‘Yöremizde Deprem Gerçeği’

Adem KANKAYNAR -

‘Yöremizde Deprem Gerçeği’
Bu içerik 763 kez okundu.

Milas Ticaret ve Sanayi Odası (MİTSO) tarafından düzenlenen ve deprem konusunda ülkemizin en önemli bilim adamlarından biri olan Prof. Dr. Ali Koçyiğit tarafından verilen konferansta, 21 Temmuz 2017 tarihinde bölgemizde meydana gelen deprem sonrasındaki gelişmeler gözler önüne serildi.

Koçyiğit, deprem haritasıyla konuyu aktarırken, özellikle yumuşak zemin üzerine yapılan yapılaşmalara izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

MİTSO Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferans, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. Daha sonra, etkinliğin düzenlenmesine ev sahipliği yapan MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer yaptığı konuşmada, 21 Temmuz’da meydana gelen deprem sonrası Oda olarak neler yapabiliriz diye düşündüklerini ve konunun, ülke genelindeki sayılı uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Ali Koçyiğit’in bölgemizde olduğunu öğrendiklerini ve kendisiyle irtibata geçip bugünkü etkinliğin düzenlenmesini sağladıklarını belirterek, “Bir süredir yöremizde meydana gelen depremler hepimizi kaygılandırıyor. Cevabını bulamadığımız sorular artıyor, merakımız artıyor. Dolayısıyla sorularımıza açık cevaplar bulamadığımız için kaygılarımız da giderek artıyor. Hepinizin de bildiği gibi 21 Temmuz’da bölgemizde çok ciddi bir deprem yaşadık. O tarihte bir kez daha deprem gerçeğiyle yüzleştik. Depremin ardından meslek komitelerimiz ve bazı üyelerimizle yaptığımız görüşmelerde acaba bu konuda neler yapabiliriz diye tartıştık. Bir mimar dostum bana, Prof. Dr. Ali Koçyiğit hocamızın bölgemizde olduğunu söyledi ve biz hemen kendisiyle irtibata geçtik. Sağolsunlar bizi kırmadılar, kabul ettiler ve o gün bu konuda bize önemli bilgiler aktardılar. O gün bizlere aktarılan bilgilerin daha detaylı bir şekilde kamuoyuna aktarılması gerektiğine karar verdik ve bugün, bu konuyu enine boyuna konuşmak üzere bu etkinliği düzenledik. Ali Koçyiğit hocam, yörenin deprem haritasını çıkaran 3 kişiden biri olması nedeniyle, aklımızdaki tüm sorulara yanıt verebilecek bir konumda” diyerek, başta konferansa konuşmacı olarak katılan Koçyiğit’e ve salondaki konuklara teşekkür etti.

“Yumuşak zeminde yapılaşmaya izin verilmemesi gerekir!”

Ardından, Prof. Dr. Ali Koçyiğit’in özgeçmişi okunarak, deprem konusundaki çalışmaları salondakilerle paylaşıldı ve ardından kürsüye davet edildi.

Konuşmasını slayt gösterimi eşliğinde yapan ve geçmişten günümüze hem ülke genelindeki önemli depremler, hem de son yıllarda bölgemizde meydana gelen depremleri, deprem haritası üzerinde anlatan Prof. Koçyiğit, 21 Temmuz’daki depremin ardından meydana gelen ve artçı olarak tabir edilen irili-ufaklı depremlerin bazılarının artçı olmadığını, bağımsız depremler olduğunu söyledi.

Meydana gelen depremleri dar ve geniş ölçekli haritalar üzerinde anlatan Koçyiğit, birçok konuda kamuoyunda doğru sanılan birçok bilginin yanlış olduğuna dikkat çekerek; “Örneğin bir depremde çok katlı binaların, tek katlı binalara göre daha çok hasar alacağı bilinir. Bu görüş tam anlamıyla doğruyu yansıtmaz. Eğer çok katlı binanın temeli sağlamsa, bazı çatlaklar oluşsa da bütünüyle yıkılmayabilir. Bilinenin tersine, depreme yakın olan binalardan az katlılar daha fazla zarar görürler. Depremde belki de en önemli etken, yapıların yapıldığı zemindir. Kaya zeminlerde yapılan binalar depremden daha az etkilenirler. Tek ya da çok katlı yapıların yapıldığı alan yumuşak zeminse aslında burada yapılaşmaya izin verilmemesi gerekir. Diyelim ki yapıldı, o zaman temelinin sağlam olması gerekir” dedi.

“Bilinen fay hatlarının üzerinde yapılaşmadan kaçınılmalı”

Yumuşak zemin olan yerlerde yapılaşmaya izin verilmemesinin yanı sıra, eğer bölgenin deprem haritası çıkarılmış ve bu haritada fay hatların nerelerde bulunduğu belirlenmişse, fay hatlarının üzerinde de yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini söyleyen Koçyiğit; “Bu tür alanlar, imar planı üzerinde işaretlenmeli ve asla yapılaşmaya izin verilmemeli. Bu konuda yerel yönetimler daha duyarlı davranmalı” dedi.

“Deprem riski, fay hattı, deprem öngörüsü, deprem analizi…”

Prof. Dr. Ali Koçyiğit, deprem konusunda uzun yıllar çalışma yaptığını, yaptığı çalışmaları ulusal ve uluslararası alanda yayınladığını belirterek; “Bu anlamda 21 Temmuz’dan itibaren sürekli meydana gelen depremleri yerel kaynaklardan ve uluslararası kaynaklardan takip ediyorum. Edindiğim bilgileri haritaya aktarıyor, sonrasındaki gelişmelerin neler olabileceği konusunda öngörü sahibi olmaya çalışıyorum. Zaten bilimsel anlamda böyle çalışılması gerekiyor” diyerek; deprem nedir, deprem riski, fay hattı, deprem öngörüsü, deprem analizi gibi teknik terimleri, anlaşılabilir bir dille salondakilere aktardı.

Prof. Koçyiğit, Milas’ın içi ve çevresindeki fay hatlarının en fazla 5.8 büyüklüğünde deprem üretebileceğini belirtirken, Milas ovasının alüvyon dolgu olduğunu ve buraların gevşek zemin niteliğinde olması nedeniyle depremde daha tehlikeli yerler olduğunun altını çizerken, Ören’in ise hem altındaki ve çevresindeki fay hatları, hem de gevşek alüvyon dolgu alanı olması nedeniyle, bundan sonra yapılacak yapıların sağlam zeminli bölgelere çekilmesi gereğinin altını çizdi.

Profesör Koçyiğit tarafından yapılan sunumun ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Gazetemiz yayına hazırlandığı sıralarda, soru-cevap bölümleri devam ediyordu …

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X