‘Hak, Hukuk, Adalet’ Söyleşisi Bodrum’da yapıldı

Önder Haber / Melih Kaşkar

‘Hak, Hukuk, Adalet’ Söyleşisi Bodrum’da yapıldı
Bu içerik 284 kez okundu.

CHP Bodrum İlçe Başkanlığı tarafından, Birleşik Haziran Hareketi Bodrum Meclisi’nin desteğiyle gerçekleştirilen, CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Anayasa Profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ile Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu ve ÖDP Başkanlar Heyeti üyesi Alper Taş’ın konuşmacı olarak katıldıkları, Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun yönettiği Hak, Hukuk, Adalet Söyleşisi, 21 Temmuz Cuma günü Bodrum’da yapıldı.

Bodrum Belediyesi Herodot Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşiye CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP’li Belediye Meclis Üyeleri, CHP Muğla İl Gençlik Kolları Başkanı Tufan Erkan Yakar, CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen ile çoğunluğu CHP ve ÖDP’li yurttaşlardan  oluşan yaklaşık beş yüz kişi katıldı.

 

Bodrumlulara teşekkür

CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, çok önceden planlanmış bir toplantının ertelenmiş olan bir oturumunu gerçekleştirmek için Bodrum’da olduklarını belirterek başladığı konuşmasında daha sonra özetle, “Anayasa referandumunda mühürsüz ve şaibeli olan ama meşru olmayan bir anayasa değişikliğini yaşadık hep birlikte. En azından 16’sından sonra bize en çok sorulan ‘Hayırcılar bir arada durabilirler miydi’ sorusu burada kendi cevabını bulmuş durumda. Bazı eylemler vardır ki, eylemin hareket noktası ve sonucu kadar kendisi de değerlidir. Hatta hareketin kendisi, sebebinden ve sonucundan daha değerlidir. Bu eylem; bir araya getirdikleri, verdiği mesajlar, cesaret, barış çığlığı ve ilham ile nice eylemlerden daha değerli ve başarılıdır. Bu eylemin sonuçları, süreç içerisinde belli olacak. Ama kendisi sonucu kadar, hatta sonucundan daha değerlidir. Baskıya, OHAL’e, her türlü yıldırmaya, işsizleştirmeye, karşıtlaştırmaya rağmen bir arada durabileceğimizi gösterdik. İnsanlar cesaretle ‘Adalet yürüyüşü’ne katıldılar. Ortak katların en küçüğünde Adalet arayışında birleştiler. Bu kısmı çok değerli. Biz bu anlamda bütün bu olanlara rağmen ‘Adalet yürüyüşü’ ne ve ‘Hayır’ kampanyasına verdikleri büyük destek için Bodrumlulara teşekkür ediyoruz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Halkın iktidarı kurulana kadar mücadelemiz devam edecek”

“Adalet yürüyüşü, bardağı taşıran son damla ile başlamış bir yürüyüştür. Bir milletvekilimiz tutuklanmıştır ve bu bizim için bardağı taşıran son damladır. Öncesinde gazetecilere ve basına yapılanlar, Kanun Hükmünde Kararnamelerle kurunun yanında yanan yaşlar, hukuk yolu kapalı olmak üzere kendisinin masumiyetini, suçsuzluğunu ispatlama imkanı bulamadan insanların bir kara çalınarak bir tarafta durmaları, gerçekten çok ciddi bir sıkıntı idi. Son olarak da Cumhuriyet Halk Partisi gibi Avrupa’nın en köklü, dünyanın da geçmiş ve tarih olarak üçüncü eski siyasi hareketinin görevdeki bir milletvekilinin tutuklanması, kolay kolay hazmedebileceğimiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tepkisiz kalabileceği bir şey değildi. Hep birlikte terk ettiğimiz meclis oturumundan sonra Sayın Genel Başkanımızın kararı ile böyle bir yürüyüşe başlamıştık. Yaşanan bütün hukuksuzluklara ve adalet talebinde, arayışında olan herkese ses olmak, herkese güç vermek ve Türkiye’de yaşananlara karşı adalet talebini hep beraber yükseltmek için yapılan bir yürüyüştü. Bu yürüyüş, fiziken İstanbul’da Maltepe’deki meydanda 432 kilometre yürüyerek son buldu, ama adalet yürüyüşü ve arayışı son bulmadı. Türkiye’ye adalet gelene kadar bu adaletsizlikleri ortaya çıkaran, bu adaletsizliklerden siyasi bir fayda uman ve bu adaletsizlikleri kendisine siyasi bir ranta çevirmeye çalışan, 15 Temmuz kanlı darbesini, 20 Temmuz darbesi ile araçsallaştırıp kendi iktidarını güçlendirmeye çalışan iktidar partisi, bu adaletsizliklerine son verene kadar ve Türkiye’de adaleti yeniden sağlayacak bir gerçek halkın iktidarı kurulana kadar mücadelemiz devam edecek. Bu yürüyüş, meşru olmayan bu anayasa değişikliğine karşı umutların tükenmediğini, demokrasinin, çok partili sistemin, kardeşçe ve barış içinde yaşamanın yeniden mümkün olduğunun ispatıdır, garantisidir.”

 

“Sokaktan vazgeçmeyeceğiz”

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Heyeti ve Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu Üyesi Alper Taş, tarihsel anlamı ile solun bugüne kadar genelde eşitlik kavramı üzerinden siyaset yaptığını ancak bu yürüyüş ile iktidar partisi tarafından istismar edilen “Adalet”  kavramını da AKP’nin elinden alarak solun hanesine yazdığını belirterek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok tarihsel, anlamlı etkili bir yürüyüş oldu. Durmamamız, devam ettirmemiz lazım. Sol, bu yürüyüş ile Adalet kavramını AKP’nin elinden aldı ve solun hanesine yazdı. Genelde Sol, eşitlik kavramı üzerinden mücadele yürütür. Sol, istismar edilen  Adalet kavramını Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden aldı. Şimdi bu yürüyüş devam etmeli ama kendini tekrar ederek değil, adaletsizliğin olduğu her yerde, adaletsizliğe karşı hep beraber mücadele ederek, hep beraber adaletsizliğe karşı adaleti savunarak, bu yürüyüşün bıraktığı izlerden yürümeye devam etmemiz lazım. Ne yapılabilir? İşte 24 Temmuz’da Cumhuriyet Gazetesi’nin davası var İstanbul’da. Bu önemli bir dava. Hepimiz adalet yürüyüşü gerçekleştirenler olarak, bu mahkemede olacağız ve Cumhuriyet Gazetesi üzerinden adaletsizliği işaret edeceğiz. Yani adaletsizlik sürdüğü müddetçe yürüyüş bitmez, bitmeyecek, bitmedi. Devam edeceğiz. Ama bunun biçimi, formunu hep beraber oturup konuşacağız. Bu konuda henüz netleşmiş bir programınız yok ama sokaktan vazgeçemeyiz. Sokaktan vazgeçmemek demek, sürekli yürüyüş, eylem yapmak değil, sokağı örgütlemek demektir.  Sokağın dışında siyaset yapma yolları tıkandı.  Türkiye’de doğal olarak, adalet için sokakta açtığı bu yolu devam ettirmemiz lazım. Tabii ‘Adalet yürüyüşü’ de kendiliğinden, birden ortaya çıkan bir yürüyüş değil. Ondan öncesi var: Gezi var. Gezinin biriken, Gezi’de ortaya çıkan dalganın yeniden boy vermesi aslında bu ‘Adalet yürüyüşü’. Öyle görüyoruz. Doğal olarak halkın kendi geleceğine sahip çıkması doğrultusunda bu kararlı adımlarla bunları büyütmeye devam edeceğiz.”

 

“Adalet Yürüyüşü, fikrî temellere oturtulmalı”…

Anayasa Profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ise konuşmasında, sokakta başlayan ‘adalet arayışı’nın fikri temellerle beslenmesi gerektiğine vurgu yaparak: “Adalet arayışı ilk kez Türkiye’de gördüğümüz en uzun soluklu bir yürüyüş oldu; bu bakımdan önemli. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun binlerce, yüz binlerce dışavurumu. Bu eylemi önemsemek gerekir. Fakat fikrî temelleri ile de desteklemek lazım. Bugün Bodrum’daki toplantı bunun bir göstergesidir. Çünkü Türkiye’de bir anayasal düzenden söz etmek zor. Hukuktan söz etmek zor. O bakımdan ‘Adalet yürüyüşü’ de zaten adaletsizlik, hak hukuksuzluk olgusuna, gerçeğine karşı bir tepki idi. O zaman biz bu eylemi hukuk düzeyinde pekiştirmek durumundayız. Hukuki başvuru yolları, hukukun konuşulması hem de bunu halkla birlikte salonlarda, meydanlarda konuşmak durumundayız. Mesela Bodrum’da böyle bir toplantı yapıyoruz ama Tunceli’de bütün toplantılar yasaklanmış. Bu neyi gösteriyor? Türkiye’de 2017 Temmuz’unda bir kapalı salon toplantısının bile yapılamayacağını, yapılamadığını, yapılamayabiliyor olduğunu gösteriyor. O zaman tabii ki biz bu yasaklara karşı da sesimizi bu tür ortamlarda birlikte etkinliklerde yükseltmek durumdayız” dedi. (Haber – Ekspres Gazetesi’nden yararlanılmıştır.)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X