“Turizmi Teşvik: Doğal SİTler için tehdit!”

ÖNDER Haber / A. Kemal KAŞKAR -

“Turizmi Teşvik: Doğal SİTler için tehdit!”
Bu içerik 161 kez okundu.

Muğla Çevre Platformu’nun, Marmaris Belediyesi Başkan Yardımcısı İsmet Kamil Öner, Marmaris Kent Konseyi Başkanı Av. Necmettin Yankol’un da aralarında bulunduğu yaklaşık seksen MUÇEP üyesinin katıldığı 9’uncu Meclis toplantısı, 4 Kasım’da Marmaris Armutalan Kültür Merkezi’nde yapıldı.

 

Koruma-Kullanma Dengesi ‘kullanma’ yönünde bozuldu

Marmaris Belediyesi Başkan Yardımcısı İsmet Kamil Öner, toplantının başlangıcında yaptığı hoş geldiniz konuşmasında, Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin oybirliğiyle reddettiği Doğal Sit Alanları Değişikliğine gerekli tepkinin konmasının önemli olduğunu ve MUÇEP’in de bunu layığıyla yaptığını belirterek, “Devlet, koruma-kullanma dengesinden bahsetmesine rağmen, genellikle uygulamalarını ‘kullanma’ yönünde gerçekleştiriyor. Talep edenlere, devletin ormanı, kıyıları kolayca tahsis ediliyor. Örneğin, Marmaris körfezinde 32 adet su sporları merkezi var. Koruma statülerinin değişimi ile birlikte, sadece kıyı alanları yapılaşmaya açılmakla kalmayacak, yeni deniz yapıları ortaya çıkacak. Bunlar da körfezin kullanım kapasitesinin üstünde olacak” dedi.

 

Turizmi Teşvik Kanunu: Doğal SİTleri tehdit ediyor

MUÇEP üyesi, Hukukçu Güngör Erçil, toplantıda yaptığı sunumda, Turizmi Teşvik Kanunu kriterlerinin önemine dikkat çekerek, “Turizmi Teşvik Kanunu’nun belirlediği kriterlere göre, her türlü koruma alanında üstünlük bu kanundadır. Dolayısı ile turizm teşvik belgesini alan firma doğal sit derecelendirmesinin dışındadır ve dilediği tesisi yapabilir” diyerek, yaşam alanlarımızın önünde tehdit olarak bu yasanın ve uygulamalarının hassasiyetle takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.

 

‘Eşgüdüm’ yok!

MUÇEP üyesi, Hukukçu Mehmet Çilsal ise, Gökova’nın, ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ olmasına rağmen, askıya bile çıkmadan uygulamaya geçilen SİT değişikliklerinin iptal edilmesi için Mimarlar Odası tarafından açılan davaya, belediyelerin de müdahil olmasının davaya anlamlı bir katkı sunabileceğini belirtti.

10 Ekim’de Aydın’da, 11 Ekim’de de Muğla’da yapılan ‘Muğla Bütünleşik Kıyı Planlama Toplantıları’nda yaşananları özetleyen MUÇEP Üyesi Şamil Tuncay Beştoy ise, tüm koruma alanları için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın üç ayrı çalışma yürüttüğünü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kendi içinde ayrıca “Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu”, “Bütünleşik Kıyı Planlama Çalışması”, “İklim Değişikliğine Karşı Tehlikeye Giren Türler Çalışması” olmak üzere üç ayrı çalışma yaptığını/yaptırdığını, ancak bütün bu birimlerin ve çalışmaların birbirleriyle eşgüdümlü yapılamadığının ortaya çıktığını belirttti.

 

Bilgi edinme ve karar alma süreçlerine katılma hakları ihlal ediliyor

MUÇEP Üyesi Serdar Denktaş da, Sit Alanlarının Yeniden Değerlendirilmesi Sürecinde Uluslararası Sözleşme İhlalleri hakkında bir sunum yaparak, “Mevcut durum, Barselona ve Aarhus Sözleşmelerine istinaden, yurttaşların bilgi edinme ve çevre ile ilgili karar alma süreçlerine katılma haklarının ihlalidir. Ve yine, Rio sözleşmesine göre, doğanın korunması ve Bern Sözleşmesine göre ise biyoçeşitliliğin korunması konusunda ihlaller vardır. Özel Çevre Koruma Kurulu ise, Barselona Sözleşmesi gereği kurulmuştur” dedi.

 

Okluk’ta Doğal SİT çiğnenmiştir!

Öğleden sonra yapılan oturumun gündemindeki konu ise, Cumhurbaşkanlığı yazlık konutunun yapılmakta olduğu Okluk Koyu idi. MUÇEP’liler, Muğla’nın diğer sorunlu alanları kadar, Okluk’taki doğal sit alanlarının, uygulamaya konan Gökova Paftası ile yok sayılmasının önemini bir kez daha vurgulayarak, açılan dava sürecinin takipçisi ve müdahili olduklarına/olacaklarına dikkat çektiler.

MUÇEPliler, Çevre Bakanlığı tarafindan ısrarla saklanan ve sitlerin değişikliğine gerekçe olarak gösterilen “Dört Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Rapor” açıklanıp, sivil toplumun sürece en başından katılımı sağlanıncaya kadar mücadelelerini sürdürme yönündeki kararlılıklarını da tekrar tekrar dile getirdiler.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X