‘Akbük Plajı’ ...

A.Kemal KAŞKAR

‘Akbük Plajı’ ...
Bu içerik 537 kez okundu.

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Başkanı ve Muğla Çevre Platformu Gönüllüsü Serdar Denktaş’ın, Akbük Plajı ile ilgili olarak yaptığı inceleme ziyaretiyle ilgili olarak MUÇEP bünyesinde değerlendirilmek üzere paylaştığı notlarını, bu çok önemli konunun zaman yitirilmeksizin gündeme getirilebilmesi adına (“Neler yapabiliriz?” ara başlığı altında yazdıkları dışında) yayılıyoruz …

Vatandaşın, ücret ödemeden havlusunu serebileceği, kullanabileceği alan bırakılmamış!

Geçen hafta yerel basında da çıkan şikayetleri yerinde görmek için Gökova Ekolojik Yaşam Derneği üyesi üç kişi birlikte Akbük’e gittik. Durumu belgelemek için fotoğraflar çektik, ekte gönderiyorum. Tespitlerimizi aşağıda bulabilirsiniz:

Akbük’ün tek girişi olan yolun yarısı, bir işletme tarafından tel örgü ile bölünerek müşteriler için otopark olarak kullanılmak üzere özelleştirilmiş.

Plaj, girişte sakız ağaçlarının olduğu küçük bir bölümü hariç, Ula Belediyesi, Menteşe Belediyesi, Cennet Akbük’ü Koruma ve Yaşatma Derneği ve plajın hemen gerisinde yer alan birçok kafe ve restoran tarafından şezlong ve şemsiyeler konularak özel işletilmeye başlanmış. Bazı işletmeler de, restoranlarının önündeki kıyı alanını tahta platformlarla örtmüşler. Şezlonglar, şemsiyeler ve platformlar sahili tamamen kapattığı için vatandaşın ücret ödemeden havlusunu serebileceği, kullanabileceği alan bırakılmamış. Ayrıca bazı işletmelerin denizin içine masa, sandalye ve şezlonglar koyduğunu da gözlemledik.

Plajın geri planı tamamen restoran, kafe ve beach barlarla kapanmış, onların arkasında da otoparklar oluşturulmuş. Otoparklar oluşturulurken Azmak kenarındaki sazlıklar tahrip edilmiş, sulak alan doldurulmuş.

Tüm bu düzenlemelerden Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün bilgisinin ve izninin olduğunu, plajın girişindeki kuruma ait tabeladan anlayabiliyoruz. Tabelada adı geçen MUÇEV’in asıl imtiyaz sahibi olduğu anlaşılıyor.

Akbük’te kanalizasyon sistemi olmadığı, tuvaletlerin yeterli olmadığı düşünüldüğünde, Akbük Koyunda bakteri düzeyinin insan sağlığını tehdit edecek boyutlara çıkabileceği düşünülebilir.

 

Özetle

Kıyı kanunu yok sayılarak, halkın kıyı alanlarından ücretsiz ve eşit yararlanma hakkı gasp edilmiş.

Birçok koruma mevzuatı, bizzat yetkili ve sorumlu kurumlar tarafından çiğnenerek Akbük eko-sistemi tahrip edilmiş.

GÖKOVA Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer alan dünyanın göz bebeği “Cennet Akbük”, devlet kurumlarının, belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin ve özel işletmelerin işbirliği ile ranta yenik düşmüş, artık keyif alınabilecek bir doğa parçası olmaktan çıkmış.

Akbük örneğinde yaşananları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı SİT Alanlarının koruma derecelerini düşürerek imara açma girişimi ile birlikte değerlendirdiğimizde, tüm korunan alanlarımızı nasıl bir tehlikenin beklediğini daha iyi anlayabiliriz.

… (Serdar DENKTAŞ)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X