‘Turizmcilerin feryadı’ damgasını vurdu!

A. Kemal KAŞKAR -

‘Turizmcilerin feryadı’ damgasını vurdu!
Bu içerik 232 kez okundu.

Cumhurbaşkanlığı Halkla İlişkiler Başkanı İlker Astarcı, Milas’ta olduğu gibi Bodrum’da da ‘Anayasa Değişikliği’ gündemiyle düzenlenen toplantıya katıldı. AKP Bodrum ilçe örgütü tarafından koordine edilen toplantıya Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi, Bodrum Otelciler Derneği, Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği, TURSAB Bodrum Şubesi, Öz Büro İş Sendikası ve sektör temsilcileri başta olmak üzere 40’ın üzerinde katılım oldu.

Cumhurbaşkanlığı Halkla İlişkiler Başkanı İlker Astarcı toplantıda, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referandumla halkın ‘evet ya da hayır’ tercihlerine sunulacak olan Anayasa değişikliği konusunda görüşlerini dile getirip değişikliğe destek istedi ve “16 Nisan çok önemli. Gelinen noktada bir beka meselesidir. Bu millet siyasi istikrar şartlarında neler olduğunu son 15 yılda gördü. Türk tipi başkanlık sistemi yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bizim geleceğimizdir” dedi.        

Turizmcilerin feryadı

Ancak Bodrum’daki toplantının, anayasa değişikliği ana gündemine rağmen dikkat çeken ekseni ise, katılımcıların, bölgemiz turizminin yaşadığı ‘çöküş hali’yle ilgili feryatları oldu.

 

Doğru rakamlar verilmiyor

Turizm sektöründe siyaset en son konuşulan konudur diye sözlerine başlayan Bodrum Profesyonel Otelciler Derneği Başkanı Serdar Karcılıoğlu, “Bu toplantıya gelirken, ülkemizin mutlak lideri olan Sn. Cumhurbaşkanımıza en yakın bir ismin buraya gelmesi bizi sevindirdi. Çünkü Turizmle ilgili sorunlarımız en doğru haliyle Cumhurbaşkanımıza gider umuduyla burada bulunuyoruz. Düşüncemiz Cumhurbaşkanımızın Turizm konusunda en doğru şekilde bilgilendirilmesidir. Cumhurbaşkanımıza doğru rakamlar verilmiyor. Kısa bir örnek vermek gerekirse kurumlar bugüne kadar Türkiye’ye gelen turist sayısını 41 milyon olarak açıklıyor. Ama durum böyle değil. Sadece geçen yıl Türkiye’ye gelen turist sayısı 11 milyon azaldı. Diğer taraftan, turizm tanımına uygun olarak Türkiye’ye gelen turist sayısı 18 milyon civarındadır. Gerçekçi olmayan bu rakamlar yatak sayısına düşen turist sayısını suni olarak artırıyor. Oysa durum bu değil. Cumhurbaşkanımıza şişirilmiş bu rakamlar iletilince, yaşadığımız büyük kriz sonrasında feryadımızın devletten ihtiyacımız olmayan bir yardımı-desteği istediğimiz durumunu oluşturuyor” dedi.

 

Herkes iflasın eşiğinde!

Fiiliyatta ülkemize giriş yapan turist sayısı 7-8 milyondur. 1,5 milyon yatak sayısı olan bir sektör için bu durum bir faciadır. Bu facianın arkasından ancak şu söylenebilir. Turizm sektöründe hizmet veren hemen herkes iflasın eşiğindedir. Bizim derneğimize üye olan çok sayıda üst düzey yönetici işsiz. Bu, aynı zamanda şu demek: Tesisler kapalı ve ara kadroların tamamı da işsiz.

 

Yeni tesisler için tahsis ve teşvik verilmesin, mevcutları koruyalım yeter!

Deniz Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Arif Yılmaz ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bizim şu an tek hedefimiz var. Belirli bir alt yapısı ve sayısı olan turizm tesislerimiz var. Biz toparlanacağımız güne kadar bu tesislerimizin kaç tanesini ayakta tutabileceğiz endişesi var. İhtiyacımız olan bilgi: Devlet-hükümetin bu ayakta kalmayı sağlayacak olan ve her geçen gün ağırlaşan yüklerin ne kadarını sırtımızdan alacağıdır. Bu desteklerin nereye gideceği de çok önemli. Tesislerin haricinde herkes operatörler, uçak şirketleri ve diğerleri bu desteklerden yararlanıyor. Ama Turizmci Belgesi almış ve bu belgeyi tesisinin duvarına asmış olanlar bu desteklerden maalesef yararlanamıyor. Siz Cumhurbaşkanımıza çok yakınsınız, bu konuyu kendisine özellikle iletin. Turizmi geliştireceğiz diye yeni tesisler için tahsis ve teşvikler verilmesin. Mevcutları korumayı başaralım yeter. Zannediliyor ki, sadece son dönemde yaşananlardan sıkıntılar yaratılıyor. Anadolu ticaretini yapıyor. Buğdayını nohutunu satıyor, tezgahını çeviriyor. Ama biz binlerce kilometre uzaktaki bir savaştan dolayı Bodrum sokaklarında bir anda şok manzaralarla karşılaşıyoruz. Bodrum, Suriyelilerin Avrupa’ya geçiş noktası oldu ve bizim yatçılık sektörümüzü bitirdi. Biz her durumu devletin kurumlarına iletiyoruz. Altı ay boyunca yaşanacak olumsuzlukları ilettik. 30 yıllık birikimlerimiz yok olmasın mücadelesindeyiz. Toparlanma döneminde karşılaşacağımız talebe, arzı sağlayacak tesislerimiz elimizde kalmalı.

 

Portakallar bıçaklanıp inekler kesilirse …

Bir de ulusal söylemler de turizm açısından çok etkili. Maalesef ki kriz yaşadığımız ülkelerin portakalını bıçaklayan, ineğini kesen bir kitle var toplumumuzda. Gerilimlerin sonucunda üzücü bir olay yaşanması ihtimali bizi ürkütüyor. Geçici çalışanların yapacağı bir cengaverliği çok zor temizleriz ...” 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X