İnsaf beyler insaf!
Konuk Yazar...

İnsaf beyler insaf!

Bu içerik 308 kez okundu.

Yılmaz Kaya AYLANÇ

Sevgili dostlar, eminim ki son birkaç yıldır ekonomik olarak dünden daha zor zamanlar geçirmekteyiz.

Köylü üreticim, tarlasında bin bir zorlukla ürettiği mallarının yok bahasına satıldığını, ancak büyük şehirlerin pazarlarında ve manavlarında 5 - 6 kat fiyatla satıldığını görüp hayrete düşmekte.

Mazotu, yatı olan zenginden daha pahalıya alan çiftçim, ürettiği malların yurt dışından ithal edildiğinde gümrük vergisi alınmaması ve yabancı çiftçilerin ödüllendirilmesini bir türlü anlamamakta. Tohum, mazot, gübre, işçilik gibi tarımsal girdilerin çok pahalı olduğu, zor bir iş olan tarımsal üretimin devlet tarafından yeterince kollanmayıp üvey evlat muamelesi görmesi birçok olumsuz sonucu da beraberinde getirmiş ve bundan sadece üretici değil tüm ülke zarar görmüştür/görmektedir.

Tarım bakanının da açıkladığı gibi 2002 yılında kendi kendine yeten Türkiye, 15 yıl sonra ne yazık ki bu özelliğini bugün kaybetmiştir. Köylüyü üretim yapamaz hale getiren iktidar, köylünün kente göç etmesini sağlamış/neden olmuş bu şekilde tarımsal üretimi düşürerek ithalata olanak sağlamış. Diğer yandan köylü vatandaşın yoksulluğundan yararlanarak onları iktidarın oy deposu haline gelmeleri için çaba göstermiştir. Son zamanlarda köylümüzün fındıkta, üzümde, ayçiçeğinde, hayvancılıkta geldiği durum herkesin malûmu.

Esnaf kardeşlerimiz ise, sefte yapmadan kapanan dükkan sayısı her geçen gün artmakta. Düne kadar büyük şehirlerin merkezî yerlerinde hava parası olmadan bulunamayan kiralık dükkanlar, bugün kocaman KİRALIK tabelaları ile dolup taşmakta. Yine alışveriş merkezlerinde euro ve dolar bazında kiraya verilen dükkanlar da bu gün kiracı aramaktalar. Vergiler ile canı çıkartılan esnaf, elindeki avucundakini satarak yaşamaya çalışmakta. Diğer yandan da sokağına kadar giren büyük holdinglerin mağazaları, son öldürücü darbeyi vurmakta. Bir türlü çıkartılamayan büyükşehir yasasında büyük alışveriş merkezlerinin şehir dışına taşınması planı iktidar tarafından halâ çıkarılmamıştır.

Memurum! Yıllar önce memura kız vermek için aileler çaba gösterirdi. Bugün dar gelirli sınıfın ana unsuru olan memur kardeşlerimiz ayın sonunu getirmek için çaba göstermekteler. Borçsuz memur neredeyse yok gibi. Gelecekte alacağı maaşları şimdiden harcamış, kredi kartları dolu, banka kredilerinde 24 aylık tüketici kredisi ile borç içindeler. Ve devletin onlara verdiği maaş artışı % 3 … Bozdur bozdur harca.

Memleketin genel durumu bu iken, üç bakanımız basın toplantısı yapıyor, sanırsınız aya ayak basan ilk Türk astronotun açıklamasını yapacaklar. Ve büyük bir rahatlık ile başlıyorlar açıklamaya.

MTV ye % 40 zam yaptık. Aman ha, belli bir paranın üzerinde değerde araç alırsanız bu artış % 68’e kadar çıkabilir.

Şans oyunlarında kurtuluşu arayan yurttaşlarımıza da burada bir müjdeleri(!) oluyor, daha önce alınan % 10 vergiyi % 20’ye çıkarıyorlar.

Kurumlar vergisinde finans sektörüne % 20 olan vergiyi % 22’ye çıkaracak yasal düzenlemeyi yapacaklarını müjdeliyorlar(!)

Tüm çalışanları ve gelir vergisine tabi mükellefleri ilgilendiren açıklama ise üçüncü dilim olan % 27’nin % 30’a yükseltilmiş olması. Özellikle orta ve yüksek gelir grubunda olan çalışanlar yılın bir ayından sonra maaşlarının daha fazla eksildiğini görüyor olacaklar. Bu düzenleme, aynı zamanda yıllık 30 bin TL’nin üzerinde kazanç bildiren esnafımız için de daha fazla vergi vermek demektir.

Tüm bu vergi artışlarını hükümet neden gündeme getiriyor, güneydoğuda yapılan askeri etkinlik ve terörle mücadele için diyorlar.

Tasarrufu sadece HALK mı yapacak? Sayın Hükümet. Sarayın temizlik gideri 2 milyon TL. Eski para ile 2 trilyon! Bundan tasarruf edelim diyen yok, devletin kira gideri yıllık 800 milyon, her bürokrata özel araba, bakanlıklara özel uçak. Suriyelilere 25 milyar TL. Yazıktır bu halka yazık. En çok da ne dokunuyor biliyor musunuz? CB ve AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ın, “itibarda tasarruf olmaz” demesi.

Zengin Avrupa ülkelerinin bakanları bisiklet ile işlerine giderken bizim yoksul ülkemizin siyasilerinin bir elleri yağda bir elleri balda .... İNSAF …

(03.10.2017)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X