Dolandırıcılık bu ülkede geçim kaynağı olmuş …
Dursun GİRGİN...

Dolandırıcılık bu ülkede geçim kaynağı olmuş …

Bu içerik 60 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Türkiye’de sayısız, sınırsız tv kanalı var ve bunların büyük çoğunluğunun başlıca geliri, vatandaşa kapıdan bir şeyler satmak isteyenlerin reklamları … Türkiye’de artık tv reklamlarıyla yapılan kapıdan satışlara kanmamak gerekir bence. Siz siz olun, ilaç mı alacaksınız, gidin kardeşim doktorunuza, hangi ilacı kullanacağınızı yazsın, eczaneden alın. Cep telefonu mu alacaksın, aman ha ucuz diye sakın kanma! Sakın alma!.. Geçen gün bir cep telefonu aldım. Tabii ki bile bile dolandırıcılara kandık. Öylesine ballandıra ballandıra reklam yapıyorlar ki nihayetinde kanıyor insan!

Sadece cep telefonu mu? Ivır-zıvır ilaçlar mı? Hayır!

Kış geldi. Odun-kömür alacağız. Yine üçkâğıtçılar devrede! Kuru odun diye aldığım çam odununun yüzde 60’ı yaş! Yazık değil mi bu millete?

Sadece bunlarla mı sınırlı üçkâğıtçılık? Zeytinyağı alırsın karışık yağ çıkar, çalgıcı tutarsın düğününe ‘yok annem öldü, yok babam şöyle oldu’ diyerek ortada bırakanı mı ararsın…

Sonuç itibariyle yalancılık, dolandırıcılık artık geçim kaynağı haline gelmiş bu ülkede.

Değerli dostlarım.

Gelişen olaylar zincirine şöyle aklıselim bir şekilde lütfen bir göz atın. Göreceğiniz gerçekler karşısında şu yazımın başlığının ne kadar da doğru bir tespit olduğunu mutlaka göreceksiniz.

Neticede, elbette doğru dürüst insanlarımızı tenzih ederek böyle bir başlık attım bugünkü yazıma. Ancak ‘görünen köy kılavuz istemez’ misali, bakar mısınız, yeni kurulan bir partinin adının dahi ‘İYİ’ olarak konduğu bu ülkede artık daha ne söyleyebiliriz?

Bir yandan bakarsanız, durumumuzun ‘çok kötü’ olmasının bir işareti değil midir bu? Partinin adının ‘İYİ’ konmasının başka bir izahı olabilir mi? Gerçi ben şahsen, -eğer yaratılmak isteniyorsa- yeni kurulan partinin ‘iyi’ ve diğer tüm partilerin ‘kötü’ olduğu şeklindeki bir algının da doğru olmadığına dikkat çekmek isterim.

Elbette bu milletin birilerine güven duyması şart! Artık bu kötü gidişatın sona erebilmesi için bu şart! Zamanında hep söyledik, şu iş yanlış, bu iş yanlış dedik. Dedik demesine de, bu millet körü körüne gitti yine kendi bildiğini okudu. Benim göz göre göre dolandırıcılara kanmam gibi …

Değerli dostlarım.

‘İYİ’ Parti inşallah adı gibi iyi işler yapar da bu ülkede bu zavallı millet artık birbirini kandırarak yaşamaktan vazgeçer. Tabii ki ilk başta siyasetçilerimizin insanları kandırmaması gerekir. Siyasetçilik dürüstlük ister.

Geçen hafta Salı günü yağan yağmurda evlerimizin içine zorlukla girebildik. Nedeni, şu malum köy yollarımızı yeni asfaltladılar. Bu nedenle yollarımız eskisine oranla biraz daha yükseldi. Durum böyle olunca da yol kenarındaki evler hep çukurda kaldılar. Eh ister istemez yağmur yağınca da evlerimizin avluları birer tabii göl haline geldi. Neticede bu durumu ilgili makamlara, ta yaz aylarından bildirmiştik, ama gelin görün ki iki aydan beri ne arayan var ne de soran…

Şimdi gel de isyan etme! Durumu, oğlanlar cep telefonu ile görüntüye almışlar. Yazık değil mi bu insanlara? İlla da bir musibet olduktan sonra mı sahip çıkacağız bu millete…

Vallahi bu tür yazıları yazıp çizmekten artık usandım.

Sahipsiz bir toplum haline geldik.

İşte bu nedenle diyorum ki, ismi ‘İYİ’ olan partilere değil, bu milletin iş bilen insanlara ihtiyacı var. İşte o kadar …

Hoşça kalın, dostça kalın …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X