“2017 - 2018 Eğitim Öğretim Yılı başlarken”

Kemal KOCABAŞ -

“2017 - 2018 Eğitim Öğretim Yılı başlarken”
Bu içerik 336 kez okundu.

Yeni eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği tarafından bir açıklama yapıldı. YKKED Başkanı, Gazetemiz Yazarı Prof. Dr. Kemal Kocabaş tarafından gazetemize iletilen açıklama şöyle …

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED), ülke çapında 21 şubesi ve temsilcilikleriyle beraber Köy Enstitüleri düşünsel ve kültürel mirası üzerinden çalışmalar yapan, eğitimin temel bir hak olduğu bilinciyle; tarafını “laik, demokratik, bilimsel ve karma” eğitimden yana belirlemiş ve bu konuda toplumsal sorumluluk almış bir eğitim-kültür örgütüdür.

Eğitim sisteminin güncel durumuna ilişkin itirazlarımız ve taleplerimiz

Bu sorumluluğumuz gereği, her yıl olduğu gibi bu eğitim - öğretim yılı başında da eğitim sisteminin güncel durumuna ilişkin itirazlarımızı ve taleplerimizi dile getiren görüşlerimizi kamuoyuna sunmak istiyoruz.

18 Eylül 2017 günü yaklaşık 21 milyon okulöncesi, ilk ve ortaöğrenim; yaklaşık dört milyon üniversite öğrencisi ve bir milyona yaklaşan öğretmen ve öğretim üyemiz yani ülke nüfusunun eğitim öğretim etkinliği içinde yer alan yaklaşık üçte biri okula merhaba ve “günaydın” diyecek.

Eğitim raporları, sınav sonuçları ve yapılan bilimsel araştırmalar; eğitim sistemimizin, çocuklarımızın özlemlerine, umutlarına, arayışlarına yanıt verebilmenin çok uzağında kaldığını göstermektedir. Bunun bizce en önemli nedeni, özellikle son 15 yıldır uygulanan akıl ve bilim dışı politikalarla “dinselleştirilen, piyasalaştırılan” ve böylece çağdaş niteliğini tümüyle kaybeden eğitim sistemimizdir. Niteliğini kaybetmiş, çocuklarımızı dönüştüremeyen, evrensel ölçütlere taşıyamayan, onların özgür bireyler olmasını sağlayamayan, insan hakları ve dayanışma için farkındalık üretemeyen bir eğitim sistemi, doğaldır ki eşitsizlik/adaletsizlik üretecektir. Bunlara eklenen toplumsal sorumluluğunun ve işlevinin farkında olmayan ya da bunu önemsemeyen öğretmen profili ile birlikte giderek ışığını kaybeden bir eğitim sistemi ülkenin geleceğini karartmaktadır.

Eğitim sistemi “laik ve bilimsel” olmalı

Ülkenin kalkınması için gerekli insan gücünü sağlayacak eğitim sisteminin “laik ve bilimsel” olması gereği tüm eğitbilimcilerin ön kabulüdür. Oysa eğitim sistemimiz yönetimiyle, öğretmeniyle, okullarıyla, dersleriyle ve müfredatla giderek bu ön kabulden uzaklaşmaktadır. Ülkenin eğitim politikasını belirleyenler; özgün bilimsel çalışmalar yapmak yerine, sürekli başka ülkelerin sistemlerine öykünerek, son 9 ayda müfredatla ilgili kararı üç kez değiştirerek, öğrencileri imam hatip okullarına yönlendirerek, gerici, cinsiyetçi ders kitapları hazırlatarak ve yardımcı kitap diye bilimden uzak bir takım metinleri teşvik ederek eğitimin bilimden uzaklaştırılmasına çanak tutmakta hatta bunu kendi elleriyle yapmaktadır. YKKED olarak; eğitim politikalarının ve bütün olarak eğitim sisteminin bilimden uzaklaştırılmasına itirazımız var.

Eğitim dünyasında, yurtlarda tarikat ve cemaatlere alan açılmamalıdır

Son bir yıl, kamucu eğitim-kültür politikalarının, aklın ve bilimin yol göstericiliğinin tümüyle terk edildiği, gericiliğin kurumsallaştığı bir dönem olmuştur. Yoğunlaştırılmış din eğitiminin, diyanet ve özel vakıflar tarafından açılan ve 3 yaşındaki çocukları kabul eden sıbyan mekteplerinin, okullara açılan zorunlu mescitlerin, müfredata konulan din için savaş anlamına gelen cihat kavramlarının İŞİD ve El Kaide’ye taban yaratacağı açıktır. FETÖ olayından ders çıkaramazsak, okul ve cami işlevlerini birbirine karıştırırsak, ülkemizin karanlık bir sarmala doğru yol alacağını unutmamalıyız. Ülkenin yarısını dışlayarak, ötekileştirerek dinselleştirilmiş eğitimi yurttaşlara dayatmak insan hakları ihlalidir, adalet ve vicdanlarını yaralayan yaklaşımlardır.

Bu nedenle eğitim dünyasında, yurtlarda tarikat ve cemaatlere alan açılmamalıdır. Cemaat ve tarikatlar kamusal eğitimde asla yer almamalıdır. Sosyal devlet tüm çocuklarımızın eğitim hakkının gerçekleşmesi için gerekli her tür yatırımı yapmalıdır. YKKED olarak çocuklarımıza aydınlık pencere açmayan, onların umutlarını yok eden bu geri, inanç eksenli, cinsiyetçi eğitim politikalarına itirazımız var.

Eğitimin piyasalaştırılmasına itirazımız var

Türkiye’de en varsıl % 10’luk dilimden ailelerin eğitime ayırdığı kaynak, en yoksul % 10’luk dilimden ailelerin eğitime ayırdığı kaynağın 78 katı olmuştur. Özel okul ve bu okullardaki öğrenci sayısı hızla artmaktadır. Ücretsiz dağıtılan ders kitaplarının basımı için şirketlere sadece bu yıl için 457 milyon TL aktarıldığı basında yer almıştır. 2 milyonu aşkın öğrencinin yoksulluk ya da körüklenen cinsiyetçi politikalar nedeniyle örgün eğitimin dışında bırakıldığı bilinmektedir. YKKED olarak; eğitimin bu biçimde özelleşmesine ve piyasalaştırılmasına itirazımız var.

Talep ediyoruz …

Bu bağlamda:

-Eğitimin tüm basamaklarında Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri ve “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar” yetiştirme ilkesinin temel alınmasını,

-Eğitimin siyaset kurumunun arka bahçesi olması durumundan kurtularak bağımsızlaşması ve özgürleşmesini,

-Yeni dönemde rasyonel olmayan, öğrencilere imam hatip dayatmasından, çoğu okulu imam hatipe dönüştürme anlayışından vazgeçilmesini,

-Okul öncesi eğitiminin zorunlu hale getirilmesini, sıbyan mektepleri ve diyanetin okul öncesi kuran kurslarının kapatılmasını,

-Topluma dayatılan bilim dışı müfredatın geri çekilmesini, derslerin ve müfredatın laik, bilimsel, demokratik bir anlayışla yeniden düzenlenmesini,

-Özgünlüğünü ve özgürlüğünü kaybederek siyasal iktidarın arka bahçesi haline getirilen üniversiteler bir an önce akıl ve bilimin merkezleri haline dönüştürülmeli, üniversitelerdeki görevlerine son verilen akademisyenler görevlerine iade edilmelidir.

-Öğretmen yetiştirmenin niteliği ve pedagojinin evrensel ölçütleri ve ülkenin zengin deneyimlerini öne çıkaran bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını.

-Taşımalı eğitim nedeniyle kapatılan köy okullarının yeniden düzenlenerek, halk eğitimi anlamında eğitsel - kültürel işlevini sürdürmesini,

-Ülkenin az gelişmiş bölgelerinde eğitim hakkını hayata geçiren YİBO’ların hem program, hem de donanım olarak gözden geçirilerek yoksul halk çocukları için eğitime açılan aydınlık eğitim kurumlarına dönüştürülmesi,

-Öğretmen atamalarının parti devleti anlayışıyla ve mülakatla değil, nesnel kriterlerle ve daha çok sayıda yapılmasını,

-Okullarda yeni eğitim - öğretim yılında yandaş sendika üyesi olma dışında bir niteliği olmayan okul yöneticilerinin liyakat sistemine yönelik çalışmalarla değiştirilmesini,

-Öğrenciler için adil ve güvenilir bir seçme ve yerleştirme sisteminin acilen kurulmasıni,

-Tüm bu süreçlerde kız öğrencilere ve yoksul halk çocuklarına yönelik pozitif ayrımcı politikaların temel alınmasını,

-Okul öncesinden üniversiteye eğitim yatırımlarına, ders kitaplarının hazırlanmasından eğitim yöneticilerinin belirlenmesine kadar yapılacak her çalışmada tüm paydaşların, eğitim sendikalarının, derneklerinin görüş, düşünce ve önerilerinin alınmasını,

-Ülkemiz, çocuklarımız ve geleceğimiz için eğitimin, tıpkı Köy Enstitülerinde olduğu gibi eğitimin herkes için temel bir hak olmasını öne çıkaran, nitelikli eğitimi temel alan, yaşamla barışık, bilimsel düşünme becerisi kazanmış, demokratik bir ülkenin eşit, özgür ve üretici yurttaşı haline dönüştürecek bireyler yetiştirmeyi hedef alan bireyler yetiştiren bir hale gelmesini sağlayacak “Eğitim Reformu” tartışmasının gündeme acilen alınmasını talep ediyoruz.

YKKED, tüm bu sorunlar karşısında ülkemizin aydınlık geleceği adına eğitim reformu talebinin takipçisidir. Okullarımızdan ulusaldan evrensele umutların, sevgilerin, başarının, sanatın, kültürün ve bilimin ışığının yayılması dileğiyle, tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize, eğitim çalışanlarımıza yeni öğrenim döneminde başarılar diliyoruz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X