Ekonomi = Mazot
Yılmaz Kaya AYLANÇ...

Ekonomi = Mazot

Bu içerik 304 kez okundu.

Yılmaz Kaya AYLANÇ

Bazen hiçbir kuvvetin yapamadığını, ummadığınız bir şey yapar. Bu bazen hayvan hakları ile ilgili olabilir, bazen komşu devletler ile dış politikada olabilir, bazen de MAZOT ile ilgili olabilir.

Yani ekonomi!

Hani hep anlatılır ya, padişah vergileri arttırıp veziri halkın arasına salar ve tepkiyi sorarmış. Vezir de her seferinde “biraz homurdanma var ama asayiş berkemal padişahım” dermiş. Bir süre sonra padişahın dayanılmaz müsrifliğinden hazinede para yine bitince aynı süreç tekrar tekrar yaşanır olmuş. Her seferinde padişah vezirden aynı yanıtları alınca yaşantısına devam etmiş. Son kere yine vergiyi arttırdığında vezirini halkın içine göndermiş ve tepkiyi beklemiş. Vezir bir süre sonra padişahın huzuruna çıkmış ve “padişahım halk gülüyor” demiş. Bunun üzerine padişah “tamam, halk son noktaya gelmiş, vergi artışlarını durdurun” talimatı vermiş.

Çağdaş ülkelerde halkın gülmesi/göbek atması beklenmez. Defalarca maliye bakanı veya ekonomiden sorumlu bakanlar yeterince tasarruf edilmediğinden, yeterli sermayenin oluşmadığından şikayetçiler. Halkı her anlamda tasarrufa davet etmekteler. Halkın tasarruf edebilmesi için, asgari yaşamını sağlayabilmesi, arta kalan parasını da tasarruf etmesi beklenir. Eylül 2017 itibari ile 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1,522.-TL., yoksulluk sınırı 4,960.-TL. asgari ücret 1,404.-TL. Peki bugün için halkın böyle bir tasarrufu yapabilecek hali var mıdır?

Çiftçinin, başta MAZOT olmak üzere tüm girdileri pahalanırken ürettiği ürün geçen yıldan daha ucuz. Ama hükümet ne yapıyor, ithalat!

İşçi, tarihin en yüksek işsizliğinin yaşandığı yılları yaşıyor. İş bulursa asgari ücretten başka şansı nerdeyse olmuyor. Geçim derdi aileleri kasıp kavuruyor. Ama hükümet ne yapıyor, asgari ücreti arttırmıyor, taşeron yasası çıkmıyor, yurt dışı ithalat ile diğer ülke işçilerine kazandırmaya devam ediliyor.

Esnaf, çoğu kere siftah edememenin, eve para götürememenin çaresizliği içinde. Ödenemeyen dükkan kiraları ile ne yapacağını bilemez durumda. Şehirlerde halâ çıkarılamayan AVM yasası nedeniyle neredeyse sokaklarımıza kadar girmiş holding mağazaları esnafı bitirmiş durumda.

Sanayicinin, küçük bir kısmının dışında mutlu olduklarını söyleyebilir miyiz? Faizlerin ve kurların aynı zamanda artmış olması, daralan iç piyasa onları da kara kara düşündürmekte. Yeni yatırımlar olmadıkça ne işsizlik, ne de geçim sıkıntısının üstesinden gelmek mümkün değil. Yani nereye elimizi atsak tutar tarafı kalmadığını görüyoruz.

Tüm bu olumsuzluklara karşın, nedense hükümet edenler ekonominin uçtuğundan bahsetmekteler. Uçmak ifadesinin, verilen örneklerde, bir şeyin daha iyi olduğunu/olacağını anlatılırken kullanıldığını biliyoruz. Yani ekonomi uçtu/uçuyor denildiğinde, demek ki ekonomi daha da iyi olacak diye anlamamız gerekiyor.

Peki sizce ekonomi uçuyor mu?

Amerikan doları 2002’de 1,65TL.  2017’de 4,0TL.

Euro 2002’de 1,73TL. 2017’de 4,60 TL.

Çeyrek Altın 2002’de 29.-TL. 2017’de 258.-TL.

Dış borç 2002’de 139 mia $ 2017’de 432 mia $

Benzin 2002’de 1,64 TL. 2017’de 5,52 TL.

MAZOT 2002’de 1,30TL. 2017’de 5,05 ve hani buğday? Yok! Üretim yetmiyor ve nerelerden buğday ithal eder olduk … Ya bakın 1 lt. mazot için 2002’de 3,17 kg buğday verirken köylü vatandaşım,  bugün yani 2017’de 5,32 kg. buğday vermek zorunda kalmakta. Ne uçuş ama değil mi?

 

EKMEK  2002’de 25 krş., 2017’de  1,25TL.

ET 2002’de 8,29 TL. 2017’de 31.-TL.

Nasıl, sizce uçuyor muyuz?

Ama bir dakika, haksızlık etmeyelim, uçtuğumuz bazı şeyler var tabii. Örneğin;

Milletvekili maaşları 2002’de 4,500.-TL. 2017’de 17,000.-TL.

CB maaşı 2002’de 5,279.-TL.  2017’de 35,295.-TL.

Peki Cumhurbaşkanlığı harcamaları ne kadardır dersiniz? Örneğin Sn. Ahmet Necdet Sezer 7 yılda ne kadar harcamış: 167.4 mio lira. Sonra Sn. Abdullan Gül bey 7 yılda 722 mio lira harcamış. Önceki Cumhurbaşkanına göre harcamalar 4 kat artmış. Peki halen aynı görevi sürdüren Sn. Erdoğan 1,5 yılda ne kadar harcamış dersiniz?  2 milyar 800 milyon! Ana muhalefet partisi genel başkanı Sn. Kılıçdaroğlu böyle iddia etmekte (19.01.2016 grup toplantısı). Bence çoğu vardır azı yoktur. Neden böyle diyorum, kendi ifadesi neydi anımsayalım “itibardan tasarruf olmaz”! Valla bu söze söylenecek hem çok şey var hem pes demek var.

Sonuç olarak ülkemiz her alanda ve aşağı yukarı her kesimde ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşarken, gelecek açısından tünelin ucunu bir türlü göremezken, iktidar kanadında vur patlasın çal oynasın anlayışı devam ettiği gibi, “ekonomi uçuyor”  söylemine kendilerinin de en azından önemli bir kesimin inanmış görünmesi, gelecek açısından bizleri daha fazla endişelendiriyor. Düne kadar faiz konusunda yetkilileri dövercesine azarlayan söylem bugünlerde nedense söylenmez oldu. Yastık altındaki dolar ve altın formülleri de tekrarlanmaz oldu. Tabii o sırada bunları yapan sade vatandaş ciddi zarar etti, o da cabası. Tarımı bitirip de her çaresizlikte ithalata kapı gösterenler, bugün artan dolar kuru nedeniyle halkı bir kez daha zarara uğratmış oldular. Gümrüksüz ithalat ile devlet gelirlerinden, üretici kârından halk ise daha pahalıya sahip olacağı ürünler nedeniyle topyekün zarar etmiş olmaktayız.

Her güzel nutuk bir yere kadar. Anadolu’da bir laf vardır: “Lafla peynir gemisi yürümez”. Lafın bittiği yer ekonomidir.

Gelelim başladığımız yere. 2002’den bu yana ne yapıldıysa bu halk sakinliğini bozmadı, istikrar dediler, rejim dediler, fetö dediler hep arkasında oldular iktidarın (çoğunluk ile). Yaptılar, bozdular, yine yaptılar yine bozdular. Bozulmadık, girilmedik, değiştirilmedik ve de satılmadık hemen hiçbir şeyimiz kalmadı ve halkımız yine de sükunetini bozmadı.

Ama bu MAZOT var ya bu MAZOT, istediğiniz gibi artırdınız, eksiltiniz, artırdınız, eksilttiniz ne istediyseniz yaptınız. Beyler bu MAZOT kral çıplak demeye aday.

Bir derse, sonrasında seyreyleyin ortalığı.

Bu yapıp bozmalara, inatla halka rağmen sürdürülen politikalara, halk sandıkta gereken yanıtı verecektir.

Bunun adı MAZOT’tur MAZOT …

(20.11.2017)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
YKA     2017-11-27 Gurbetçi Ünsal dostumuza. İlginiz ve eleştiriniz için teşekkür ederim. Aynen dediğiniz gibi bir lokmaya mahkum edip, onu vermenin lafını akşam bütün kanallarda seçilmiş kişiler ile vatandaşı hipnoz edercesine dilendirerek iktidarlarını sürdürmeye devam etmekteler. Destek ekipleri de her gün evden kaçanlar, evlenemeyenler, alakasız konular ile çoğunluğu başka konuya ilgi göstermeyecek hale getirerek görevlerini yaparlar. Ama mide bunları dinlemez. Acıktı mı bir kere. Ünsal hocam saygı ve sevgiler
Gurbetçi ünsal     0000-00-00 Valla gardasım ben hep yüz liralık mazot alıyom ne zamdan ne de o dediğingazıkdan haberim yok akşam yemekten sona açıyım tv yi garşımda seda saydıran ohhh odan sona vur gagayı yat zam. Mam yok get işine. Cumhurbaşkanım maaşından sana ne. Adam hem çalıyo hem oynayo pardon pardon hem çalışıyor decedim. Deyemedim
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X