15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıldönümünde ilçemizde de gerçekleştirilen “15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinliklerinde Demokrasi kararlılığı vurgulandı!

ÖNDER Haber / Adem KANKAYNAR -

15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıldönümünde ilçemizde de gerçekleştirilen “15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinliklerinde  Demokrasi kararlılığı vurgulandı!
Bu içerik 291 kez okundu.

15 Temmuz darbe girişiminin birinci yıldönümü nedeniyle 5 gün süren programın son gününde yürüyüşle başlayan tören, konuşmalar ve çeşitli etkinliklerle sabaha kadar devam etti.

Milas Kaymakamı Eren Arslan, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, ilçemizdeki tüm kurum ve kuruluşların yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, STK yöneticileri, Muharip Gaziler Derneği Üyeleri ve kalabalık bir yurttaş topluluğunun katılımıyla oluşan kortejin yürüyüşü Atapark’tan başladı ve kent merkezindeki bazı caddelerden geçilerek yeniden Atapark’a dönüşle noktalandı.

15 Temmuz’un yıldönümü nedeniyle düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. Başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere tüm şehitler için Kur’an-ı Kerim Tilaveti okunarak dua edildi.   

“Bu millet, 15  Temmuz’da yapılanları hiçbir zaman  unutmayacaktır”

Günün anlam ve önemini belirten konuşmalara geçildiğinde ise ilk konuşmayı, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Bal yaptı. “Aydınlık bir güne uyanmayı beklerken kapkara ve uzun bir gecede geleceğimiz için bir saniye bile gözümüz yummadan endişe ile bekledik” diyerek sözlerine başlayan İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Bal, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gecesi uzun ve karanlıktı ama ertesi gün zaferle dolu bir gündü. Tarih tekerrür ediyordu… Nasıl 1453’te Fatih Sultan Mehmet Haçlı egemenliğine son verdiyse, nasıl 1915’te Seyit Onbaşı Çanakkale’de düşmanın önünde durdu ise, nasıl Atatürk 1919’da tüm dünyaya Türk’ün yenilmez gücünü haykırdıysa, milletimiz de 15 Temmuz’da göğsünü siper ederek bu kez içimizdeki düşmanın üstüne yürüdü.

Vatan için ne kendi canını, ne ailesini ne de başka şeyleri düşünmeden tanklara, toplara, uçaklardan atılan bombalara ve kendilerine yöneltilen namlulara aldırış etmeden, demokrasimiz için sokağa çıktı bu büyük milletin evlatları.

Darbeye yeltenenler, halk darbesi ile karşılaştı. Ömer Halis ile başlayan vatan kavgası, o gece bütün milletin katılımıyla devam etti. Yüzlerce kahraman kendi salasını dinleyerek, şahadet şerbetini içtiler. Bu millet, 15 Temmuz’da yapılanları hiçbir zaman unutmayacaktır.”

 

“Şehitlerimizi şükranla, minnetle ve saygıyla anıyoruz”

İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Bal’ın ardından kürsüye gelen AKP Milas İlçe Başkanı Levent Akyer ise, milli iradeyi hiçe sayanlar, bir şeyi hesaba katmadılar. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünü unuttular” diyerek konuşmasına başladı ve şöyle devam etti:

“15 Temmuz gecesi evinde rahat bir şekilde oturmak yerine canı pahasına sokağa çıkan milletin adı ‘Türk Milleti’dir. O gün bu ülkenin düşmanları, kılıçlarını kınından çıkarıp üzerimize saldırdılar. Sivil halkı silahlarla taradılar. Milletin meclisini savaş uçaklarıyla bombaladılar. Ancak karşılarında, ecdadına yakışır bir demokrasi mücadelesi veren Büyük Türk Milletini buldular. 15 Temmuz’da; vatanı, milleti, bayrağı için hiç tereddüt etmeden canını feda eden tüm şehitlerimizi şükranla, minnetle ve saygıyla anıyoruz.”

 

“Demokrasimizi güçlendirmek zorundayız”

Daha sonra kürsüye gelen Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ise, ülkemizi 15 Temmuz’a götüren sürecin çok iyi incelenmesi gerektiğini ve sonrasında başlatılan soruşturmaların da hızlı ve adil bir şekilde, vicdanlarda herhangi bir soru işareti bırakmaya meydan vermeyecek şekilde sonuçlandırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçti… 15 Temmuz, biraz önce yapılan konuşmalarda olduğu gibi destansı özellikler taşır. Hain, sinsi, kalleş, vahşi, gaddar bir yapının devletimize ve halkımıza karşı giriştiği bu saldırı karşısında, özellikle vatanını seven Türk askerinin, demokrasiye ve cumhuriyete bağlı Türk halkının destansı bir direnişidir. İçinde çok öyküler var... Türk tarihi açısından verilmiş en önemli sınavlardan biridir. Bu sınav, şeytansı yapının, bu hain örgütün, Yüce Rabbimin inayetiyle yaptıkları işi eline-ayağına bulaştırması neticesinde başarısız olmuştur. Niyet kötü olunca Yüce Rabbim bir yerden mutlaka çengel takıyor. Bu yapının yıllardır devletin içine sızmaya çalıştığı yazılıp çizildi. Bu konuda değişik soruşturmalar yapıldı. Neticede 15 Temmuz’da Türk halkına, tarihinin en kötü gününü yaşattılar. Burada vurgulanması gereken nokta, Türk halkının demokrasiye ve cumhuriyete bağlılığını bir kez daha göstermesidir. O gün siyaset kurumunun da, milli iradeye, meclise yapılan bir saldırı olmasına hep birlikte karşı durduklarını gördük. Bütün siyasi partiler o gece ve daha sonraki süreçte darbeye karşı hep birlikte demokrasinin ve cumhuriyetin yanında saf tuttular. Dolayısıyla topyekûn verilen bu mücadelenin bir destansı yanı olduğunu belirtmekte yarar var, ancak bununla birlikte şunu da gözardı etmemek lazım. Bir daha yaşamayı asla istemeyeceğimiz bu kara tabloya nasıl gelindiğini, 15 Temmuz’a nasıl gelindiğini iyi irdelemek gerek. Sonrasında ise açılan soruşturma ve davaların hızlı ve adil bir şekilde sonuçlanmasını, toplum vicdanında herhangi bir şüpheye yer bırakmadan neticelendirmek, bu darbeye kalkışanlara, onların yanında yer alanlara en ağır cezayı vermek gerek. Demokrasimizi, adalet ve hukuk anlayışımızı güçlendirmek zorundayız. Cumhuriyetimizin kuruluş değerlerine hep birlikte sarılmak ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda kararlı bir şekilde gitmek zorundayız. Laik cumhuriyetten taviz vermemeliyiz. Ve bundan böyle tarikatçı, cemaatçi yapılanmalara karşı gereken önlemleri almalıyız.”

 

“15 Temmuz, milletimizin destanlaşan direnişidir”

Başkan Tokat’ın ardından gecenin son konuşması, Milas Kaymakamı Eren Arslan tarafından yapıldı. Kaymakam Arslan, konuşmasında şunları söyledi:

“Vatanına, milletine, demokrasiye sahip çıkan çok değerli Milaslı hemşehrilerim. Bundan tam bir yıl önce, aziz Türk Milleti, şanlı tarihinin en alçak gününü yaşadı. O gün Türk Milletinin son nefesini vermesini isteyen bizce malum çevreler, zalimler, hainler, emperyalistlerin maşaları, Mondros ve Sevr’i hortlatmayı denediler. O gün, şanlı ordumuzun üniformasını  gasp etmiş vatan hainleri, alim ve hoca görünümlü terörist başı, ‘kanı bozuk FETÖ’nün talimatıyla milletimize öldürücü darbe vurmak istediler. O gün şeytanlaşan FETÖ’nün mensupları ihanet ve Türk düşmanlığında emsali görülmemiş alçaklığı yaşattılar. O gün; gelişen, büyüyen, istikrarı yakalayan, mazlum ve masumları çekemeyen kim varsa, hain FETÖ’nün sırtını sıvazladılar. O gün girişilen alçak darbe teşebbüsü Niğbolu’nun, Varna’nın, İstanbul’un fethinin intikamını alma girişimiydi. O gün, alçakların geçilmez Çanakkale’yi geçme girişimiydi. İzmir’de Hasan Tahsin’in ilk kurşunu ile Ömer Halis Demir’in kahramanlığı aynıdır. Nene Hatun ile Şerife Bacı’nın mücadelesi aynı imandan güç almıştır. Malazgirt’te Alparslan, 15 Temmuz’da Aksakallı paşa bu milletin yüzünü güldürmüştür. Çanakkale’de 57. Alayın kahramanlığı, polis özel harekat mensuplarına nasip olmuştur. O gece bu aziz vatanda binlerce yıldır kardeşçe yaşayan milletimizin destanlaşan direnişidir. O gece, İstiklal Harbimizde olduğu gibi tüm fertleriyle tek yürek olmuş Türkiye’dir. Şimdi artık daha çok çalışmak, ülkemizi 2023, 2071 hedeflerine ulaştırma zamanıdır. Şimdi birbirimize, birlikteliğimize, demokrasimize sahip çıkma zamanıdır. Şimdi ülkemizin kutlu yürüyüşünü engellemek isteyenlerin, değişik ad ve görünümlerdeki azgın piyonlarının başını ezme zamanıdır.”

Yapılan konuşmaların ardında program; 15 Temmuz’u anlatan belgeselin sunulması, kahramanlık türküleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halka seslenişi ve sabahın ilk ışıklarına kadar tutulan nöbetle son buldu ...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X