“Sesimizi duyacak kimse yok!”

Adem KANKAYNAR -

“Sesimizi duyacak kimse yok!”
Bu içerik 2261 kez okundu.

Her yıl olduğu gibi 2 ay önce başlayan yeni eğitim - öğretim yılında da yine birçok sorun yaşanıyor. Bu sorunlardan belki de en önemlisini ‘Taşımalı Eğitim’in baş aktörleri servis sağlayıcılar yaşıyorlar …

Her yıl yenilenen ihale şartları, araçlarda yapılması istenen değişiklikler, servis şoförü-hostes vb. konular, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da gündemin başında yer alıyor. Eylül ayından bu yana Milas Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce birkaç defa toplantılar yapılmış, değişen yönetmelik ve yeni gelen genelgelerle servis sağlayıcılardan istenilenler iletilmiş ve belirtilen süre içinde bu isteklerin yerine getirilmesinin gerektiği anlatılmıştı. Her değişiklik yeni bir maliyet getirirken; ağır vergi yükü, sürekli artan akaryakıt fiyatları, personel maaşı ve araçların bakım masraflarının artık dayanılmaz bir hal aldığını belirtem şoför esnafı, ‘iflas bayrağını’ çekmek üzere!..

 

“Zararımız her geçen gün artıyor”

“İhalenin yapıldığında mazotun litre fiyatı 4.39 iken, KDV’si çıkartılıp bizimle 3.72’den hesaplanarak ihaleye çıkıldı. Biz mazotu KDV’siz almıyoruz ki! Neden böyle bir uygulama yapılıyor? Şu anda mazotun litresini 5.16’dan alıyoruz. Arada 1.44 lira fark var ve biz bu farkı cebimizden ödüyoruz. Öte yandan Milli Eğitim güzergâhtaki araç tip ve fiyatları 20/29 kişilik araç üzerinden fiyatlandırılıp ihaleye çıktı. Şartnameye göre 29 kişilik araç için ödenen asgari ücret 60 lira.

Oysa bölge olarak bizim 29 kişilik araçlarımız yok. Genellikle 16 kişilik araçlarımız var. Biz bu sayıya 2 araçla ulaşıyoruz. Yani 60+60 120 lira öderken, 60 lira iade alıyoruz. Arada, 60 lira kaybımız var. Buna ilaveten personel giderleri, ağır vergi yükü ve araçların bakımları için harcanan ciddi bir maliyet var. Üstüne üstlük sürekli yayınlanan genelge ve değişen yönetmeliklere bizlerin uyması isteniyor. Örneğin sadece araç kamerası için istenilen rakam 1000 dolar… Kaldı ki henüz bu cihazlar ülkemizde yok, sadece bir firma aracılığıyla yurda getirilip dağıtılıyor. Yani ortada kaliteyi arttıracak, fiyatı düşürecek rekabet ortamı da yok. Ve bu cihazın takılması için bizlere kısa bir süre veriliyor” diyen servis sağlayıcıları, her araç için sadece bugünkü rakamlarla 4 bin liralık bir kamera giderinin olacağını söylüyor. Taşıma firmalarındaki araç sayısı düşünüldüğünde bir firmanın kamera için harcaması gereken miktar yaklaşık 100 bin lira …

 

Son gün için Bakanlık 3 Eylül 2018 derken, Büyükşehir Belediyesi 28 Şubat 2018 diyor!

Kaldı ki yönetmelikte belirtilen araç iç-dış kamera sistemi Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından uygun görüldü, bakanlığın verdiği süre 3 Eylül 2018 olduğundan mıdır, yoksa diğer firmaların bilgisi olmadığından mıdır bilinmez, tek firmayla anlaşılarak rekabet ortamı ortadan kaldırılıyor. Fiyat yüksek! Süre uzatılırsa diğer firmalar da devreye girecek ve rekabet ortamı gelişecek. Bu durumdan da şoför esnafı yararlanacak ama Büyükşehir, 28 Şubat son gün diyor. Ne yapacağımızı şaşırdık.

Bu 4 bin liranın içinde koltuk sensörü maliyeti yok. Bunun nasıl bir sistem olacağını da bilen yokken, yönetmelik bakanlık tarafından 3 Eylül 2018 tarihine kadar süre veriyor, Muğla Büyükşehir Belediyesi ise ‘28 Şubat 2018 tarihine kadar bu eksikliği giderin’ diyor. Takmayan araçlar ‘Çalışma İzin Belgesi ve Araç Uygunluk Belgesi’ni alamayacak. Sonra da cezai işlemler başlayacak. Biz bu belgeleri alamazsak, araç güzergâh belgesini de almamız mümkün değil. Bu da çalışamayacağımız anlamına geliyor. Yakalandığımız zaman anında aracımız trafikten men edilecek ve ciddi rakamlarda para cezası kesilecek” diyen servis sağlayıcılar her konuda faturanın kendilerine çıkarıldığını ileri sürüyorlar ...

 

Her şey bizden bekleniyor …

Milli Eğitim ve diğer ilgili kurumların değişen yönetmeliklerle ilgili sürekli bilgi verdiğini, ancak o yönetmelikle kendileri kadar okulların da yapması gereken şeylerin olduğunu belirten servisçiler, “Örneğin okul önlerinde servisler için durma, öğrenci indirme ve öğrenci alma, yardımcı personel için bekleme yerleri gibi yerine getirilmesi zorunlu olan kalemler yönetmelikte var ama bu koşullar yerine getirilmiyor. Bizden yönetmeliklere uymamız isteniyor fakat kendileri yönetmelikte geçen koşulları göz ardı ediyor” diyerek, kural varsa herkesin uyması gerektiğine dikkat çekiyorlar.

 

Kesilen trafik cezaları dağ gibi birikti …

Servis sağlayıcılarının bir başka sorunu ise, eğitim - öğretimin başladığı günden bu yana araçlarına özellikle Sakarya İlk ve Orta Okulu önündeki ‘döner kavşak’ta uygunsuz park edildiği gerekçesiyle Mobese aracılığıyla kesilen trafik cezaları …

“Her gün en az iki kere biz o okulun önünde durup öğrencileri indirip bindirmek zorundayız. Bizlere ayrılan bir bölüm yok. Dolayısıyla birkaç dakikalığına da olsa trafiği aksatmak, uygunsuz olduğunu bildiğimiz halde park etmek durumundayız. Okul idarecileri, İlçe Milli Eğitim ya da diğer ilgili kurumlar çözüm üretmezken, çözümü bizden bekliyorlar. Zaten ekonomik zorluklarla bu işi yapıyoruz, yetmiyormuş gibi birbirini takip eden günlerde araçlarımıza kesilen park cezaları geliyor” diyerek sorunların içinden çıkamaz hale geldiklerini söylüyorlar.

 

Yağmurlu havada hem biz hem de çocuklar mağdur oluyor

İçinde bulunduğumuz kış aylarında karşılaştıkları bir başka sorunun ise yağışlı havalarda meydana geldiğini belirten servis sağlayıcıları, “Çocuklar servisin gelmesini beklerken ıslanıyor. Araç yanaştığında binmek için koşuyorlar, bu defa da başka problemler orta çıkıyor. Kimisi düşme tehlikesi geçiriyor, kimisi de diğer araçların arasından geçerek bir an önce servise binmeye çalışıyor. Orada görevli hostes var ancak birkaç saniye içinde çocuklar hep birlikte hareket ediyor ve kimi kontrol edeceğinizi şaşırıyorsunuz” diyerek, ilgililerden bir an önce öğrencilerin sağlıklı bir şekilde binip inebilecekleri yerlerin yapımı ve araçların da park sorununun çözülmesini istiyorlar ...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X