Şirket Ortaklarının Şahsi Borçları Nedeniyle Şirketin Sorumluluğu
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Şirket Ortaklarının Şahsi Borçları Nedeniyle Şirketin Sorumluluğu

Bu içerik 92 kez okundu.

Günümüz ticari koşulları, piyasa durumu ve ekonomik koşullar göz önüne alındığında alacaklı-borçlu ilişkisi daha da derinleşmekte ve çoğu zaman alacaklı, tahsil kabiliyeti olmaması nedeniyle alacağına ulaşamaz hale gelmektedir. Bilindiği üzere, alacaklının alacağına ulaşması için borçlunun malvarlığına; örneğin, banka hesabına, aracına veya taşınmazına haciz uygulanması mümkündür. Peki, borçlunun ortağı olduğu bir şirkete haciz uygulanabilir mi? Bu sorunun cevabı doğrudan evet olamayacaktır. Zira şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmaktadır. Ticaret şirketleri, ortaklarından ayrı müstakil ve tüzel kişiliği olan bir varlıktır. Malları, alacakları ve hakları ortaklarına değil şirket tüzel kişiliğine aittir.

Alacaklı, şirket ortağının şahsi borcundan dolayı şirkete doğrudan haciz uygulayamasa da, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 133. maddesi bu “ortakların kişisel alacaklıları” adı altında bir düzenleme getirerek konuyu açıklığa kavuşturmuştur. Buna göre;

Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket feshedilmiş ise tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı, bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir.

Sermaye şirketlerinde (anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler) alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine pay defterine işlenir.

Bunun dışında alacaklılar, tüm ticaret şirketlerinde alacaklarını ortağın şirketten olan diğer alacaklarından da alabilme ve bunun için haciz yaptırabilme yetkisine de haizdir.

Bu hükümler, borçlu ortakların şirket dışındaki mallarına alacaklıların başvurmalarına engel değildir.Şirket ortaklarının kişisel borçlarından dolayı pay haczi, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun taşınır malların haczi ve satışı hükümlerine tabidir. Alacaklı tarafından borçlunun şirket payına haciz konulmasını talep etmesi halinde icra müdürlüğü, şirkete bir haciz yazısı tebliğ ederek hissenin haczedildiğini bildirecektir. Konulan bu haczin şirket pay defterine işlenmesi gerekmektedir.

Ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile haciz yazısının şirkete tebliğ edilmesiyle haciz yapılmış sayılacaktır. Bu haciz yazısı, ayrıca şirketin bağlı bulunduğu ticaret sicil müdürlüğüne de bildirilir. Satış talebiyle birlikte borçlu ortağın hissesinin gerçek değeri bilirkişi marifetiyle belirlenerek satış işlemleri tamamlanır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X