her tarafını zehirleyen bir unsur partili cumhurbaşkanlığı sistemi” dedi.

 

‘Halk Kampanyası’

Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptığı kampanya ve kampanya yöntemlerinin AKP’yi ciddi anlamda sıkıştırmış durumda olduğunu belirten Üstündağ, “Alışılagelmiş bir CHP propagandası yapmıyoruz. Bütün toplum kesimlerini içine alan bu konunun sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir problemi olmadığını, herkesi ilgilendiren bir konu olduğunu ortaya koyarak çalışıyoruz. Parti kampanyası dışında bir halk kampanyası şeklinde yürütüyoruz. Kampanyanın olumsuz renkler içermemesi ve devamlı umuda yönelik olması çok önemli. Çünkü insanlar umutsuzluğa oy vermez. Hep umuda oy vermek ister. Biz burada yeni bir gelecek inşa etmeyi vatandaşımıza izah etmeye çalışıyoruz” dedi.

 

“Bütün kahveleri

dolaşıyoruz”

CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen ise, ilçe örgütü olarak yaptıkları çalışmaları anlatarak, “Biz toplu bir yürüyüş yapmıyoruz. Kadınlarımız sokak sokak, ev ev dolaşıyorlar. Analiz yaptık, Bodrum’da bizim oyumuzun daha az olduğu AKP’nin bizden biraz daha fazla olduğu sokaklara giriyoruz. Belki bunlar toplumda hissedilmiyor olabilir, ama biz kahvelerde miting gibi toplantı yapmıyoruz bütün kahveleri dolaşıyoruz” dedi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X