Gerekçeli HAYIR tavırlarını açıkladılar!

A.Kemal KAŞKAR -

Gerekçeli HAYIR tavırlarını açıkladılar!
Bu içerik 266 kez okundu.

Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Bileşenleri arasında yeralan yaklaşık 100 kişi ve sivil toplum örgütü temsilcisinin imzasıyla, ‘16 Nisan Referandumu’na ilişkin bir ‘tavır bildirisi’ yayınlandı.

“Doğaya, Kentlere, Yaşama sahip çıkıyoruz” başlıklı bildiride imzası bulunan MUÇEP Bileşenleri, ‘16 Nisan Referandumu’nda neden HAYIR diyeceklerini şöyle dile getirmişler:

 

Herkes sesimizi

duysun istiyoruz

Yaşam savunucularının asla yan yana gelmeyeceğine inandırılmaya çalışılan bizler; doğa ve kent yıkımına, sosyal ve ekonomik çöküşe razı olmayan herkes sesimizi duysun istiyoruz.

 

Doğaya, Kentlere,

Yaşama sahip çıkıyoruz

Bizler Muğla ilçelerinde, beldelerinde ve köylerinde bulunan doğa ve emek kesişiminde buluşmuş doğa ve yaşam savunucuları olarak bir araya geldik. Kentimize, ilçelerimize, beldelerimize, köylerimize, kıyılarımıza, ormanlarımıza sahip çıkıyor, başta Muğla’da yaşanan ve yaşanacak olan doğa talanları olmak üzere ülkedeki doğa talanının hiçbirine izin vermeyeceğiz diyoruz…

Biz yaşamı savunuyoruz ve diyoruz ki, yaşama dair kararlar, o kişi kim olursa olsun, tek bir kişinin hükmüne ve yetkisine emanet edilemez. Memleketin tapusunun tek bir kişiye verilmesine; HAYIR diyoruz.

Çünkü referandumla başkanlık gelirse; tek bir kişi, kısmi temsil de olsa tüm Türkiye’nin temsil edildiği meclisten üstün olacak, doğaya ve kente darbe getiren sayısız yasalar çıkarabilecek.

HAYIR diyoruz. Çünkü referandumla başkanlık gelirse, bu tek kişi, “Ormanı kes!” dediğinde ciğerlerimiz sökülecek, “Kıyılar benim!” dediğinde deniz kaybolacak, tarihi ve kültürel yapılar daha da hızla yok edilecek, rantın otelleri yükselecek, parklar kapanacak.

HAYIR diyoruz. Çünkü zorlukla ayakta kalmaya çalışan hukuk tek kişinin aracı haline gelecek; yürütmeyi durdurma, ÇED süreçleri, izin ve ruhsat gibi kavramlar yok olacak. Mahkemeler bu tek kişinin istediği gibi kayırdığı şirketlerin yararına çalışacak. Başkanlığın keyfiliği altında şimdiden başlayan Varlık Fonu gibi araçlarla, halkın emeği şirketlere ve bu şirketlerin projelerine aktarılacak.

Biz yaşamı savunanlar, bu ağır koşullar karşısında, bir defa daha direnişin çağrısını, yaşamın şarkısını duyuyoruz. Muğlalı Çevreciler olarak bu şarkıyı birlikte söylüyoruz.

HAYIR, bu şarkı, kediyi köpeği korkutarak, dozer gibi ağaç sökerek, gelmiyor. Konu komşu kolunda, çoluk çocuk bir arada, şenlikle geliyor.

Yüz yılardır bir arada kardeşçe yaşayanların, aynı türküyü, aynı ezgiyi söyleyenlerin/ dinleyenlerin sesi bu.

Zeytinini, incirini, çileğini, domatesini ve daha nice meyve ve sebzesini kendi tarlalarında doğal yetiştirmek ve yemek isteyenlerin sesi.

Tarihin su yüzüne çıkmasını, tarihi ve kültürel yerlerin rant uğruna yok edilmemesini haykıranların sesi bu.

Her mahallenin, her ormanın derininden; her bir karacanın beneğinden, her bir karıncanın su içişinden, sinema gişelerinden, parkların banklarından, kentlerden ve tüm yaşam alanlarımızdan, Gezi’nin nefesiyle geliyor: Ortak hafızamızın, ortak geleceğimizin sesidir bu! Bu ses ormanı, köyü, suyu, kıyıyı, parkı, ağacı bir tek kişinin iki dudağı arasına bırakmayanların sesidir.

Bu ses, “BİZ ÇOCUKLARIMIZA ONURLU BİR GELECEK BIRAKACAĞIZ YA SİZ?” diyenlerin sesidir.

Biz, insanca bir yaşamı, doğayı ve kentleri savunanlar, bu sesle özgürlük ve mutluluk isteyen, doğa ve kentler yok olmasın diyen herkesi Referandumda “HAYIR” demeye çağırıyoruz.

TARİHTE HERZAMAN HAYIR DİYENLER KAZANMIŞTIR, BİAT EDENLER DEĞİL…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X