Kendisine saygısı olmayanın sanata mı saygısı olacak!
Dursun GİRGİN...

Kendisine saygısı olmayanın sanata mı saygısı olacak!

Bu içerik 116 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba …

30 Eylül - 1 Ekim tarihlerinde Bodrum’a bağlı Yalıçiftlik Köyü’ne düğüne gittim. Beni hem kahreden hem de çok mutlu eden iki farklı olaya tanık oldum. İsterseniz öncelikle ‘mutlu eden’den söz edelim.

7 - 8 yaşlarında bir çocuk için benden orta boy bir davul talep ettiler. Neyse davulu götürdük, teslim ettik. Küçük yavru davulu alır almaz çok mutlu oldu. Neyse, biz zurna çalmaya başlayınca çocuk da bizim davulculara eşlik etmeye başladı. Ve aldığı paraları bazen bizim masaya bırakıyor, bazen de cebine koyuyordu. Bu güzel tablo, gecenin geç vakitlerine kadar devam etti. Biz hem düğün sahibine yük olmama, hem de huzurlu bir şekilde evimizde uyuyalım diyerek gece evimize geldik. Sabah erkenden tekrar görevimizi tamamlamak üzere düğün evine gittik. O ne güzel manzara Yarabbi! Benim akşamki küçük davulcunun yanında aynı yaşlarda bir kız çocuğu şarkı söylüyordu. Hele o küçük kız bir harikaydı. Öyle ki çok muazzam bir müzik kulağı vardı. Kendi kendime, ‘Şu güzelliğe bak Yarabbi!’ dedim.

Sonra anneleri geldi, ‘Benim bir kızım daha var. Yani bunun ablası. Türk Sanat Müziği Korosu’nda çalışıyor’ dedi. Neyse, küçük kızın ablasını çağırdım, yanıma geldi ve ‘Amca ben aslında Ege Üniversitesi Konservatuar Bölümünde okumak istiyordum. Bu sene kazanamadım’ deyince çok üzüldüm.

Değerli dostlarım. Bu köyde sanata çok önem veren çok değerli yöresel müzisyen dostlarım da var, ancak böylesi kültüre ve sanata önem veren bir köye hiç de yakışmayan olumsuz tabloları görünce inanın şok oldum. Aslında bizim Dibekdereli olan, sanatına ve de işine saygısı olmayan bazıları bu köyün gençlerinden bazılarını öyle şımartmışlar ki, davulcuya ‘yat’ dediğinde adam yatıyormuş, ‘ağaç başına çık’ dediğinde adam da ‘hayır’ yok. Yeter ki para kazansın. İyi güzel de bu kadarı da çok fazlaydı. Bu köyün bazı gençleri öyle şımarmışlar ki örneğin tam gelin almaya gideceğiz, sözde bayraktar ‘hey davulcu, bugün davul patlatacaksın yoksa seni döverim’ demez mi? Hoppala!.. Bir anda sanki dünya başıma çöktü. Dedim ki ‘evlat sen kime vuracaksın? Ayıp değil mi?’ diye bir kelime sarf ettikten sonra birkaç kişi de araya girerek bu genci ayıpladılar. Neyse genç de gelip özür diledikten sonra iş tatlıya bağlandı.

Evet sevgili davulcu ve zurnacı arkadaşlarım. Ben burada sizlerin isimlerini yazmıyorum ancak kendinize saygınız yoksa bile hiç olmazsa sanatınıza leke sürdürmeyin. Üç kuruş ekmek parası kazanacağım diye hem kendinizi hem de bu güzelim kültürü rezil etmeyin.

Şimdi gelelim bu köyün aklıselim insanlarına… ‘Her kuşun eti yenmez’ diye bir atasözümüz vardır. Bu köyün gençlerini lütfen uyarın! Yoksa bu köye kaliteli müzisyenler bir daha asla gelmezler. Şimdi gelelim tüm bu iyi ve çok kötü olan tabloya rağmen, her eğlencede mutlaka alkolün de etkisiyle bazı olumsuzluklar olabilir. Hem eğlenenler, hem de eğlendirenler tam manasıyla görevlerinin bilincinde olsunlar. Eğer maksat eğlenmekse lütfen adam gibi eğlenmesini bilelim. Aksi halde güzelim eğlenceler kâbusa dönebilir. Örneğin farz edelim ki davulcu ağaca çıktı ve oradan düştü, yaralandı veya öldü! Ne olacak?

Değerli dostlarım, halâ adam gibi eğlenmesini dahi bilmiyorsak vay halimize!...

Haydi dostlarım, sanatın ve sanatkârın baş tacı edildiği o güzel günleri her yerde ve her zaman görmek dileğiyle hoşça kalın, dostça kalın.

(Bir Kültür Dostu, Kültür Bakanlığı Mahalli Sanatçısı, Zurnacı Muhtar Dursun Girgin / Tel: 0 532 642 0539)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X