“Bilinsin ki, kadınların kararı hayır!”

Oktay ÇAYIRLI -

“Bilinsin ki, kadınların kararı hayır!”
Bu içerik 411 kez okundu.

CHP Milas İlçe Kadın Kolları tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla etkinlik düzenlendi… Etkinlikte konuşma yapan CHP Milas İlçe Kadın Kolları Başkanı Berrin Naz, CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan ve Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, etkinliğe katılan kadınların gününü kutlayarak, 16 Nisan’da yapılacak olan referanduma dikkat çektiler…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla dün saat 13’te CHP Milas İlçe Örgütü Kadın Kolları tarafından Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda etkinlik düzenlendi.

 

Bilinsin ki; kadınların

kararı hayır

Etkinliğin açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen CHP Milas İlçe Kadın Kolları Başkanı Berrin Naz, Ankara’ya gitmekte olan Türk Metal Sendikası üyelerini taşıyan otobüsün Bursa’nın İnegöl ilçesinde kaza yapması yüzünden yaşamını yitiren 7 kadın işçiye Allah’tan rahmet dileyip, yaralanan 39 kişiye de acil şifalar dileyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün 8 Mart, ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yıldönümü, kadına ve emek mücadelesine adanmış bugünü, ne yazık ki kadına şiddetin, eşitsizliğin, adaletsizliğin gölgesinde kutlanamayan bir gün olarak, bir kez daha anıyoruz.

 

160 yıl önce bugün; New York’ta 40 bin dokuma işçisi kadının, kapitalizmin dayattığı düşük ücret, uzun ve ağır çalışma koşullarına karşı direnişi, 129 kadın işçinin yanması ile sonuçlanmış, o günden bu yana 8 Mart, tüm dünyada kadına ve emek mücadelesine adanmıştır. Bugün, kadınların, cinsiyetten kaynaklı her tür ayrımcılığa, şiddete ve eşitsizliğe karşı başkaldırdıkları gündür.

Ne yazık ki, 2017 Türkiye’sinde; biz kadınlar açısından gelinen nokta hiç iç açıcı değil. Ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda, halâ eşitlik mücadelesi veren biz kadınlar, 8 Mart’ın çıkış noktasının ötesinde bugün, ülkemizde bambaşka tehlike ve kaygılarla yüz yüzeyiz. Emeğimizin, özgürlüklerimizin, bugüne dek kazanılmış her türlü haklarımızın ötesinde, laik demokratik Cumhuriyetimiz ve ülkemiz tehdit altında. Terör, şiddet, işsizlik, yoksulluk, adaletsizlik gibi sorunlar ve zorluklarla dolu ülke gündeminde, hiç yeri yokken, Saray saltanatını ve tek adam yönetimini meşrulaştırma amaçlı bir anayasa değişiklik paketi bizlere dayatılmaktadır. 16 Nisan’da ‘Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi’ adı altında, ancak gerçekte bir rejim değişikliği oylamasına gidilmektedir.

Biz kadınlardan, Cumhuriyetle tanıştığımız laik yaşamdan, çağdaş ve eşit birey olma yolunda kavuştuğumuz kazanımlarımızdan, zorlu mücadelelerle geliştirdiğimiz haklarımızdan vazgeçmemiz isteniyor! Bilinsin ki, kadınların kararı hayır!

 

Biz biliyoruz ki;

16 Nisan en çok

kadınlar için önemli

Kadın-erkek eşitliğine inanmadığını açıkça söyleyen bir anlayışın, bütün yetkileri tek başına ele geçirdiğinde, sırf bu alanda geriye gidişi öngörebilen biz kadınların kararı hayır!

15 yıldır söylemleri ve politikaları ile kadını iş ve sosyal yaşamdan uzaklaştırmayı hedefleyen, kadına yönelik şiddeti besleyen, tacizi tecavüzü yok sayan, % 1400 oranında artan kadın cinayetlerini görmezden gelen siyasi iktidar, kadının adının olmadığı anayasa paketi ile geri dönüşü olmayan bir tuzağın içine bizleri çekmek istemektedir. Tüm bu tuzaklara karşı, kadınların kararı hayır!

Türkiye Büyük Millet Meclisini, kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği meclisten, kadın vekillere söz hakkı verilmeyen, kadın vekillere şiddet uygulanan bir meclise dönüştürdüğünüz, bu utanca bizleri de tanık ettiğiniz için, kadınların kararı hayır!

Yap - boz tahtası haline getirdiğiniz eğitim sisteminde, sadece 2015-2016 eğitim öğretim yılında 143 bin 62 kız çocuğu okula devam etmemiştir. Artık çocuklarımız heba olmasın diye, kadınların kararı hayır!

Son 10 yılda 482 bin kız çocuğu zorla evlendirilmiş, son 15 yılda çocuklara cinsel istismar % 434 artmıştır. Artık çocuk gelinler, çocuk işçiler olmasın, tarikat yurtlarında çocuklarımız yanmasın, tacize tecavüze uğramasın diye kadınların kararı hayır!

2003 yılında antidepresan kullanma kutu sayısı 14 milyon iken, bu sayı 2015 yılında 55 milyona ulaştı. Mutsuz insanlar yarattınız, mutsuz bir toplum yarattınız. Artık insanlar mutlu olsun diye kadınların kararı hayır!

Canımız istediğinde kahkaha atalım, sokağa da çıkalım, parka da gidelim, kimse bize iffetsiz kadın demesin! İstediğimiz kadar çocuk doğuralım ya da doğurmayalım, kimse bize eksik kadın demesin! Haksızlıklara ses verelim ama polis copu, gazı yemeyelim! Bunları bize yaşattığınız için kadınların kararı hayır!

Biz biliyoruz ki; 16 Nisan en çok kadınlar için önemli. Ya güneşin aydınlığı ya ortaçağ karanlığı! Güneşin aydınlığı varken, neden ortaçağ karanlığı? İşte bu yüzden kadınların kararı hayır!

Nüfusun yarısı biz kadınlar; 16 Nisan’da geleceğimizin ‘hayır’ına sayımız da yeter gücümüz de.

Haydi kadınlar, sesimizi gücümüzü birleştirelim, eşit ve özgür günler için kucaklaşıp geleceğimizi birlikte inşa edelim. 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar gününü kutluyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.”

 

8 Mart emek, hak ve

özgürlüklerin günü

İlçe Kadın Kolları Başkanı Naz’ın ardından kürsüye gelen İlçe Başkanı Suat Özcan, kadınların direnişinin hep başarılarla sonuçlandığını belirtirken, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, emek, hak ve özgürlükler açısından 8 Mart’ın kutlanması gerektiğine dikkat çekip, “8 Mart etkinliklerinde hem New York’ta yaşamını yitirmiş kadın işçilerimizi anıyor hem de kadınlar gününü kutluyoruz” dedi.

 

Esad’ın yasasının aynısı

Konuşmasını daha sonra 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan referandum ile ilgili değerlendirmelerle sürdüren Başkan Tokat, “16 Nisan’da, ülkemizin geleceğini ilgilendiren çok önemli bir referandum yapılacak. Bu referandum sürecinde yine sizlere çok büyük görevler düşüyor. Sizlerin başarısı ile referandumdan hayır çıkacak. Sizlerin her alanda yapacağı ikili görüşmelere bağlı. Sizin desteğiniz çok önemli. Bu referandumda bir kez evet denildiği takdirde bir daha bu yolun dönüşü olmayacak. Ülkemizi yönetecek olan kişilere çok fazla yetki verilecek. Şu anda bizden talep edilen yetki, dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir sisteminde yok. Parlamenter sistemden vazgeçip, başkanlık veya yarı başkanlık sistemiyle yönetilen 5 – 6 ülke var. Onların da iki ortak özelliği bulunuyor. Birincisi demokrasi yok, ikincisi ise yönetenler çok zengin, halk çok fakir. Bu eleştirdikleri Esad’ın yasasının aynısı” dedi.

 

Babama bile bu

yetkileri vermem

Ülkemizin OHAL’de olduğunu ve OHAL’deyken bir ülkede anayasa değişikliğinin yapılamayacağını da dile getiren Başkan Tokat, “Arkadaşlar, savaş döneminde benzer yetkiler en yakınındaki arkadaşları tarafından bile sakıncalı görülüp Mustafa Kemal Atatürk’e bile verilmemiş. Şu anda neden Recep Tayyip Erdoğan’a verilsin. Fırsat buldukça insanlara referandumda ne oy vereceklerini soruyorum. Bazıları Recep Tayyip Erdoğan’ı çok sevdiğini belirterek Evet oyu vereceğini söylüyor. ‘Reisimizi seviyoruz Evet diyoruz’ diyorlar. Ben de babamı çok seviyorum. Ama babama bile bu yetkileri vermem. ‘Reisimizi seviyoruz Evet diyoruz’ diyenlere karşı ‘biz de ülkemizin bekasını seviyoruz Hayır diyoruz’ diyeceğiz” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından, etkinliğe katılan CHP eski dönem Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Mat ve meclis üyeleri programdan ayrıldı. Etkinlik müzik eşliğinde devam etti …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X