Vergi???
Metin SALMAN...

Vergi???

Bu içerik 174 kez okundu.

Metin SALMAN

Son günlerde bazı vergilerde yapılmak istenen artışlar, özellikle Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde yapılmak istenilen yüzde 40 artış dolayısıyla toplumda büyük bir tepki meydana geldi.

Vergi: “Kamu hizmetlerini yapabilmek için, kamu otoritesi tarafından, yürürlükteki yasalara uygun olarak kişiler veya kurumlardan toplanan para” olarak tanımlanabilir.

Verginin yürürlükteki vergi yasalarına uygun olması ve vergiyi ödeyeceklerin ödeme gücünü aşmaması gerekir.

Son ‘Torba Kanun Tasarısı’ ile vergilerde getirilmek istenilen değişiklikler ne yazık ki kişilerin ödeme gücünü aşar duruma getirilmiştir. Bu değişiklik tasarısı kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanınca, durum devletin sahib-i aslisine (AKP Genel Başkanı) şikâyet edilince -sanki ondan habersiz hükümet göz kırpabilirmiş gibi- görünüşe göre, Motorlu Taşıtlar Vergisi’ndeki artış oranı yüzde 40’tan yüzde 25’e düşürüldü gibi bir algı oluşturuldu. Ancak, vergi oranları otomobil satış fiyatlarına göre sınıflandırıldığından, sonuçta yine yüzde 40 civarında, hatta bazı modellerde daha yüksek oranlar belirlenmiş olacak.

Burada, kamuoyunu daha çok Motorlu Taşıtlar Vergisi’ndeki artış ilgilendirdiğinden, diğer vergi çeşitlerindeki artışlar gözden kaçırıldı. Mesela; ‘Gelir Vergisi’ dilimlerinde yapılan değişiklikle ücretliler daha fazla vergi ödeyecekler. Bu, çok kimse tarafından farkedilmedi.

Vergi, siz istemeseniz de güya kamu hizmetlerinin yapılabilmesi için devlet tarafından cebinizdeki paranın zorla alınmasından başka bir şey değildir.

Niye vergi toplanır? Devletin yapması gereken kamu hizmetlerinin yapılabilmesi için… Devlet hazinesinde para olacak ki kamu hizmetleri yapılabilsin. Devlet hazinesi tamtakır kuru bakır haline gelmiş ki, vergi oranlarını böyle uçuk miktarlarda arttırmak istiyorlar.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek; “Hazineye para bulmak için ya vergileri arttıracağız ya da borçlanacağız” dedi. Hazinenin borçlanma imkânları neredeyse sıfırlandığı için vergilere ZAM yapmak istiyorlar. OYSA Kİ VERGİ GELİRLERİNİN KAMU HİZMETİ DIŞINDA HERHANGİ BİR ALANDA YA DA AMAÇLA HARCANAMAYACAĞI ANAYASA’NIN 73/1. Maddesinin amir hükmüdür.

Bu durumda neyin ‘KAMU HİZMETİ’ olduğunun çok doğru belirlenmesi ve VERGİ GELİRLERİNİN ONA GÖRE HARCANIP HARCANMADIĞININ İRDELENMESİ ÖNEM KAZANMAKTADIR:

Hazinede para kalmadı diyorlar ama geçmiş dönemde milletimize ağır hakaret eden kendi yardakçılarından bir müteahhitin milyarlara varan vergi borcunu bir kalemde siliveriyorlar. Ayrıca yine bir yabancı banka ile bir şirketin de vergi borçları buharlaştırılıyor. Şimdiye kadar kaç oldu, sayısını unuttuğumuz ‘vergi borçlarının yeniden yapılandırılması’ kararları ile devletin alacağı vergi cezaları affediliyor!

Ayrıca Cumhurbaşkanlığının kaç tane uçağı varken, bilmem kimin kaç senedir hangarda duran uçağı, kaç yüz milyon dolar karşılığı alınarak uçak filosuna ilâve ediliyor.

Diğer taraftan Büyük Atatürkümüz dahil, bugünkü Cumhurbaşkanına kadar bütün Cumhurbaşkanları tarafından ikâmet ve çalışma birimi olarak kullanılan bir ‘Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ gül gibi yerinde dururken, devletin kanunlarına aykırı olarak 1150 odalı KAÇAK SARAY yapılıyor.

Devlet kasasından hiç para ödenmeden yaptırıldığı ileri sürülerek milletin aldatıldığı “Yap-İşlet-Devret” modeliyle yaptırılan köprü-Marmaray ve benzerleri için devlet hazinesinden milyonlarca lira ödeniyor.

Bir diğer husus da referandumda EVET oyu alabilmek için Kredi Garanti Fon Kefaleti ile geriye dönmesi şüpheli 250 milyar lira civarında kredi dağıtılıyor.

Şimdi de müflis mirasyediler gibi diyorlar ki; “Hazinede para kalmadı! Borçlanamıyoruz da! Mecburen vergilere yükleneceğiz.”

Oldu canım, vatandaş olarak biz de inandık! Şayet bu vergi artışları bekledikleri geliri getiremeyecekse, yeni vergi koyacak konu arıyorlarsa tavsiye ederim, BACA VERGİSİ getirsinler. Çok para tahsil ederler. Nasıl olsa her evde birkaç baca vardır!..

Ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73/1 maddesi: “Vergi gelirlerinin kamu hizmeti dışında herhangi bir alanda ya da amaçla harcanamayacağını” hüküm altına alıyor.

Şimdi:

1-Bazı kişi ve kurumların vergilerinin affedilmesi ve silinmesi,

2-Büyük sıkıntıları olduğu halde vergilerini zamanında ödeyen birçok mükellefe rağmen, vergisini zamanında ödememeyi alışkanlık haline getirmiş bazı kişi ve kurumlar için defalarca ‘Vergi Borçlarını Yeniden Yapılandıracak’ ve devletin milyonlarca gelir kaybına sebep olacak kararların alınması,

3-‘YAP-İŞLET-DEVRET’ modeli diye bir ucube model yaratıp, devlet kasasından bir kuruş ödenmediğini söyleyip, o köprü-otoyol-Marmaray ve benzerleri için hazineden milyonlarca lira ödenmesi,

4-Kullanabilecekleri yeterince uçak varken, yeniden milyonlarca dolar ödenerek Cumhurbaşkanlığı uçak filosuna yeni uçak alınması,

5-Devletin işlerinin yürütülebileceği bir ‘Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ mevcut iken, Atatürk’ün vasiyetine aykırı olarak Atatürk Orman Çiftliği arazisinde, devletin kanunlarını hiçe sayarak şimdiye kadar yapımı için ne kadar para harcandığı bir türlü açıklanamayan 1150 odalı KAÇAK SARAY yaptırılması,

6-16 Nisan’da yapılan Anayasa referandumunda  EVET oyu alabilmek için KOSGEB kanalı ve Kredi Garanti Fonu kefaletiyle geriye ödenmesi şüpheli 250 milyar lira civarında kredi dağıtılması,

BİR KAMU HİZMETİ MİDİR?

Şimdi vergilere yüzde 40 zam yaparak -güya yurt savunması için silah alınacağını söylüyorlar- zaten geçim zorluğu içinde olan yurttaşları daha da sıkıntıya sokacaklarına, biraz kendileri tasarruf yapmayı düşünseler, daha doğru ve yerinde olmaz mı?

Ne dersiniz?..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X