Milas ve Güllük’te bitmeyen sorunlar …
Gülçin ERŞEN...

Milas ve Güllük’te bitmeyen sorunlar …

Bu içerik 46 kez okundu.

Gülçin ERŞEN

Yaklaşık 25 yıldır gelip gittiğim Güllük’te 7 yıldır yaz kış yaşıyorum. Gazeteci ve duyarlı bir yurttaş olarak yaşadığım yerle ilgili çok sayıda yazı, fotoğraf, haber ürettim ve paylaştım. Bunların bir kısmı çeşitli kesimden insanların şikayetleriyle de ilgili; “Ne olur bunu da yazsanız, haber yapsanız?... Yetkililere nasıl duyuracağız” dedikleri şeyler.

İşte şimdi de böyle üç konuyu gündeme getireceğim.

 

Yine kötü koku

Bundan 4-5 yıl önce, Güllük’te dayanılmaz iğrenç bir kokuya ve çevre kirliliğine neden olan - sözde balık yemi üreten, ama aslında balık atığı işleyen - tesise karşı basın ve hukuk yoluyla verdiğimiz savaşımı bilenler, anımsayanlar vardır. Son aylarda ise, genelde gece geç saatlerde ve sabah 6 - 7 sularında, camı açınca, balkona çıkınca duyduğum berbat bir koku var. Daha önceki kadar kötü olmasa da, rahatsız edici, ağır bir koku yayılıyor. Camı hemen kapatıyorum. Başkaları da, özellikle Orjan Sitesi’nde oturanlar aynı şeyden rahatsız. Kokuyu Güllük - Milas yolu üzerindeki bir yem fabrikasından ara sıra yayılan kokuya benzettim. Ama, Orjan’dakiler, “Oradan buraya kadar gelmesi imkansız ...” diyerek, Güllük yolu üzerindeki balıkçılık şirketlerinden birinin arka tarafta ilkel bir atık işleme tesisi kurduğu ve kötü kokunun buradan yayıldığı yönünde söylentileri dile getiriyorlar. Şimdilerde gündüz saatlerinde havalandırma için pencere açıyoruz. Peki, yaz geldiğinde tüm gün kapı, pencere açıkken aynı koku gelirse ne yapacağız?

 

Tehlikeli yola çare

Milas’ın girişinde, sağında mezarlık, solunda özel okullar bulunan yolun ne denli tehlikeli olduğuna dikkat etmemiştim. Ama, oğlum şimdi bu okullardan birine başlayınca, burada karşıdan karşıya geçmenin ne denli tehlikeli olduğunu farkettim. Okul servisleri, Beçin kavşağından dönerek, okulun önüne dek getiriyor öğrencileri. Servisle gidip gelen çocukları bu şekilde güvenli ulaştıkları düşünülse de dolmuştan inenlerin karşıdan karşıya geçmesi gerçekten riskli. Şehirlerarası yol sayıldığından, arabalar da çok hızlı geçiyor. Bir üst geçit yapılamaz mı, trafik ışığı ve yaya geçidi konulamaz mı?.. “Bu yolun kenarına okul yapmak hata. Karayolları’nın demir korkuluklarının kesintisiz sürmesi gerekir...” diyen de var. Ama, Milas mezarlığı yıllardır bu yolun kıyısında. Haydi okulları sonradan yaptılar diyelim; mezarlıkla yolun karşı tarafında oturanlar arasında sağlıklı ve güvenli gidiş - geliş nasıl sağlanacak? Yetkililerin buna çözüm bulması, can güvenliği açısından şart!

 

Ayakta 12 kişi

Güllük dolmuşlarında sabah erken ve akşamüstü saatlerinde bazen neredeyse oturan yolcu kadar ayakta yolcu bulunuyor. Geçenlerde sabah 8:30 dolmuşuyla Milas’a giderken saydım. Bir ara ayakta 13 yolcu vardı. Tabii bazısı yolda iniyor, başkası biniyor. Özellikle yaz aylarında da Bodrum’a erken giden ilk ve gece geç dönen son dolmuşta yer bulunmaması ve durakta bekleyen çok sayıda yolcu nedeniyle, ikinci dolmuş isteniyor. “Ayakta yolcu almak yasak” diye, duraktaki yolcuları almayan şoförün, yolda 4-5 kişi aldığını gördük. Ayakta yolcu almanın tehlikesinin yanında, insanların sıcaktan, havasızlıktan, kokudan rahatsız olması, yolcular arasında gerginlik yaşanması gibi kötü yanları var. Bazen, durakta bekleyip binemeyen de oluyor. Tüm bu olumsuzlukların giderilmesi için Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili biriminin ve Güllük’teki dolmuş kooperatifinin kalıcı çözüm üretmesi ve uygulaması gerekir. Üstelik büyük kentlerde ulaşımda dolmuşun yanı sıra başka seçenekler varken, bizlerin burada tek bir seçeneğe mahkum olması, ulaşımdaki sorunların kurallara uygun, yapıcı ve kalıcı çözümlere kavuşturulmasını zorunlu kılıyor.

İşte böyle. Ben de bazen kendimi yurttaşların sorunlarını basın aracılığıyla gündeme getiren “Güzin Abla” gibi duyumsuyorum. Faydam oluyorsa, ne mutlu bana!

(13 Kasım 2017 / Güllük)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X