Zeytinlerimiz için ‘hayatî tehlike’ sürüyor!

A.Kemal KAŞKAR -

Zeytinlerimiz için ‘hayatî tehlike’ sürüyor!
Bu içerik 357 kez okundu.

Hükümetin, 17 Mayıs 2017 tarihinde TBMM Başkanlığına sunduğu, “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı”nın ‘zeytin ağaçlarımızın can güvenliği’ni ortadan kaldıracağına dikkat çekilen bölümlerine karşı, çok kısa sürede gelişen tepkilerin hemen ardından Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, önceki gün akşama doğru, “zeytinlik sahaların imara açılması”yla ilgili söz konusu düzenlemeyi “tasarıdan çıkaracakları”nı açıklayıvermişti ...

Ancak bu büyük sorunun, yani zeytinlerimiz için yaşam tehlikesinin sürdüğü ve tehdidin ağırlıklı olarak tasarının 4. maddesinde yoğunlaştığı belirtiliyor …

AKP hükümetinin hep yaptığı gibi kapalı olarak sürdürdüğü hazırlıklara ‘karşı çıkış’ ve tartışmalar için hiç zaman bırakmayacak şekilde “sürpriz” olarak attığı adımlara yetişilemiyor.

Bu durum, özellikle iktidar tarafından savunuluyormuş, uygulanıyormuş havasının yaratıldığı koşullarda, ‘Kent Konseyleri’ gibi demokratik katılımcı yönetim modeline özgü ‘ortak akıl araçları’nın ve çeşitli düzeylerde siyasetçi ve bürokratlarca adeta bir tür içeriksiz nakarat olarak tüketilip duran ‘yönetişim soslu katılımcı ortak akıl söylemleri’nin ne yazık ki etkisiz kılındığı bir tablonun oluşmasına yol açtı bir kez daha ...

Bu tablo karşısında yurttaşlar yine ve yine çevre duyarlılıklarından beslenen güçlü-katılımcı demokratik tepkiler vermeye çabalıyorlar. Bu tepkilere bir örnek de, Muğla Çevre Platformu’nca üretilmiş ama “Hükümet geri çekti! Yok çekmedi!” karmakarışıklığı içinde yeterince yaygınlaşamamış olan milletvekillerine şu seslenişle verilmiş durumda:

 

“Yüreğinizin sesini dinleyin …”

Sayın Milletvekili,

Size ve sadece vicdanınıza sesleniyorum. Doğanın en güzel, en dayanıklı ve yaşam kaynağı Akdeniz’in kadim Zeytin ağaçlarına aşılı, aşısız hiçbirine kıymayınız.

Dünyayı ve evreni düşününüz. Vereceğiniz karar geleceği karartacak, ağaçlar ve tüm doğa bizlere yüz çevirecek.

Kadim zeytin ağaçları kesilip, o zor koşullarda yaşamını sürdüren tüm canlılar gibi çiftçilerin, yoksul, kıt kanaat geçinen insanların yaşam pınarını da kesmiş olacaksınız.

Evet vicdanınıza sesleniyorum. Yüreğinizin sesini dinleyin lütfen.

Sizin de bildiğinizden eminim, “Zeytin, tüm kültürlerde ve tüm dinlerde kutsal olarak tanımlanan, bilgeliği, barışı, hayatı, kardeşliği, dostluğu, ölümsüzlüğü, zaferi, bolluk bereketi, verimliliği temsil eden özel bir ağaçtır. İnsanlık tarihine tanıklık etmiştir ve anavatanı şu an ülkemizin de sınırlarında bulunan Mezopotamya’dır. Zeytin ağacı, bulunduğu yere bolluk, bereket, rahmet, barış, istikrar ve güven taşımıştır.

Zeytin ağacı, Ege kıyılarını gezerken, yorulup gölgesinde oturan, İlyada ve Odysseia destanlarının derleyicisi Homeros’un kulağına şöyle fısıldamıştır: “Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.”

Bu sesi, bu çığlıkları duyun!

 

Vicdanlı vekiller ve hakimler sayesinde …

Son on beş yıldır, 2002’den itibaren 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20’inci maddesi altı kez değiştirilmeye çalışıldı ve vicdanlı vekillerimiz sayesinde değiştirilemedi.

Ancak yasa değiştirilemeyince yasaya aykırı olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 03.04.2012 tarihinde 25 dekarın altındaki zeytinlik sahalarda üretime elverişli olmadıkları gerekçesiyle yönetmelik değişikliği yaparak sanayi ve maden tesisleri yatırımlarının önünü açtı. Nisan 2012 tarihinde yürürlüğe giren, 25 dekarın altındaki zeytinliklerin tanımını değiştirerek madencilik, petrol, doğalgaz araması, elektrik üretimi için termik santral tesisleri kurulmasının önünü açan yönetmeliğin 4. ve 23. maddelerine karşı Türkiye'nin birçok yöresinde hukuki mücadele verildi. Zeytin üreticileri ve çevrecilerin açtığı davalarda bu yönetmeliğin yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2013/157 sayılı kararıyla 20.06.2013 tarihinde durdurulmuştur.

Tüm bu vicdanlı vekiller ve hakimler ile kadim zeytin ağaçları yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyor.

Ancak hükümet, 17 Mayıs 2017 tarihinde “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı”nı TBMM Başkanlığına sunmuştur. Yaşam kaynağı kadim Zeytin ağaçlarının sesini duyunuz ve bu yasanın zeytin ağaçlarıyla ilgili 2. Maddesini, 3. Maddesini ve mutlaka 4. Maddesini (yasadaki 20. Maddeyi değiştiren en önemli maddedir) ve aynı zamanda meraları da imara açan 30. Maddesini reddediniz.

 

Bu maddeleri kabul ettiğinizde …

Bu maddeleri kabul ettiğinizde zeytin ağaçlarının ve bizlerin gözyaşları sel olup akacak, bu zor koşullarda süren yaşam kısa süre sonra bitecek, Kızılderili Şefin beyaz adama dediği gibi: Dereler, göller kuruduğunda, ağaçlar öldüğünde paranın yenmediğini öğreneceğiz …

Sayın vekilimiz yüreğinizi ve vicdanınızı dinleyerek bu maddelere onay vermeyiniz…

Zeytin ve zeytinyağının güzellikleriyle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X