Öncelik, cehaletle savaştır
Gülçin ERŞEN...

Öncelik, cehaletle savaştır

Bu içerik 233 kez okundu.

Gülçin ERŞEN

Oğlum Deniz, bu yıl ortaokula başladı. O ilkokula başladığı günkü izlenimlerimi, duygu ve düşüncelerimi içeren bir yazıyı 4 yıl önce, sonrasında da eğitim - öğretim ve özellikle din eğitimine ilişkin düşüncelerimi, olması gerekeni, kaynaklar göstererek açıkladığım üç beş yazıyı daha yayımlamıştım. Eğitim ve sağlıkta özelleştirmeye karşıyım. Ama birkaç yıldır, tahmin edilebilecek nedenlerle, çocuğumun ortaokulu, Milas’ta özel bir eğitim kurumunda okumasından yanayım. Öyle de yaptım. Çeşitli araştırma, kıyaslama ve değerlendirmelerden sonra, çocuğumu yeni açılan Özel Tek Koleji’ne kaydettirdim.

Dün okulun ilk günü, velilerin çoğuyla birlikte açılış törenindeydim. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye gelen Okulun Genel Koordinatörü Mehmet Kaplan açış konuşmasında şunları söyledi: “Eğitimdeki yanlışlıkların telafisi zordur. Bazen de telafi edilemeyebilir. Nesilleri kaybetmemek için çocuklarımızın iyi yetişmelerini sağlamalıyız. Özel Milas TEK Okulları olarak bizim asıl amacımız, ciddiyet-disiplin ve sistem çerçevesinde devletimizin yükünü paylaşmaktır. Eğer kâr ve kazanç sağlanırsa da bunu, Türk Milli Eğitimi’nin amaç ve ilkeleri doğrultusunda kaliteyi yükseltmek, gelişme ve ilerlemeye fırsat ve imkanlar sağlayacak yatırımlara-hizmetlere dönüştürmek düşüncesindeyiz. Kurucumuz Sn. Ahmet Tekdemir’in maddi-manevi çabaları ile burada çocuklarımıza, ülkemizi geçmişten ışık alarak çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkaracak, milletimizin değerler dünyasına hitap eden, sosyal ve manevi zemine dayanan; etkili-başarılı-öğrenme vizyonunu ilerletecek, iyi-sağlıklı-güvenli-huzurlu-nitelikli eğitim-öğretim ortamı oluşturmaya çalıştık. Çocuklarımıza gerçek yaşam deneyimleriyle anlamlı öğrenme fırsatları sunmayı istiyoruz.”

Kaplan’dan sonra söz alanOkul Müdürü Şevket Aktaş da Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim ve öğretime verdiği önemi vurgulayarak, çocukların güvenliği ve rahatı için her türlü önlemi aldıklarının altını çizdi.

Temsili olarak “İlk dersi” veren genç Sosyal Bilgiler Öğretmeni Meliha Çelik’in dersini beğendiğimi kendisine de söyledim. Çünkü, Meliha öğretmen, pek fazla üzerinde durulmayan, birçok kişinin bilmediği; Kurtuluş Savaşı sürerken düzenlenen Maarif Kongresi’nden söz etti.

Maarif Kongresi niçin önemli?

Mustafa Kemal’in cehaletle savaşı, düşmanla savaş kadar önemsediğinin göstergesi sayabileceğimiz Maarif Kongresi’ne ilişkin internette çok güzel bilgilerle karşılaştım. Beğendiğim metni sizinle de paylaşayım:

“Maarif Kongresi, 15 - 21 Temmuz 1921 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. O sırada Eskişehir - Kütahya savaşları yapılmakta, Sakarya’da askerler doğuya çekilmekteydi. Böylesine sıcak bir atmosferde 180 kişiden fazla bir katılımcının yer aldığı kongre, bugünkü Ankara Ulus Merkez Bankası, o dönemde Ankara Öğretmen Okulu olarak kullanılan binanın konferans salonunda yapılmıştır. Atatürk, cepheyi bırakarak bu kongreye ulaşmış ve Milli Eğitim tarihine geçecek nutkunu okumuştur. Maarif Kongresi, Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver başkanlığında 7 gün sürmüştür. Başlangıçta 12 gün sürmesi planlanmış, ancak Yunan taarruzundan dolayı süre kısa tutulmuştur.

Maarif Kongresi ile ilgili satır araları:

*Eğitime ciddi önem verildiğini göstermiştir.

*Bayındırlık Bakanlığı, kongreye katılacak öğretmenler için tren tahsis etmiştir.

*İlk defa erkek ve kadınlar bir arada toplantı yapmışlardır. Toplantıya katılanlar arasında Halide Edip Adıvar da bulunmaktadır.

*Katılımcılar Sultani Mektebi’nde konuklamışlardır.

*Dönemin gazeteleri kongreyi günlük takip etmişler ve gazetelerine taşımışlardır.

*Kongre sonrası Mecliste Maarif Kongresi ile ilgili ödenekler, erkek ve kadınların bir arada bulunmaları gibi konularda tartışmalar alevlenmiş, neticede Kasım ayında Hamdullah Suphi Tanrıöver istifa etmiştir.

*Fuat Gündüzalp da kongrede bulunmuş ve köy öğretmenleri ile ilgili eğitim sistemi önermiş ve 15 yıl sonra kurulacak olan Köy Enstitüleri için temel atmıştır.

Maarif Kongresi’nin gündemindeki konular:

-Kongrede, her ne kadar planlanan sürede gerçekleşmese de, yine de önemli konular görüşülmüş, komisyonlar oluşturulmuştur.

-Mevcut okul, öğrenci ve öğretmen sayısı ile ilgili istatistiki bilgiler.

-Okulların durumu, yarım kalanların yapımı.

-Ziraat ve sanayi okullarının durumu.

-Yabancı ve özel okulların kapatılması.

-İlköğretim modelinin değiştirilmesi, yöreye göre, ihtiyaca göre eğitim sisteminin belirlenmesi

-İlköğretimin 5 seneye çıkarılması.

-Yerel üretim ile ilgili bilgiler ve bu bilgilere sahip, bunları aktarabilecek uzmanların olup olmadığı gibi konular ele alınmıştır.

İstiklal Savaşı’nın zorlu günlerinde, Atatürk’ün cepheden bir günlüğüne dahi olsa gelip tarihi nitelikteki açılışını yaptığı Maarif Kongresi, ülke için bir umut olmuştur. O dönemde Anadolu’da sadece 3000 öğretmen bulunmakta ve bunların da sadece yüzde 20’sini kadın öğretmenler oluşturmaktaydı. Kongrenin kadın erkek aynı çatı altında gerçekleştirilmesi ve görüşülen konular sadece düşmanla değil cehaletle de savaşılacağının ve ciddi eğitim politikalarının oluşturulacağının göstergesiydi.”

Eğitim sistemimizin, son yıllarda gittikçe sıklaşan ve birbirini tutmayan değişikliklerle yap boz tahtasına dönüştürülmesinin, içeriğinin, öğretmenlerin ve öğrencilerin yozlaştırılmaya çalışılmasının nedenini, Atatürk’ün “En önemli, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Çünkü eğitim bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum halinde yaşatır ya da bir milleti esarete ve sefalete terk eder” sözüyle daha iyi anlıyoruz.

Yeni eğitim - öğretim yılının, ulusal eğitim sistemimizde, bir dönüm (ve dönem) noktası; ilerici, aydınlık, çağdaşlığın ötesine giden yolun başlangıcı olmasını dilerim.

(19 Eylül 2017 / Güllük)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X