‘Yaşasın Tiyatro!’

ÖNDER Haber / Melih KAŞKAR -

‘Yaşasın Tiyatro!’
Bu içerik 333 kez okundu.

 

Bugün ‘Dünya Tiyatrolar Günü’ … Gün dolayısıyla Milas Belediyesi Basın Bürosu tarafından gazetemize, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın açıklaması ve Milas Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından duyurulan “27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Bildirisi” iletildi …

 

Milas Belediye Başkanı

Muhammet Tokat

Yaşamın bir parçası, güzel sanatların hayata en yakın ve en önemlilerinden olan ve insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip bulunan tiyatro, bir toplumun kendi benliğini tanıması, dile getirmesi yolunda en önemli araçlardan biridir.

Halkımızın kültür ve sanat bilincinin yükseltilmesinde bir eğitim aracı olan Türk Tiyatrosu, insana ve topluma ait her şeyi, acıyı, umudu, sevinci anlatabilen ve bu nedenle de evrenselliği içinde en çok barındıran sanat dallarından biri olmuştur.

Bu anlamda, Milas Belediyesi olarak bizler de, özellikle Belediye Tiyatromuzun değerli oyuncularıyla şehrimize tiyatroyu sevdirmeye, tiyatro sanatıyla halkımıza ulaşmaya gayret ediyoruz. Bu anlamda başta Milas Belediyesi Şehir Tiyatromuzun değerli üyeleri olmak üzere tiyatronun varlığını sürdürmesine katkıda bulunan Türk tiyatrosunun değerli tüm tiyatro sanatçılarının Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyor, sahne ışıklarının hiç sönmemesini diliyorum.

 

Milas Belediyesi Şehir

Tiyatrosu (MİŞTİ)

Bugün, “Dünya Tiyatro Günü”… Bugün, sahnede olma günü … Bugün, birbirimize sarılma, destekleme ve özgürlüğü dillendirme günü … Bugün bayramlaşma günü …  Tiyatro, insanları bir arada tutmanın en içten, en yalın ve en EVRENSEL ARACI … İnandığımız ve savunduğumuz değerlerin en ETKİLİ KONUŞMACISI … İnsanlık tarihinin yaklaşık 2500 yıllık HİKAYE ANLATICISI …   Aydınlığı tercih eden sanatseverlerin, karanlığa sanatla direnen Tiyatro emekçilerini yalnız bırakmayacağını, varlıklarıyla, alkışlarıyla destek olacaklarını umarak buruk bir şekilde: 27 Mart “Dünya Tiyatro Gününüz Kutlu Olsun!”

İnsanların bir arada yaşadıkları ortamlarda, ortak yaşama kodlarının belirleyicisidir. Bunların nesilden nesile aktarılmasına yardımcı olur. İşte kolektif bilincin kaynağını aldığı sanatlardan biri de, gücünü hikayelerden alan Tiyatro’dur. Bazen acıi bazen tatlı; bazen hüzünlü, bazen sevinçli; bazen eleştiren bazen birleştiren hikayelerdir bunlar. Ama hep insana ait, insanca hikayeler.

Alacakaranlığın eşiğinde duruyoruz. Oysa tiyatro, bizi o eşikten geçip aydınlık günlere ulaştırmak için gerekli en önemli araç. Akademisyenlerin, toplumsal barış için girişimlerinden dolayı üniversiteden uzaklaştırıldığı, bu nedenle ülkedeki en köklü tiyatro bölümlerinden birinin neredeyse kapanma noktasına geldiği, yine yüzlerce genci tiyatroya kazandırmış özel parasız eğitim veren bir kurumun kundaklandığı, özel tiyatroların ayakta kalmalarını sağlayacak destekten yoksun bırakıldığı, çevrenin korunması amacıyla haklı protestolara katılan sanatçıların ait oldukları sanat kurumlarından ihraç edildiği bir ortamda, bırakınız Tiyatro Günü kutlamayı, tiyatro sanatının nasıl icra edilebildiği bile şaşırtıcı ama umut verici.

Önündeki bütün engellere rağmen tiyatro sanatı; tam da üstlendiği misyonu yerine getirmek üzere toplumu uyarmaya, eleştirel düşünmeye sevketmeye, özgür düşünceyi ve temel insan haklarını savunmaya, hakikati kavramaya ve kavratmaya devam edecek.

Tiyatro ümitsizliğin reddidir. “Çünkü oyun daima başlar. Şimdi ve burada, yeniden, oyun başlamak üzere. Başlayalım öyleyse; hayatın gözden geçirilmiş yeni yorumlarına her zaman ihtiyacımız oldu. Bu ihtiyaç olmasaydı tiyatro ne işe yarardı ki?” 

Sözümüz bitmeyecek, perdemiz kapanmayacak, sahne ışığımız sönmeyecek, bu kubbedeki ‘hoş sadamız’ karanlığa teslim olmayacak.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X