‘Kamu yararına uyarlık bulunmadığı’ için iptal edildi

A.Kemal KAŞKAR -

‘Kamu yararına uyarlık bulunmadığı’ için iptal edildi
Bu içerik 235 kez okundu.

Milas Çökertme Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planına karşı, Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dava açan Bodrum Denizciler Derneği ve Deniz Ticaret Odası Bodrum Şubesi’nin davayı kazanarak planı iptal ettirdiği bildirildi.

Esas No’su 2014/1299, Karar No’su ise 2017/669 olan davanın 14/04/2017 tarihinde oy birliğiyle verilen ve çok önemli bir belge niteliği taşıyan kararında, davanın özeti ve hükmün gerekçesinde ‘çevre duyarlılıkları’ bakımından çok değerli olan şu ifadelere yer verildi:

 

Plan hiyeraşisi gereklerine aykırı

Uyuşmazlık konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının; planın esas alındığı 1/100.000 ölçekli Aydın-Denizli-Muğla Çevre Düzeni Planına, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine, plan notları, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı hususlarının saptanabilmesi amacıyla mahkememizin 28/10/2015 tarihli kararı uyarınca mahallinde yapılan keşif-bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 27/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu planının hiyerarşik olarak üstünde bulunan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümlerinin 7.48. maddesinde “Ulusal ve uluslararası mevzuatla belirlenmiş veya belirlenecek olan hassas alan ve ekosistemler ile flora ve fauna açısından zengin alanlar ilgili mevzuat çerçevesinde korunacaktır” düzenlemesi bulunmasına karşın “Önemli Doğa Alanları” olarak gösterilen alan sınırının, dava konusu plana işlenmediği ve bu alanlara yönelik olarak Plan Hükümlerinde herhangi bir düzenleme getirilmediği, koruma ilkelerinin geliştirilmediği, bu durumun plan hiyeraşisi gereklerine aykırı olduğu, Plan Araştırma Raporunda, dava konusu planlama alanına ilişkin jeolojik yapıya esas verilerde “Muğla İli 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”na esas oluşturmak üzere 2011 yılında hazırlanan “Muğla İli 1/25000 ölçekli Arazi Kullanımına Esas Jeolojik Etüt Raporu”ndan yararlanıldığı belirtilmekte ise de dava dosyasında söz konusu rapora, onay kurumuna ve tarihine ilişkin bilgi ve belgeye yer verilmediği, dava konusu planın, alt ölçekli planlarda, Jeolojik Etüt, Jeolojik - Jeoteknik Etüt ve Mikrobölgeleme Etüt Raporları’nın, verilen formata uygun olarak hazırlanması ve sonuçlarının ilgili idarelerce plan kararlarına yansıtılması gerektiği yönündeki üst ölçek plan yönlendirme yeteneğinin yetersiz olduğu, orman alanlarına ilişkin kararlar açısından Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümleri ile getirilen ilke, düzenleme ve kısıtlamaların gözetilmediği, ayrıca dava konusu plan sınırı içinde kalan mevcut ormanlık alanlar ile Muğla-Milas Çökertme Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Orman Alanları” başlığında belirtilen alanlar karşılaştırıldığında, mevcutta ormanlık olan bazı alanların dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile “Turizm Tesis Alanları” olarak düzenlendiği, dava konusu planda “Turizm Tesis Alanları” olarak ayrılan alanların, mevcutta fiilen orman olan alanların doğal bütünlüğü ve orman kümeleşmelerinin, aralarında yer alan makilik, zeytinlik ve tarım alanları ile oluşturduğu dengeyi zedelediği, Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü 2010 yılı verilerine göre dava konusu plan sınırı içinde 293.70 ha. Orman mülkiyetinde olan alan bulunduğu, mevcut arazi kullanım dağılımına göre 355.74 ha. alanın ormanlık olduğu, dava konusu planda ise 268.20 ha. orman alanı ayrıldığı; orman mülkiyetinde olmasına karşın 62 ha. alanın, mevcutta fiilen ormanlık alana dönüştüğü buna karşılık fiilen ormanlık alan olan 87.54 ha. alanın dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Orman Alanı dışında başka arazi kullanım kararlarına dönüştürüldüğü, 25.50 ha alan için, tapu kayıtlarına göre (2B vasfında olan alanlar hariç) orman mülkiyetinde olmasına karşın dava konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Orman Alanı dışında başka arazi kullanım kararları getirildiği, Orman Alanları başlığı altındaki 5.4.3. no.lu Plan Hükmünde orman alanları içindeki özel mülkiyete tabi parsellerde doğal karakteri korunacak alanlardaki yapılaşma koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği; buna göre bu alanlarda mülk sahibinin tercih ve isteği doğrultusunda istenirse “barınma amaçlı yapı (konut)” istenirse “eko turizme yönelik hizmet veren tesisler ve max. 10 yatak kapasiteli pansiyon” yapılabileceği, ancak dava konusu plan sınırı içinde bulunan orman alanları içinde, yer yer konut ve turizm hizmet yapıları yapılması durumunda; ormanlık, makilik, zeytinlik ve tarım alanlarının birlikte oluşturdukları Akdeniz bitki örtüsü ve doğal bütünlüğünün bozulacağı, plan arazi kullanım kararına göre yapılaşma kısıtlaması olmasına rağmen, taşınmazın özel mülke ait olmasına bağlı olarak yapılaşma hakkı verilmesinin planlamanın eşitlik ilkesini zedeleyeceği, İmar mevzuatında tanımlanan imar planı değişikliği süreci izlenmeden planda tanımlanan arazi kullanım kararlarının, Plan Hükümleri yoluyla değiştirilmesinin önünün açıldığı, tarım alanlarına ilişkin kararlar açısından Plan Araştırma Raporunda, planlama alanında 2011 yılı itibariyle mevcut 201.17 ha. Tarım Alanı-Zeytinlik-Narenciye alanının bulunduğunun belirtilmesine karşın dava konusu planda “Tarım Alanları”nın gösterilmediği, dava konusu plana ait 4.26 no.lu Plan Hükmünde Zeytinlik Alanlarda, 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun” hükümlerine uyulacağı ve zeytin ağaçlarının kesilemeyeceği ve sökülemeyeceği belirtilmekte ise de 5.3.3. no.lu Plan Hükmünde alt ölçekli planlarda ilgili kurum görüşü doğrultusunda zeytinlik olarak belirlenecek alanlarda doğal karakteri korunacak alanlara ilişkin yapılaşma koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği; buna göre “konut” ve “pansiyon” yapılmasına olanak veren 5.3.2. no.lu Plan Hükmünün, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, Doğal Niteliği Korunacak Alanlara ilişkin kararlar açısından, Plan Açıklama Raporunda Makilik-Fundalık-Çalılık Alanlar’ın 163.86 ha., 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Arazi Kullanımı Alan Dağılımında ise ‘Doğal Karakteri Korunacak Alan’ büyüklüğünün 133.89 ha. olarak belirtildiği, buna göre mevcutta “Makilik-Fundalık-Çalılık Alan” olan yaklaşık 30 ha. alanın, diğer arazi kullanım kararlarına dönüştürüldüğünün anlaşıldığı, Ağaçlandırılacak Alanlara İlişkin kararlar açısından, 5.5.3. no.lu Plan Hükmünde planda ağaçlandırılacak alan olarak işaretlenmiş, ancak özel mülkiyete tabi olup mülkiyeti kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş parsellerde 5.3. Maddesinde belirtilen yapılaşma koşullarının geçerli olduğunun belirtildiği; buna göre bu alanlarda yaklaşık olarak 130 kişinin yaşayabileceği yapı (Konut Alanı) ya da 430 yatak kapasiteli pansiyon (Turizm Tesis Alanı) yapılabileceği, Kıyılara İlişkin kararlar açısından; Bütünleşik Kıyı Alanları Planlarının, çeşitlenmiş fonksiyonların yer seçtiği, çevre sorunları yaratma olasılığı taşıyan faaliyetlerin bulunduğu alanlara yönelik önlemlerin geliştirilmesi açısından önem taşıdığı ve ülkemizin 2002 yılı itibariyle (yeniden düzenlenmiş biçimiyle) Barselona Sözleşmesi’ne taraf olduğu göz önünde tutulduğunda, Bütünleşik Kıyı Alanları Planlarının hazırlanmasının ekonomik ve mekânsal gerekliliğinin yanı sıra, bağlayıcı nitelikteki uluslararası anlaşmalar ve dayanak aldığı yasal çerçeve doğrultusunda, özel statülü kıyı alanlarının planlanmasının, planlama hiyerarşisinde yer bulduğu, üst ölçekli plan olma niteliğinin yasal dayanaklar oluşturulmak suretiyle sağlandığı, yürütülen bilimsel çalışmaların, dava konusu alanın da konumlandığı Gökova Körfezinde, Bütünleşik Yönetim Planlaması kapsamında çalışmalar yapılması gerekliliğini işaret ettiği, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu kapsamında belirlenen Büyük Menderes Deltası, Güllük, Bodrum kıyılarını kapsayan “Önemli Doğa Alanları” plan kararının da bu yöndeki tespitlerin yasal altyapısını oluşturduğu; ancak “Önemli Doğa Alanları” olarak gösterilen alan sınırının, dava konusu plana işlenmediğinin tespit edildiği, dava konusu planda Hurma Koyu, Mazı Koyu ve Çökertme Koyunda öngörülen “Kentsel Gelişme Alanları” ve “Turizm Tesis Alanları”nın, topoğrafyanın eğimli olduğu alanları kapsadığı; yapılaşma önerilerinin, söz konusu koyların tamamını kaplayacak biçimde çepeçevre kuşattığı, Turizm Sektörüne Yönelik Kararlar Açısından, Turizm Tesis Alanları ve Kentsel Yerleşme Alanlarında yeni yapılaşma önerileri getirilerek ve sahil boyunca Günübirlik Kullanım Alanları oluşturularak kıyıların doğal yapısına müdahale edilmesinin, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu 5.3.10 no.lu Plan Hükmüne aykırı olduğu, dava konusu planın yapılaşmaya yönelik yaklaşımının, genelde Türkiye kıyılarında özelde Bodrum Yarımadasında 1980 sonrası gözlenen ve günümüzde kıyı planlaması açısından eleştirilen turizm ve 2. Konut gelişmelerini tekrarladığı, Kıyıların mekânsal gelişimi açısından yeni bir söylem ve turizm planlaması iddiası getiremediği, Alt ölçek planları yönlendirme yeteneğinin bulunmadığı, Ulaşıma İlişkin Kararlar Açısından, “Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu” ile öngörülen ulaşım kararlarını tekrarladığı, bir alt kademe plan diline uygun olarak ulaşım kararlarını geliştiremediği, Teknik ve Sosyal Altyapı Alanlarına İlişkin Kararlar Açısından, dava konusu planda ‘Açık ve Yeşil Alanlar’ dışında herhangi bir teknik ve sosyal altyapı alanı ayrılmamış olduğu, alanda yaşayacak nüfus ve alanı kullanacak olan kullanıcı sayısı dikkate alınarak, hizmet ihtiyacına göre Teknik ve Sosyal Altyapı Alanları büyüklüğünün belirlenmediği, bu alanlarının yer seçiminin hizmet yarıçapına göre belirlenmediği, 1/25000 ölçeğin elverdiği gösterim olanakları çerçevesinde planda belirtilmediği, Muğla-Milas-Çökertme Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı, imar (ve ilgili diğer) mevzuata uygun olmadığı görüş ve kanaatine yer verilmiştir.

 

Plan sınırlarında kalan

koyların silüetini olumsuz

etkileyeceği …

Yukarıda özetlenen ve taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idarece itiraz edilmiş ise de itirazların raporu kusurlandıracak nitelikte olmadığı, bilirkişi raporunda yer alan analiz ile ulaşılan sonucun Mahkememizce de uygun bulunarak karara dayanak olabilecek nitelikte olduğu görülmüştür.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle, bilirkişi raporunun birlikte irdelenmesi sonucunda; yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca çevre düzeni planlarının ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak farklı sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen planlar olduğu ve bu planların fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak, koruma ve kullanma dengesini sağlamak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek ilkeleri etrafındaşekillenmesi gerektiği hususu dikkate alındığında uyuşmazlığa konu Muğla-Milas-Çökertme Turizm Merkezi 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında plan sınırları içerisinde kalan ve önemli doğa alanları olarak gösterilen alanlara yönelik koruma ilkelerinin geliştirilmemesinin, orman alanlarının ve hassas alanların korunması bakımından eksiklik olduğu, bu durumun aynı zamanda üst ölçekli plan hükümlerine aykırılık oluşturduğu, diğer taraftan plan sınırları içerisinde kalan ve orman alanı vasfında olan alanların planlama ilkelerine aykırı olarak yapılaşmaya açıldığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına izin verildiği, yine planla getirilen yapılaşma önerilerinin plan sınırlarında kalan koyların silüetini olumsuz etkileyeceğinin değerlendirilmesi karşısında uyuşmazlığa konu plan kararının planlama ve şehircilik ilkeleriyle bağdaşır şekilde ve bölge plan kararlarına uygun olarak genel arazi kullanımını belirlemediği anlaşılmaktadır.

 

Planlama esaslarına ve

kamu yararına uyarlık

bulunmadığı sonucuna

varılmıştır

Bu durumda, Muğla İli, Milas İlçesi, Çökertme Turizm Merkezine ilişkin 24/04/2014 tarih ve 6481 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakan olur’u ile onaylanan Muğla Milas Çökertme Turizm Merkezi 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X