“Katledilen tüm aydınların hesabı, bizim iktidarımızda sorulacaktır!”

Adem KANKAYNAR -

“Katledilen tüm aydınların hesabı, bizim iktidarımızda sorulacaktır!”
Bu içerik 555 kez okundu.

Cumhuriyet Halk Partisi Milas İlçe Gençlik Kolları tarafından, Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu için, ölümünün 25’inci yıldönümü nedeniyle bir anma programı düzenlendi.

Milas Belediyesi Prof. Dr. Aşkıdil Akarca Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban, CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan, Milas Belediyesi Başkan Yardımcıları Faik Karagöz ve Zeynep Mat, Belediye Meclis Üyeleri, ADD Milas Şubesi yönetim kurulu üyeleri, CHP Muğla İl Gençlik Kolları Başkanı Bekir Perçin, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Göksel Billur, CHP İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, partinin Kadın ve Gençlik Kolları üyeleri, bazı Mahalle Muhtarları ve yurttaşlar katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal marşımızın okunmasıyla başlayan anma etkinliğinin açılış konuşmasını yapan CHP Milas İlçe Gençlik Kolları Başkanı Göksel Billur;

“25 yıl önce, hep yaptığı gibi birkaç dakika önce çıkıp arabayı çalıştırmak istedi Uğur Mumcu… O sabah hasta ziyaretine gitmek için evlerinden çıktıklarında, ailesini korumak için arabaya daima önceden binen Uğur Mumcu, anahtarı ‘karanlık’ güçlerin hazırladığı ölüme çevirdi. 

Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden biri olan 1990’lı yıllara ‘faili meçhul cinayetler’ damgasını vurdu. Bu dönemde birçok siyasetçi, gazeteci, yazar, aydın katledildi.

1990’da Prof. Dr. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, 1992’de Yazar Musa Anter öldürüldü. 1993’e gelindiğinde ise hedef Uğur Mumcu idi. 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

Mumcu cinayeti, devlet içinde bir yandan çözülmesi için ‘namus’ sözü verilen, diğer yandan ‘tuğlayı çeksem duvar yıkılır’ denilen bir suikasttı. Geçen 25 yıla karşın Uğur Mumcu cinayetinin arkasındaki karanlık yapı çözülemedi.

2000 yılına kadar Mumcu cinayetini çözmek için hiçbir adım atılmadı. 17 Ocak 2000 tarihinde Beykoz’da, terör örgütü Hizbullah’ın hücre evine yapılan baskınla, cinayetin tetikçilerine ulaşıldı. Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu’nun ölü olarak ele geçirildiği operasyonun yapıldığı villada ele geçirilen delillerden Uğur Mumcu cinayetine ilişkin ipuçları çıktı. Bunun üzerine İstanbul polisi, Mumcu cinayetini soruşturan Ankara Savcılığı’na bilgi verdi. Yapılan araştırmada, Tevhit - Selam / Kudüs Ordusu adlı örgüte ulaşıldı.

Ankara DGM Savcısı Hamza Keleş’in talimatıyla ‘UMUT’ operasyonu yapıldı. Yakalanan sanıkların sorgulamaları sonucunda yalnızca Uğur Mumcu’yu değil; Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinin de bu örgüt tarafından yapıldığı ortaya çıkartıldı.

11 Temmuz 2000 tarihinde 15’i tutuklu 17 sanık hakkında Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde UMUT Davası açıldı. İddianamede Tevhit – Selam / Kudüs Ordusu örgütü üyesi olan sanıkların İran’da askeri ve sivil eğitim aldıkları anlatıldı.

Mumcu’nun aracındaki bombayı Ferhan Özmen’in yaptığı ve araca Necdet Yüksel’in gözcülüğünde Oğuz Demir tarafından yerleştirildiği ifade edildi. 2005 yılında sonuçlanan davada Ferhat Özmen, Necdet Yüksel ve Rüştü Aytufan idam cezasına çarptırıldı. İdam cezasının kaldırılması nedeniyle hüküm, ağırlaştırılmış müebbede çevrildi. Firari sanık Demir’in dosyası ise ayrıldı.

Köşesinde yolsuzlukları ele alan, teröre karşı çıkan, olayların perde arkasındakileri çıkartma mücadelesi veren, radikal selefi örgütlerin giderek daha da tehlikeli olacağını yazan Mumcu, araştırmacı ve titiz gazeteciliği ile bugünlere işaret etmişti.

Başta Uğur Mumcu olmak üzere; hain pusularda yaşamını yitiren Laik-demokratik hukuk düzeninin savunucuları, Atatürkçüler, ülkemizin bölünmez bütünlüğü ve halkımızın huzuru için verilen mücadelede, son olarak Afrin’de şehit düşen vatan evlatlarını saygı-minnet ve rahmetle anıyoruz” dedi.

Gençlik Kolları Başkanı Billur’un konuşmasının ardından Uğur Mumcu’nun hayatını anlatan video gösterimi izlendi. Daha sonra şiirler okundu. Bu arada, CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan’ın kızı Selin Özcan tarafından okunan, Uğur Mumcu’nun ‘Vurulduk ey halkım unutma bizi’ adlı şiirsel seslenişi ayakta alkışlandı.

Gecede son şiir ise, geçtiğimiz yıl şiir kitabı çıkan Ahmet Karagöz tarafından okundu ...

 

Özcan, ‘Siyaset-Ticaret-Tarikat’ üçgenine değindi …

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan ise, Milas Haziran Hareketi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Milas Şubesi, ÖDP ve HDP’nin içinde olduğu Demokrasi ve Emek Platformu tarafından düzenleneceği duyurulan ancak sonradan iptal edilen ve gerekçe olarak da CHP’nin organizasyondan vazgeçmesinin gösterilmesi konusunda bir açıklama yaptı.

Başkan Özcan; “Kimseyle bir polemik yaratma çabasında değiliz, ancak gerçeğin de bilinmesini istiyoruz. Her şeyden önce bir salon sıkıntısı var. Belediye Evlendirme Salonu 24 Ocak için doluydu. Ancak 25 Ocak için müsaitti. O arkadaşlarımız Belediye Evlendirme Salonu’nu istediler. Bu arada geceye, meclis üyemiz Sayın Ahmet Kılbey’in yakın arkadaşı olan sanatçı Rahmi Saltuk’un gelmesi gündemdeydi. Bizim söylediğimiz, eğer Rahmi Saltuk’un programı o tarihte uygunsa orada yapalım, değilse 24 Ocak günü etkinliği Aşkıdil’de yapalım dedik. Çünkü gençlerimiz günlerdir bu program için hazırlık yaptılar, onların da bu emeklerini görmezden gelemezdik. Nihayetinde bugün, burada gençlerimizin düzenlediği etkinliği gerçekleştiriyoruz” diyerek, diğer organizasyondan neden ayrıldıklarına açıklık getirdi.

Konuşmasına, Uğur Mumcu’nun yazılarından bölümler okuyarak başlayan CHP Milas İlçe Başkanı Suat Özcan; “Biraz önce Uğur Mumcu ile ilgili anlatılanlarda, ‘o gün yazdıkları bugün de geçerlidir’ denildi. Ben de diyorum ki, ‘O gün yazdıklarını bugün görebiliyoruz.’ Uğur Mumcu’nun antiemperyalist, tam bağımsızlıktan yana, Kuvayi Milliyeci, laik, demokrat ve devrimci bir insan olduğunu, kültür adamı olduğunu; araştırmacı gazeteci-yazar olduğunu da ifade etmek gerekir. Bizlere düşen görev, elbette unutturmamak ama asıl Uğur Mumcu’nun topluma verdiği mesajları unutturmamak… Bizler her yıl Uğur Mumcu ve katledilen diğer aydınlar için mutlaka bu tür etkinlikler yapacağız… yapacağız… yapacağız… Çünkü unutturmayacağız” dedi.

 

Uğur Mumcu, bugünleri işaret etmiştir

Uğur Mumcu anma etkinliğinde konuşan CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban ise, gündüz saatlerinde Muğla merkezde yapılan basın açıklaması için gerekçe göstermek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’nin yaşadığı ve tarihe kara leke olarak geçtiği gündür. Uğur Mumcu, katledilişinin, yok edilişinin suçlularını nedense ortaya çıkaramayan bir devlet yönetimiyle karşı karşıyayız. Uğur Mumcu’nun katledilişine sebep olan durumu biraz önce hem belgeselde, hem de ilçe başkanımızın konuşmasında izledik, dinledik. Aslında sebep, ilçe başkanımızın okuduğu birkaç yazısından daha fazla… Yazdığı kitaplar, yaptığı söyleşiler, toplantılar… Tek hedefi vardı, emperyalizme karşı çıkmak, ülkemizi tam bağımsız bir Türkiye toplumu oluşturma adına yola çıkmıştı. Dediler ki, ‘Senin yazılarını okuduk, anladık. Artık görevini sürdüremezsin. Senin yok olma zamanın geldi’ dediler. Nihayet 24 Ocak’ta emellerine ulaştılar.

Bu devleti, bu milleti korumak için kim yola çıkmışsa, bir bir yok edildiler. Turan Dursun, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi ve diğerleri… Bunların hepsi de kalemi güçlü, düşündüklerini mertçe söyleyen insanlardı. Halkı doğru bir şekilde bilgilendirmek için yola çıkmış aydınlardı.

Gelin görün ki bu ülke, aydınların yaşayamayacağını ortaya koymuş, aydınları yok etmek için and içmiş. Emperyalizm de bu ülkede kol gezer hale gelmiştir. İşte Uğur Mumcu bugünleri işaret etmiştir.

Hatırlayın, Uğur Mumcu’nun katledildiği yıllarda ‘İnsan Hakları Derneği’ vardı. İşte o dernek binlerce insanı sokağa dökmeyi başarmış, cenazesinde ve sonraki yıllarda Uğur Mumcu’yu unutturmamak için çaba harcamışlardır. Önce o derneği ele geçirdiler, sonra da kapattılar.

Eğer sivil toplum örgütleri yükselerek çoğalmazsa, eğer siyasi partilerdeki gençlik dik duruş sergileyemezse daha çok Uğur Mumcuları kaybederiz.

Bizim tek hedefimiz olmalı. Ben Atatürkçüyüm diyenler, Uğur Mumculara sahip çıkmalı. Laikim, antiemperyalistim diyenler sahip çıkmalı. Ben; yalancının, hırsızın, talancının düşmanıyım diyen sahip çıkmalı. Sahip çıkamazsak o yobazlar hepimizi yok edecektir.

Şunu da unutmayın. Başta Uğur Mumcu cinayeti olmak üzere, katledilen tüm aydınların hesabı, bizim iktidarımızda sorulacaktır.”

Yapılan konuşmaların ardından etkinlik, müzik dinletisi ile son buldu.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X