Dibekdere’ye son çağrımdır!
Dursun GİRGİN...

Dibekdere’ye son çağrımdır!

Bu içerik 83 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Yıllardır şu topluma bir şeyler verebilmeyi çok istedim, ancak Dibekdere halkı öyle bir toplum ki, başarıyı kendinden bilir, başarısızlığı da sende-bende-onda ararlar. İşte bu cümleden hareketle son çağrımın amacını anlatacağım.

Efendim malum, Dibekdere Köyü bir müzisyen köyüdür. Bu köyde 7’den 70’e hepsi de ağırlıklı olarak davul-zurna kültürüyle uğraşırlar. İşte ben de bu konuları kapsayan bir yazımla Dibekdere’ye, tabiri caizse artık son çağrımı yapmak istiyorum.

Dibekdere de bir dernek var. Adı da MUZKAT-DER… 2002 yılından beri iğneyle kuyu kazar gibi bu dernekten güç alarak bir şeyler yapmaya çalıştık. Örneğin, başta kılık-kıyafet konusu olmak üzere elimizdeki müzik aletlerinin muhafazası, birçok zurnacı ve davulcunun birlikte meşk yapabilmeleri, keza vergi meselesi gibi birçok konuları başardık. Bu arada da davul-zurna eğitimi konularında bir hayli yol aldık.

Bu başarılı çalışmalarımızı gören belediyelerimiz, sonuçta bu kültür adına uluslararası bir zurna festivali yaparak bir nevi bizleri taçlandırdılar. Şimdi tüm Dibekdereli zurnacı ve davulculara bir çağrı da bulunmak istiyorum.

Lütfen geliniz ve şu MUZKAT-DER’e üye olunuz. Her yıl müzisyen başına 20 lira dernek aidatı yatırmış olsak, en az 10-15 bin lira birikir. Bu paralarla bakınız neler olur?

Yöremizde klarnet, darbuka, bağlama, org gibi sazlar üzerinde yetenekli yavrularımıza eğitim vererek, bir anlamda Dibekdere denildiği zaman her türlü enstrümanın çalınabildiği bir müzik köyü gelmeli akıllara… İşte böyle bir başarı da duyarlı, önder ve her zaman daima ileriyi görebilen öncül kişilerimiz sayesinde olacaktır. Yeter ki biz, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi bilelim.

Evet sevgili Dibekdereli genç yavrularım. Şu yazımın yayınından sonra belki kısa bir süre sonra, ta 2002 yılında kurulup da bugünlere kadar gelebilmiş, ancak çok arzu ettiğimiz halde bir türlü gerçek manada dernekçiliğin o güzelim faaliyetlerinden yararlanabildiğimizi söyleyebilmemiz mümkün değil. Eğer gerçekten de 2002 yılında söylemiş olduğumuz bu başarılı çalışmaları yapmış olsaydık, gerçekten de bugün Dibekdere’de darbuka, klarnet, org çalabilen birçok yavrumuz olacaktı. Artık bu tür konular hakkında çağrıda bulunmaktan yoruldum. Eğer birlik ve beraberlik olmadığı takdirde ben de nihayetinde insanım. Ben de artık yavaş yavaş köşeme çekilip oturduğum yerde müzik aletleri yapımı ve tamiratıyla ilgilenmeye devam edeceğim. Benden söylemesi…

Bu çağrıma uyup uymamak elbette ki Dibekderelilerin bileceği bir iştir.

Hoşça kalın, dostça kalın …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X