Bazen... / fotoğrafların peşinden ...
H. Avni KUNDURACIOĞLU...

Bazen... / fotoğrafların peşinden ...

Bu içerik 525 kez okundu.

- Hüseyin Avni KUNDURACIOĞLU

İstiklal Marşımızın Şairi Mehmet Akif Ersoy’un kızı Suad ve damadı Ahmet bey, birkaç yıl Milas’ta yaşam sürdürürler. 1930’lu yıllara denk gelen bu ikametin gerekçesi de, damadı Ahmet beyin asker olarak Milas’ta görevli olmasıdır. Bu süreç, Mehmet Akif Ersoy’un ülkeyi terk edip Mısır’a yerleştiği yıllara denk gelir. Bu yüzden de Mehmet Akif Ersoy, kızı Suad, damadı Ahmet bey ve çok merak ettiği torunu Ferda ile iletişimini mektuplar aracılığıyla sağlar.

Bu bilgileri, Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 79. yılı dolayısıyla geçtiğimiz yıl Milas’ta düzenlenen etkinliğe katılan Prof. Dr. Alaadddin Akarca’nın aktarımlarından öğreniyoruz. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akarca, etkinlikte Mehmet Akif Ersoy’un mektuplarından söz ederek, “Milas’ın eski simalarından bahsediyor. Damadına, Ahmet bey evladım ne âlemdesin, Ferda büyüyor mu? Hariçteki işlerin eskisi gibi yolunda mı? Milas’ın havasıyla uyuyabildiniz mi? Müftü Sâdık Efendi çok yakın arkadaşımdır” diye yazdığından söz eder.

Mehmet Akif Ersoy’un yakın arkadaşım dediği Müftü Sâdık Efendi, soyadı yasasıyla birlikte ‘Oğuz’ soyadını alan Milas Müftüsü Mehmet Sâdık Oğuz’dur.

O yıllara ait tüm belge ve fotoğraflarda görülen Müftü Mehmet Sâdık Efendi’nin, sıradan bir din adamı olmayıp Milas’ın o yıllarına iz bırakan bir kişi olduğunu söylemek pek yanlış olmaz.

Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’in ilk yıllarına tanık olmuş biri olan Mehmet Sâdık Efendi’nin eli kalem tutan bir din adamı olduğunu da söylemeliyim.

1874 yılında Milas’ın Hayıtlı Mahallesinde doğan Mehmet Sâdık’ın babası da Milaslı Müezzinoğlu Durmuş Ali Efendi’dir. İlk öğrenimini mahalle imamından, Rüştiye’yi Of’lu Şerif Efendi’den okuyarak bitiren Mehmet Sâdık, Arapça’yı Derince Köyünde Mandalyatlı Hüseyin Efendi’den öğrenmiş. Hüseyin Efendi’nin ölümüyle birlikte, ders alımını Kızanlıklı Hacı Emin ve Milas eski Müftüsü Mehmet Rüştü Efendi’yle sürdürdüğünü bildiğimiz Mehmet Sâdık, daha sonra İstanbul’a gider. Burada Fatih Dersiâmlarından eski Fetva Emini Muğlalı Ali Rıza Efendinin derslerine katılan Mehmet Sadık, yüksek öğrenimini tamamlamış ve 1902 yılında icazet alarak, ilim tahsili yaptırmak üzere Milas’a müderris olarak atanmış. Tarih Kasım 1911 yılını gösterdiğindeyse, Mehmet Sadık’ın Milas’a müftü olduğunu görüyoruz. Ağa Cami müderrisliği, Cam-i Kebir vâizliği yaptığı ve aynı zamanda bir hâfız olduğunu da belirtmeliyim.

Kaynakların İslami ilimlerde, özellikle Arapça ve felsefe konularında yetkin bir kişi olduğunun altını çizdiği Mehmet Sadık, birçok basılı eserini de ardında bırakır.

Cihâd-ı Ekber (İstanbul 1925), Vezâ’if-i Mühimme-i İslamiyye (İstanbul 1912), Mevâ’iz-i Diniyye ve Fevâ’id-i İslamiyye Mecmuası 4 Cilt (İstanbul 1910) bu eserlerindendir. Karya Tarihçesi isimli beni heyecanlandıran bir çalışmasından söz edilse de, somut bir veri bulamadığım için (şimdilik) bu heyecanım yarım kalır.

Milas Müftüsü Mehmet Sâdık Efendi, medrese eğitimi almış yani dini bilgilerle yoğrulmuş olsa da, döneminin siyasal ve sosyal olaylarını sadece dini açıdan değil aynı zamanda sosyolojik açılardan da analiz ettiği belirtiliyor. Öte yandan halkla sıcak bir iletişim kurmayı başaran Mehmet Sadık Efendi, Milaslıların ‘Hoca Efendi’si oluyor.

1938 yılında hayatını kaybeden Mehmet Sadık Oğuz’un üç oğlu ve üç kızı olmak üzere 6 çocuğu olur. Veliyüddün, Alaaddin ve Selahaddin isimli oğullarından Selahaddin’i, Milaslıların Dr. Selahaddin Oğuz olarak bildiğini ve uzun yıllar Milas’ta doktor olarak hizmet verdiğini belirteyim.

Yukarıdaki siyah beyaz fotoğrafa gelince.

Milas Müftüsü Mehmet Sâdık Efendi’nin fotoğrafıdır bu. Akan zamanın yıpratıp ‘haliyle’ ibaresini yapıştırdığı bu fotoğrafı özellikle seçtim. Kalabalık fotoğraflarının aksine, Mehmet Sadık Efendi bu vakur duruşlu fotoğrafı ile size ulaşsın istedim.

Yıl 1928. Cumhuriyet daha beş yaşında.

Boş bir stüdyoda fotoğraf makinesine kilitlenmiş, bir din adamıdır gördüğümüz. Üzerindeki siyah cübbeyi, elindeki asa tamamlıyor. Fotoğraftaki siyah rengin hakimiyetini ise başındaki beyaz sarık bozuyor.

Kaynaklar, Milas Müftüsü Mehmet Sadık Efendi ‘yi ‘Âlim, Müftü, Yazar’ sıfatları ile not düşüyor. Umarım bu yazı bir başlangıç olup, Milaslı aydın bir din adamının geride bıraktıklarını inceleme ya da bilimsel bir değerlendirme yolunu açar.

Zira, Hemşerim Mehmet Sadık Efendi’nin zengin bir kültür mirası bıraktığı aşikar ...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Hasan Özgen     2017-10-22 Kalemine sağlık Hüseyin. Ne güzel şeyler araştırıp yazıyorsun. Bu tür yazılarla Milas büyüyor, görüyorsun değil mi?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X