‘Zurna Festivali’ni anlatmaya devam …
Dursun GİRGİN...

‘Zurna Festivali’ni anlatmaya devam …

Bu içerik 96 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Başarının sırrı çalışmaktır. Örneğin ben 2013 yılından beri hep didindim. Neden? Çünkü eğer ‘Zurna Festivali’ dendiği zaman orada Zurnacı Muhtar Dursun yoksa, bu bir eksikliktir. Tıpkı Kırşehir gibi Ozanlar Diyarı’nda ozanları sahneye çıkarıp da büyük usta Neşet Ertaş’a sahne yasağı koymak ne kadar mantıksız bir olaysa, Muğla gibi bir kültür şehrinde Zurna Festivali yapıp da Muhtar Dursun’u sahnelere çıkarmamak da o kadar büyük bir ayıptı çünkü.

250 - 300 yıllık bir tarihi geçmişi olan Dibekdere’yi ilk defa sazıyla - sözüyle, kültürel geçmişiyle gündeme taşıyarak bu gariban halkın her konuda dertlerini kendine dert edinmiş Muhtar Dursun, bırakınız ‘bu köy için neler yapmış’ı, sosyal - kültürel ve dahi ekonomik anlamda yaklaşık 1974 yılından beri bu insanlar için neler neler yapmıştır.

Eğer bütün bu olup bitenleri tüm teferruatıyla kaleme alacak olursak, inanın sayfalar, ciltler dolusu yazılar çıkar ortaya. Ben bu konuyu özet olarak şöyle açıklamak isterim:

Bu insanların yıllardır alınan haksız vergilerinin çaresini bulduk, bu insanları başta kılık-kıyafet olmak üzere gruplar halinde giyinmeye teşvik ettik. Artı, yetmedi bir de yıllardır iki tane zurna ve davulu bir araya getirip de beraberce çalamazlarken, biz MUZKAT - DER olarak Türkiye’de ilk defa alaylı zurnacılar olarak, 6 davul ile 6 zurnaya bir arada meşk yaptırarak, sonuçta çok güzel performanslar sergiledik ve de bu güzel çalışmalarımız çok değerli halkımız tarafından çok sevildi ki bugün bu çalışmaların yerini, Uluslararası Zurna Festivali aldı.

İşte sevgili dostlarım, kısaca izah etmeye çalıştığım bütün bu güzellikleri ilk başlatan bir zurna hocasının, yıllardır sahnelere çıkarılmaması sizce de adaletli bir iş miydi?

Bakınız, çok değerli dostlarım. Ben 2013, 2014 ve 2015’te zurna festivalinde sahne almadığım halde gerek sahne alan çok değerli müzisyen dostlarımı, gerekse organize edenleri hep alkışladım, hep teşekkür ettim. Bunu kendileri de, sanatçı dostlarım da hatta Muğlalı çok değerli Belediye Başkanımız da, herkes gördü. Ama gelin görün ki aynı alçakgönüllülüğü ben Sayın Ercan Kılkıl’dan göremedim. Çok yazık… Demek ki herkes kültür adamı olamıyormuş.

Neyse, en azından güzel Muğlamızın güzel yöneticileri geç de olsa bu gerçeği gördüler.

Umarım gelecek yıllarda aynı hatalara düşmezler.

Değerli dostlarım, peki bundan sonra neler yapılabilir? Geliniz bunları konuşalım. Geçmişteki hataları değil de, gelecekteki güzellikleri konuşalım. Ne dersiniz?

O halde, gelecek yazımda da bütün bu güzelliklerin nasıl başarılabileceğini konuşalım.

Gelecek yazımı bekleyin.

Hoşça kalın, dostça kalın ...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X