2017 yılı değerlendirmesi ve 2018’e ilişkin beklentiler

ÖNDER Haber / A. Kemal KAŞKAR -

2017 yılı değerlendirmesi ve 2018’e ilişkin beklentiler
Bu içerik 509 kez okundu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda 2017 yılını değerlendirip tarım üreticilerinin 2018’e ilişkin beklentilerini dile getirdiği bir açıklama yaptı.

Açıklamasında üretici ve market fiyatlarını da ele alan Bayraktar, 2017 yılında, markette 38 ürünün 25’inde fiyat artışı, 13’ünde fiyat azalışı, üretimde ise 34 ürünün 18’inde fiyat artışı, 16’sında ise fiyat azalışı meydana geldiğini belirterek, “Zeytinyağında artan tüketimin yanı sıra ihracatta yaşanan artış, fiyatlarda artışa yol açtı” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

 

Hem çiftçi hem de tüketici mağdur

“Üretici ile market fiyatları arasındaki tutarsızlık sürüyor. Bu durum sürdürülemez. Devam ederse, önünde sonunda çiftçimizin üretimden kaçınmasıyla sonuçlanır. Çiftçimiz de istikrarlı bir gelir elde etmeli, tüketicimiz de makul fiyatlarla ürün tüketebilmelidir. Görünen o ki 2017 yılında da tüketicimiz, üretici fiyatlarının çok üzerinde bir bedelle ürün alabilmiştir. Mevcut durumdan hem çiftçimiz hem de tüketicimiz mağdurdur.”

 

İthalat önemli bir sorun

Ülkemiz tarımının gerçekleştirdiği üretim, sağladığı istihdam ve ihracatla ülke ekonomisindeki önemini koruduğunu, 2017 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla tarımın gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki payının, 2016 yılındaki gibi yüzde 6,2 düzeyinde gerçekleştiğini ve 2016 yılının tamamında yüzde 2,6 küçülen tarım sektörünün 2017’nin Ocak-Eylül döneminde yüzde 3,3 büyüme yaşadığını belirten Bayraktar, “Tarımdaki büyümenin temel nedeni, baz etkisinin yanı sıra bitkisel üretimde yaşanan artış oldu. Yalnız, tarımdaki ithalat önemli bir sorun haline gelmeye başlamıştır. İthalat, ihracattan daha fazla artmakta, tarımın verdiği dış ticaret fazlası azalmaktadır. Acilen tarım ve gıdadaki ithalat artışına önlem alınmalı, yurt içi üretim daha fazla desteklenmelidir. Mazot, gübre, tohum, ilaç, elektrik gibi girdiler tarımın önemli maliyet unsurlarıdır. Üretim maliyetlerinin azaltılması, girdi fiyatlarının makul düzeylere çekilmesi gerekmektedir” dedi.

 

Prim destekleri

Açıklamasını, 2018 yılında prim desteklerine ilişkin artış tahminlerini dile getirerek sürdüren Bayraktar, gübre fiyatlarındaki çok yüksek artışa da dikkat çekerek, “Gübre kullanımının sürdürülebilir olması için gübre fiyatlarının makul seviyelerde olması gerekmektedir. Fiyatlarındaki yüksek artış, çiftçi gelirlerinin azalmasına, gübre kullanımından kaçınmasına neden olmaktadır. Bu durum ise üründe verim ve kaliteyi olumsuz etkilemekte, çiftçiyi ekonomik olarak zorlamaktadır. Açıklandığı gibi gübre bedelinin yüzde 40’ı destek olarak verilmelidir” dedi.

Enerji, tohum gibi daha birçok girdide yaşanan sorunlara değinen Bayraktar, daha sonra sözlerini 2018’deki beklentilere getirip özetle şunları söyledi:

“Çiftçimiz, bütçe olanakları çerçevesinde desteklense de rekabet içinde olduğumuz ülkelerin çiftçileri göz önüne alındığında destek tutarı yetersiz kalmaktadır. Çiftçimize verilen doğrudan desteklerin Tarım Kanununda öngörüldüğü gibi gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1’ine çıkarılması, sektörümüzün önünü açacak önemli bir gelişme olacaktır. Desteklerdeki önemli bir husus da destek ödemelerinden kesinti yapılıyor olmasıdır. Çiftçilerimiz sanki zirai kazanç elde ediyormuş gibi desteklerden yüzde 4 oranında stopaj kesilmektedir. Bu kesinti kaldırılmalıdır. Tarım desteklerinin miktarı kadar desteklerin zamanında açıklanması da önemli bir husustur. Çiftçilerimizin ekim yapmadan alacağı desteği bilmesi gerekir.

Zeytin ve zeytinyağında her ne ad altında olursa olsun ithalata izin verilmemelidir. Özellikle bu yıl hem zeytinde hem de zeytinyağında rekor bir üretim beklenirken, yapılacak ithalat, çiftçimizi olağanüstü zor duruma düşürecektir.

Artan ithalat da tarımımız açısından sorun teşkil etmektedir. İthalatın düşürülmesi için pamuk, yağlı tohumlar başta olmak üzere üretim açığımız bulunan ürünlerin üretime ağırlık verilmelidir. Bu ürünler daha fazla desteklenmelidir.”

 

Afet mağduru çiftçiler

Açıklamasında daha sonra ‘afetlerin oluşturduğu sorunlara, mağduriyetlere dikkat çekip çözüm önerilerini dile getiren TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “Üst üste afet yaşayan çiftçilerimizin borçlarını bir defada ödeme imkanı yoktur. Doğal afet yaşayan çiftçilerimiz ile çeşitli nedenlerle borçlarını çevirmekte zorlanan çiftçilerimiz, ÇKS kaydı olsun olmasın kamu bankaları ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları faizsiz olarak uzun vadeye yayılarak yapılandırılmalıdır. Özel bankaların da tarımsal kredilerde borç erteleme ve yapılandırma kapsamına alınması sağlanmalıdır. Üreticilerimize faizsiz yeni uzun vadeli kredi imkanları sunulmalıdır” dedi.

 

“Sorunsuz bir yıl diliyorum”

Açıklamasının son bölümünde, tarım arazilerinin korunmasının önemine dikkat çekip “büyük ovaların SİT alanı olarak ilan edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz” diyen ve kırmızı et, süt ve kanatlı üretiminin sorunları ve çözüm önerilerini dile getiren Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ülkemiz tarımının önemli sorunları bulunmakla birlikte çok da büyük bir potansiyeli bulunmaktadır. Çiftçimiz, bütün zor şartlara rağmen üretimden kopmuyor. Çalışıyor, üretiyor ama yeterince para kazanamıyor. Çözülmesi gereken yapısal sorunlarımız var. Maliyetler çiftçilerimizi zorluyor.

Yeterli destek verilirse, ülkemiz dünya çapında bir üretime ulaşabilir, ihracatta ön sıralarda yer alabilir. Bunun için, sorunlara yoğunlaşmalı, milletçe el ele omuz omuza vermeli, birlik ve beraberliğimizi korumalıyız. Böyle hareket ettiğimiz takdirde, 2018 yılı çok daha iyi bir yıl olacaktır. Buna yürekten inanıyorum.

Tüm çiftçimize, 2018 yılında doğal afetlerden uzak, bereketli, sorunsuz bir yıl diliyorum.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X