Medeniyetleştiremediklerimizden misiniz?
Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ...

Medeniyetleştiremediklerimizden misiniz?

Bu içerik 310 kez okundu.

düşünen ayna ... / Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ

Hititler, Aztekler ya da Lidyalılar konularına hiç girmeden günümüzün medeni olma halinden bahsetmenin zamanı geldi. Yazının bulunmasından başlamak, Amerika’yı yeniden keşfetmek, Fransız İhtilali’ni anlatmak gereksiz. Doğrudan çatal-bıçak kullanımına geçmek suretiyle bir medenileşme çabası ve çabaların yetersiz kalışıyla ilgi sorunlar silsilesine geçiyorum.

Birçok medeniyetler çatışmasından geçtiğimiz gerçeği karşısında çoğu zaman boşu boşuna çatıştığımız hissine kapılıyorum. Olmuyorsa olmuyor. İçinde yoksa medenileşme, anlatmaya çalışmak ne çare.

Çağdaş uygarlık seviyesi diyoruz ya, kim anlıyor ki bu seviyeyi. Herkesin ağzına pelesenk olmuş. Çağdaş uygarlık seviyesi şöyle, çağdaş uygarlık seviyesi böyle… Gerçekleri duymanızın vakti geldi artık. Asla ve asla o seviyeye ulaşamayacağız. Siz yine çabalayın da 7/24 televizyon izleyen bir toplum bizi bu seviyeye çıkartamaz. Çıkartmayacak da. Karamsar mıyım sizce?

Yemek masasında çatal-bıçak-kaşık nereye konumlandırılır bilebilirsiniz ama bu dünyada yalnız yaşamadığımızı hatırlatmak isterim. İllaki bir markete gideceksiniz. Alışveriş arabasıyla ürünleri deviren birinin devirdiklerini yerine koymadığını göreceksiniz. Otoparkta engelliler için ayrılmış araç yerine dipçik gibi bir delikanlının park ettiğini göreceksiniz. Bodrum Kalesi manzarası eşliğinde oturmak istediğinizde çekirdek kabuklarıyla kaplı kayalıklar göz zevkinizi bozacak. Trafikte sollanmaya dayanamayan araç sizi sıkıştıracak. Halâ daha, “sen benim kim olduğumu biliyor musun” diye sorarak istediğini yaptırabilen insanların var olduğunu göreceksiniz. İki medeni insan gibi medeni bir boşanma davası 3. duruşmadan sonra yabanileşecek.

Medeniyet sadece ve sadece insanı ilgilendirir. Doğa medeni olamaz, bir maddenin ya da bir hayvanın medeniyetinden bahsedilemez. Dolayısıyla medeni olma durumu para ile de ilişkilendirilemez. Çok affedersiniz, som altından bir klozet-sifon ilişkisini örnek vermeyi uygun buluyorum bu aşamada. Yamyamların da çatal-bıçak kullanmaları onları medeni yapmadığı gibi takım elbise giymesi de bir suçlunun cezasında indirim sebebi olmamalıdır. İçinde gecekondu ruhu olan bir zenginden de, içi seni yakar dışı beni misali, bir abide bekleyemezsin.

Soruyorum, doğa kanunları yazılı mıdır ya da aşk kanunu?

Yazılılık ilkesinin bu kanunlarda gerek duyulmadığı söylenebilir.

Peki medeni kanun neden yazılı, hem de maddelerceee?

Bir çok hukuksal çıkarım yapılarak cevap verilebilecek bu soruya insanın daha gelişimini tamamlamadığı cevabını vererek son noktayı koyuyorum ve bu kanunda maddeler ne kadar çoksa sıkıntı da o derece büyüktür.

Medeni, uygar, kentli, kentlileşmiş, terbiyeli, görgülü … nasıl ifade edilirse edilsin hep tek bir noktayı gösteriyor; eğitim.

Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan … da desek de aynı. Artık ne söylenirse söylensin, 40 fırın ekmek yemek medeni olmak için ve medeniyetin gerektirdiği şekilde yaşamak için bir çare olmayacak. Karbonhidrat zengini bedenler yaratmaktan başka bir işe de yaramayacak.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ErolK.     2017-11-29 medeniyet hangi medeniyet batılı ülklerin medeniyetimi yoksa kaybetmeye yüz tutmuş Türk kültüirünün medeniyetimi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X