Bebeklik Döneminde Sağlıklı Kimlik Gelişimi
Konuk Yazar...

Bebeklik Döneminde Sağlıklı Kimlik Gelişimi

Bu içerik 240 kez okundu.

Gülten ÜNAL - Uzman Klinik Psikolog www.terapiadanismanlik.com

Uzman Klinik Psikolog Gülten ÜNAL da artık aramızda … Kendisine ‘hoş geldin’ diyor, haftada bir uzmanlık alanındaki yazılarıyla siz sevgili okur yazarlarımıza katkılarda bulunacağını düşünüyoruz …

Kimi zaman kolay ve keyifli, kimi zaman da zor ve sıkıntılı, uzun bir yolculuk anne-babalık.

Bolca emek, çaba ve sabır göstererek bu yolda yürüyen anne-babaların ortak bir gayesi var. Bu gaye çocuklarını sorumluluk sahibi, özgüveni yüksek, başarılı ve mutlu bireyler olarak yetiştirebilmek. Okumakta olduğunuz yazı, bu özelliklere sahip, psikolojik açıdan sağlıklı çocuklar yetiştirmek isteyen anne-babaların atacakları ilk adımla ilgilidir.

Kişilik gelişimi, doğumdan ölüme kadar devam eden bir süreç olsa da bebeklik ve ilk çocukluk yıllarının büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Dünyaca ünlü psikoloji kuramcısı Freud, yaşamın ilk 6 yılında kişilik gelişiminin neredeyse tamamlandığını ifade eder. Fiziksel olarak güçlü bir bünyeye sahip olmak, hastalıklardan korunmak ve hasta olunduğunda da çabucak iyileşebilmek için bağışıklık sisteminin ne kadar önemli olduğu sıklıkla vurgulanır. Benzer şekilde duygu, davranış ve düşünce bozukluklarından korunmak, güçlü bir ruhsal yapıya sahip olmak için psikolojik bağışıklık sistemi önemli bir rol oynar.

Çocuk gelişiminde psikolojik bağışıklık sistemi eşittir bağlanma ilişkisi olarak değerlendirilir. Çocuğun ruhsal gelişimini etkileyen psikolojik etkenlerden belki de en önemlisi “bağlanma” (attachment) konusudur. Bağlanma, bebek ile temel bakım vereni (çoğunlukla anne) arasında kurulan anlamlı duygusal ilişkinin varlığı olarak tarif edilebilir. Fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişimin en hızlı olduğu 0 - 2 yaşları arasına denk gelen dönem bebeğin her türlü gereksinimi için kendisine bakan kişiye bağımlı olduğu dönemdir. Bağlanma ilişkisi işte bu dönemde yapılandırılır. İngiliz psikanalist Bowlby’nin kuramına göre bu dönemde anne-bebek ilişkisinin niteliği kişiliğin önemli bir kısmını oluşturur ve yaşamın geri kalanında diğer kişilerle kurulacak olan ilişkilerin yapısını belirler. Bağlanma ilişkisinin güvensiz (kararsız/ kaçıngan) geliştiği durumlarda çocuk yaşamı boyunca diğer insanlarla doğru ilişkiler kuramayabilir, yakın arkadaşlarıyla, eşiyle hatta kendi çocuğuyla sağlıklı bir iletişim kurmakta zorlanabilir.

Elbette ki bebekler de yaşamlarının ilk yıllarında hem güven, hem de güvensizlik yaşantılarını deneyimlerler, bu kaçınılmaz ve normal bir durumdur. Önemli olan güvenli bir bağ kurarak bebekte güven duygusunun gelişimini sağlayabilmektir. Temel güven duygusu gelişmiş bebekler, ihtiyaçlarının hemen olmasa da karşılanacağını bilirler ve ümit duygusu geliştirirler. Bu da bebeğin gelecek dönemlerde sorunlarla başa çıkma becerisini ve kapasitesini arttıran bir unsur olarak bebeğe katkı sağlar.

Bebekleri ile güçlü ve güvenli bir bağ kurmak isteyen annelere tavsiyeler.

·Bebeğinizin ihtiyaçlarını zamanında fark ederek, en kısa sürede sevgi ve şevkatle karşılamaya özen gösterin. İhtiyaçlarının zamanında karşılanması bebekte değerli benlik algısını geliştirir. Çevresini de güvenli bir çevre olarak değerlendirmesine katkı sağlar.

·Bebeğinizin önemsendiğini ve kabul edildiğini hissedebilmesi için onunla sık sık göz teması kurun.

·Bebekler sevgi, onaylanma ve neşe belirten seslere karşı çok duyarlıdır. Konuşurken şevkatli bir ses tonundan iletişim kurun, ninniler söyleyin.

·Bebeğinizin cesaretlenmesi için karşılıklı konuşuyormuş gibi iki yönlü sohbetler gerçekleştirin.

·Onunla konuşurken gülümseyin, böylece onaylandıklarını hissederler.

·Zaman kavramları gelişmediği ve gelecek onlar için belirsiz olduğundan, kısa ayrılıklar bile travmatik olabilir. Bağlanma sürecinin gerçekleştiği ilk iki yılda bir günden uzun süren ayrılıklardan kaçının. Ayrı kalma zorunluluğu varsa, bebeğin yakından tanıdığı, ilgili, sıcak ve güvenilir bir tanıdığınızla kalmasını sağlayın.

·Bebeğinize aynı kişilerin bakmasına dikkat edin.

·Bebeğinizi cezalandırmayın, vurmayın, bağırmayın ya da onu sarsmayın.

·Stresliyseniz size destek olacak kimselerden yardım isteyin.

·Bebeklikten itibaren, anne-babaların çocuklarına karşı sergileyeceği duygusal geri bildirimin şekli, onların ileride ne derece girişken bir birey olacağını belirler. Gülümseyen bir ifâde ve destekleyici cümlelerle bebeklikten itibaren çocuklarınızın girişimci ve sosyal olmalarını teşvik edilebilirsiniz.

·Son olarak olumlu ilişkilerin kesintiye uğramaması bebekle kurulan ilişkide sürekliliğin, tutarlılığın, aynılığın yakalanması güvenli bağlanmanın temelidir. İlişkinizin bu özelliklerini koruyun.

Yaşamınızda sağlam bağlar kurabilmeniz dileklerimle, iyi haftalar dilerim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Behzat     0000-00-00 Uzman psikoloğumuza bu güzel eğitici yazısından dolayı teşekkür eder,gazetemizi de kutlarız.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X