“Önerge geri çekilsin!”

A. Kemal KAŞKAR -

“Önerge geri çekilsin!”
Bu içerik 242 kez okundu.

“İl ve İlçe müftülüklerine de evlendirme memurluğu yetkisi verilmesi” konusundaki yasa tasarısının Meclis’e sunulmasıyla birlikte başlayan tepkiler, tartışmalar sürüyor.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Muğla Barosu Başkanlığı Kadın Hakları Komisyonu, “Laiklik ilkesi benimsenmiş bir hukuk devletinde, müftülüklere evlendirme memurluğu yetkisi verilmesi halinde, laiklik ilkesinin zedeleneceği de unutulmamalıdır” denildi.  

Muğla Barosu Başkanlığı Kadın Hakları Komisyonu’nun açıklaması şöyle …

Evlendirme memurluğu yetkisi, hukukumuzda yasa ile düzenlenmiş olup, belediye başkanı veya bu işle görevlendireceği memur yetkili kılınmıştır. Ancak İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve meclise sunulan, Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısına eklenen 6-madde ile “İl ve İlçe müftülüklerine de evlendirme memurluğu” yetkisi verilmektedir. Tasarıda yer alan bu maddenin gerekçesinde, “vatandaşın evlenme işlenmelerini kolaylaştırmak ve daha hızlı hizmet almalarını sağlamak” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.

Tasarının gerekçesinin de tasarı kadar hukuki dayanaktan yoksun olduğu aşikardır.

Tasarının gerekçesi incelendiğinde akıllara şu sorular gelmektedir: Usûl ve yasaya uygun bir şekilde nikah memurlarınca yürütülen nikah kıyma işlemlerinde, müftülüklerin de yetkili kılınması ile ne amaçlanmaktadır? Neden evlenme işlemleri kolaylaştırılmak istenmektedir? Ülkemizde erken evlilik oranlarının yüksek olduğu dikkate alındığında, söz konusu tasarının yasalaşması halinde erken evliliklerin, kadın ve çocuklara yönelik tacizin, istismarın artacağı, medeni kanunun kadınlara getirdiği hakların zarar göreceği kanaatindeyiz.

Diğer yandan, tasarının 6. Maddesinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temel ilkelerinden olan laiklik ilkesi ile bağdaşmadığı açıktır. Laiklik ilkesi benimsenmiş bir hukuk devletinde, müftülüklere evlendirme memurluğu yetkisi verilmesi halinde, laiklik ilkesinin zedeleneceği de unutulmamalıdır.

Tüm bunlara ek olarak, ‘vatandaşın evlenme işlemlerini kolaylaştırmak’ gibi bir gerekçenin, hukuki bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini belirtmek isteriz.

Muğla Barosu Başkanlığı Kadın Hakları Komisyonu olarak böyle bir tasarının yasalaştırılması adına hiçbir gerekçenin varlığını kabul etmediğimizi, bu hususta en büyük temennimizin, mevzuata ve laiklik ilkesine açıkça aykırı olan bu tasarının, yalnızca bir kanun tasarı olarak  kalması yönünde olduğunu belirtmek isteriz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

“Bu yapılanlar din

devletine giden yolun

önünü açmaktadır”

Bu konuda bir ‘itiraz açıklaması’ da Cumhuriyet Kadınları Derneği, Emek Benim Kadın Derneği, HDK, Karya Kadın Derneği, KESK Kadın Komisyonu, Menteşe Kent Konseyi Kadın Meclisi, Sınır Tanımayan Kadınlar Derneği ve SYKP tarafından yapıldı.

Ortak açıklamada şu görüşler dile getirildi:

AKP hükümeti, geçen yıl istismarcılara kız çocuklarıyla evlenmeleri durumunda cezalarının ortadan kaldırılacağına ilişkin af düzenlemesi getirmek istemiş ancak kadın örgütlerinin tepkileri üzerine bu tasarı geri çekilmişti.

Hükümet bu kez istismarcıların tespitini zorlaştırarak, kız çocuklarına yönelik istismarda bulunanların yargı önünden kaçırılmasını sağlayacak bir tasarı getiriyor.

AKP hükümeti tarafından, nüfus hizmetleri kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören yasa tasarısı Meclis’e sunuldu. Yasa tasarısına göre il ve ilçe müftülerinin nikâh kıyabileceğine ilişkin bir düzenleme getirildi.

Ayrıca bir diğer değişiklikle bundan böyle sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılarak kız çocuklarının yaptıkları doğumların bildirimine ilişkin zorunluluk ortadan kalkıyor.

Bu tasarı Meclis’ten geçerse, kız çocuklarının doğum bildirimleri yapılamayacağından istismarcılar yargılanamayacak, kız çocuklarına yönelik istismar da görünmez kılınacaktır.

Bu tasarıyla çocuk evliliklerinin önündeki son bariyer yıkılmaya çalışılmaktadır.

Bu tasarı, kadın ve çocuk haklarına vurulacak bir darbedir.

Bu tasarıya göre imamlara verilecek nikah yetkisi ile laikliğin içinin boşaltılması hedeflenmektedir. Bu yapılanlar din devletine giden yolun önünü açmaktadır.

Bu vahim yanlıştan dönülmesi için başta tüm kadınları, TBMM’deki tüm siyasi partileri, basın ve medya kuruluşlarını ve duyarlı tüm kamuoyunu; Kadın ve çocukların mevcut yasal haklarını korumak için verilen mücadeleye destek olmaya, Önergenin geri çekilmesi için sesimize ses vermeye çağırıyoruz!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X