İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz kavramları
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz kavramları

Bu içerik 778 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

Geçici hukuki koruma sağlayan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kavramları, uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve oldukça da birbirine karıştırılan iki kavramdır. İhtiyati tedbir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen ihtiyati haciz 2004 sayılı İcra İflas Kanununda yerini almıştır.

6100 sayılı kanunun 389. maddesi, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” hükmünü içermektedir.

Kanun metninden anlaşıldığı üzere, ihtiyati tedbir kararı yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Örneğin, iki tarafın yaptığı araç satış sözleşmesinde satıcı, sözleşmeye konu aracı alıcıya devrettiği halde alacağın tamamını alamamışsa, ileride alacağını tahsil etmesi önemli ölçüde zorlaşabileceğinden, araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep edebilecektir. Çünkü bu durumda uyuşmazlık konusu aracın kendisidir. Bu bakımdan ihtiyati tedbirin amacı, uyuşmazlık konusu eşyanın dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devredilmesini önlemektir.

2004 sayılı İcra İflas Kanunun 257. maddesi ise, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir;

·Borçlunun muayyen yerleşim yeri bulunmuyorsa,

·Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa.

Yargıtay’ın istikrar kazanan uygulamalara bakıldığında, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati haciz için “yakın ispat koşulu” aranmaktadır. İhtiyati haciz talebinde bulunan taraf, hangi alacağına ve hangi taşınır veya taşınmaz mallar için bu talepte bulunduğunu mahkemeye açıklamak mecburiyetindedir.

Bir hakkın veya alacağın mahkeme huzurunda kesinleşmemiş, henüz kabul görmemiş olduğu hallerde geçici hukuki koruma tedbirlerine başvurulduğundan, mahkeme tedbir veya ihtiyati haciz kararı verebilmesi için bir teminat ödenmesini kararlaştırabilir.

İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.

Talepte bulunan, davada haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmekle mükelleftir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X