Atatürkçü mü oldunuz?
Celal DURGUN...

Atatürkçü mü oldunuz?

Bu içerik 503 kez okundu.

‘sözün özü’  Celal DURGUN / celaldurgun@hotmail.com

Anasına iftira attılar, ses çıkarmadınız.

Babasını karaladılar, oralı olmadınız.

“Evlatlığı ile yattı” deme alçaklığında bulundular, duymadınız.

Fotoğrafını köpeğe monte edip yayınladılar, görmediniz.

Heykelini kırana, resmini çöpe atana ses etmediniz.

Rozetini yakasına takan öğrenciyi azarlayan densizi azarlamadınız.

“90 yıllık enkazı kaldırdık” diyeni susturmadınız.

“Reklam arası” söylemine kızmadınız.

“Camileri ahır yaptılar” yalanına siz de katıldınız!

***       ***       ***

Meydanlardan adını sildiniz.

Okullardan resmini indirdiniz.

Bankadan T.C. yazısını kaldırdınız.

Çanakkale’de yok saydılar, Atatürk’ün adını bile anmadınız.

23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramına gitmediniz.

29 Ekim Cumhuriyet Bayram’ında, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda hasta oldunuz.

Yurt dışı ziyaretlerde bulundunuz.

Kutlu Doğum Haftasında sıraya dizildiniz.

Andımızı yasakladınız.

İzmir Marşının sözlerinden rahatsız oldunuz.

“Çocuklara bira içirdiler” bile dediniz.

Yetmedi:

“Kur’an’ı yasakladılar, ezanı susturdular, Müslüman’ı cezalandırdılar” dediniz.

Yalanın en kuyruklusunu, iftiranın en iğrencini dile getirdiniz!

Ne bir belge, ne bir kanıt gösterdiniz.

İstediğiniz kadar Atatürk deyin, milyon kez Mustafa Kemal Atatürk’ün adını tekrarlayınız.

Bu durum sizin Atatürkçü olduğunuzu göstermez.

***       ***       ***

Anıtına çiçek bırakmayı yasaklayan genelgeler çıkardınız!

10 Kasım’larda, O’na saygı gösterisinde bulunanları “sap gibi durmak” akılsızlığı ile karaladınız!

“Demir ağlarla ördük” cümlesini “tiye” aldınız!

“Lozan hezimettir” iddiasında bulundunuz!

O’nu ve arkadaşını “ayyaş”lıkla itham ettiniz.

O’nun kurduğu KİT’leri sattınız!

O’nun ilkelerini inkâr ettiniz!

Devrimlerine karşı çıktınız!

“Her türlü Milliyetçiliği” ayaklarınızın altına aldınız!

“Hem laik hem dindar olunmaz” dediniz!

Dindar ve kindar bir nesil” temennisinde bulundunuz!

Tescilli Atatürk düşmanını yemekte ağırladınız!

Tarikat ağalarıyla konuştunuz!

Laikliğe karşı olanı TBMM’ye Başkan yaptınız!

“İzmir Marşı ve 10. Yıl Marşı”ndan asabınız bozuldu!

***       ***       ***

Atatürk’ün kovduğunu siz davet ettiniz.

Atatürk’ün kızdığını siz sevdiniz.

Atatürk’ün yıktığını siz ayağa kaldırdınız.

Atatürk, akıl, mantık, bilim dedi, siz “dua”ya durdunuz.

Atatürk, bilim adamımızla, siz ulemayla övündünüz.

Atatürk, tarımı modernleştirdi, siz koyun, kuzu, ot, et ithal ettiniz.

Atatürk, uçak yaptı, uçak sattı, siz otomobil yapacak “aslanlar” aradınız.

Atatürk, yalancı hacı-hoca, sahtekâr şeyh-şıh takımının elindeki tekkeleri, zaviyeleri kapattı, siz açtınız.

Atatürk, bilimle, sanatla buluştu, siz bilimi unuttunuz, sanatın içine tükürdünüz.

Atatürk, ihtiyaç olduğu kadar İmam hatip okulları açtı, siz bütün okulları İmam Hatipleştirdiniz.

Atatürk, birleştirdi, kucaklaştırdı, siz ayırdınız, uzaklaştırdınız.

Atatürk, fabrika kurdu, siz fabrikaları sattınız.

Atatürk, “egemenlik kayıtsız koşulsuz milletindir” dedi, siz “egemenlik Allah’ındır” dediniz.

Atatürk, kadınları özgürleştirildi, siz esirleştirdiniz.

Atatürk, okul açtı, üniversite kurdu, siz cezaevi ile övündünüz.

Atatürk, gazete çıkardı, yazarı destekledi, siz gazete kapattınız, yazarı tutuklattınız.

***       ***       ***

“Hem Müslüman, hem laik olunmaz” diyen kim?

“Devlet laik olur, insan laik olmaz” diyen kim?

Demokrasiyi “tramvay” benzetmesiyle açıklayan kim?

FETÖ’ye, “Hoca Efendi” iltifatında bulunan kim?

FETÖ müritlerini kamuya yerleştiren kim?

İskilipli Atıf Hocayı öven kim?

Mustafa Sabri gibi iflah olmaz gericinin adı, kimi zamanında okula verildi?

Şeyh Sait işbirlikçisinin, Seyit Rıza asisinin heykeli, kimin zamanında dikildi?

Barzani’yi “adam” yerine koyup alkışlatan kim?

Askerimizin başına çuval geçiren Amerika’ya nota vermekten korkan kim?

İçeride “efe”, dışarıda “kuzu” politikasını takip eden kim?

***       ***       ***

“Atatürk” demezdiniz, demeye başladınız.

“Türk Milleti” demezdiniz, dilinizden düşmez oldu.

Anıtkabire gitmemek için bahane yaratırdınız, ayrılmaz oldunuz.

Niye ki?

Nesiniz siz arkadaş? Atatürkçü mü? Abdülhamitçi mi?

Laik mi, şeriatçı mı?

Milliyetçi mi? Ümmetçi mi?

Demokrat mı, ılımlı İslamcı mı?

Doğucu mu, Batıcı mı?

Avrupacı mı, Avrasyacı mı?

Amerikancı mı, bağımsızlıkçı mı?

Dün dedikleriniz mi doğruydu, bugün söyledikleriniz mi?

Gömlek mi değiştirdiniz, fikir mi?

Siz mi bize yanaşıyorsunuz, yoksa bizi mi yanınıza çağırıyorsunuz?

Oy için mi, yurt için mi?

Sizin için mi, bizim için mi?

***       ***       ***

Hadi kanıtlayınız; İcraatınızı görelim.

Hadi ispatlayınız; Samimiyetinize inanalım.

Önce, “Ayyaş “ yanlışınızı düzeltmelisiniz.

Ayaklarınızın altına aldığınız “milliyetçilik” kavramını, başınızın üstüne çıkarmalısınız.

Söylediğinizi kulağınız duymalı. Lafınızı tartarak söylemelisiniz.

Devlet işlerinde, duygulara değil akla önem vermelisiniz.

Atatürk’ün büyüklüğünü ve devlet adamlığını kabul edeceksiniz.

Atatürk’ü okumuş, anlamış ve özümsemiş kişileri danışman tutacaksınız.

Etrafınıza aldığınız, şeriatçı, gerici, tutucu, dönek, liberal, ikinci cumhuriyetçi zatları kovacaksınız.

Size rağmen, size karşı konuşana değer vereceksiniz.

Nutuk’u; satır satır, paragraf paragraf, sayfa sayfa okuyacaksınız.

Atatürk’ün rotasından şaşmayacaksınız.

10 Yıl Marşını seveceksiniz, İzmir Marşını siz de söyleyeceksiniz.

Geçmişi, tamamen sileceksiniz, gelecek için güven vereceksiniz.

***       ***       ***

Tamamsa; oyum da sana kurban olsun, canım da.

Beraber de yürürüz o yollarda, beraber de ıslanırız yağan yağmurda ...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X