“Milli Masal” bitiyor gibi …
Gökhan GURBETOĞLU...

“Milli Masal” bitiyor gibi …

Bu içerik 72 kez okundu.

Gökhan GURBETOĞLU

Yüzümü göğe kaldırıp bulutlara baktım… Güneşin arasından ışıklar saçmaya çalışan o güneşe… Ne kadar kara bulutlar kapatsa da gökyüzünü, biz biliyoruz ki güneş orada ve orada olmaya devam edecek.

‘Güneş balçıkla sıvanmaz’ demiş ya atalarımız, ne doğru bir söz…

Fakat gelin görün ki ülkemizde iktidar sahibi kişiler, yandaş medyanın da desteği ile bal gibi de güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyorlar. Ama şu biline ki, artık Türk halkının çoğunluğunun karnı aç olsa da bu gibi zırvalara toktur artık ...

Kendilerini, “kutlu dava” yolunda mücadele eden kahramanlar, seçilmişler olarak gören iktidardaki siyasetçiler, yıllardır halkı kandırabildiklerini sanıyorlardı… Oysa ki yanıldıklarını gördüler; o kadar ki, düşmanı oldukları Atatürk’ten bile destek arar oldular… Yani “klasik bir Türkiye siyasetçisi” konumuna döndüler. Dönmek zorunda kaldılar çünkü, Julia Kristeva’nın da dediği gibi, “Toplumun dönüşmesi, bireylerin dönüşmesi anlamına gelmiyorsa aldatmacadan başka bir şey değildir.”

Evet, yıllardır hem aldandılar hem aldattılar ve sonunda fark ettiler ki toplum dönüşmüyor… En dindar kesimin çocukları dahi İmam Hatip’e gitmeyi reddediyor… Çoğu çocuk liseyi açıktan okumayı tercih etti… Bu yüzden de sınav sistemiyle oynuyorlar, ama tepkiler umduklarından da fazla geldi… Çünkü, artık kimse bu oyunlara pabuç bırakmıyor. Çocuklarımız geleceğimiz… Herkes bunun farkında…

Bu da bize şu soruyu sorduruyor; “Acaba, “Milli Masal” bitiyor mu?”

Zarrab davasının bir ucu Türkiye’de yıllar önce ortaya çıkmış, ama o zamanlar çok rahat bir şekilde kapatılmış ve halk da buna inanmıştı. Ama artık bu çok zor görünüyor. Hele hele CHP’nin açıkladığı, Man Adası’na para transferi dosyası ile AKP iyice çaresiz kalakalmıştır.

Zarrab’ın Amerika’daki davada dile getirdiği rüşvet iddialarını duydukça, aklıma şu geliyor: Bu ülkenin siyasetçilerinin, halkımızın taaa yedi yüz yıl öncesinden Fuzuli’nin “selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar” cümlesini bildiğini unutmamaları gerekirdi bence… Rüşveti ahlâkî bulmamakla beraber, buna aşinayız da aynı zamanda. Ancak tek kişiye 50 milyon euroluk rüşvet (iddiası bile!) Fuzuli’yi mezarında ters döndürecek nitelikte bir durumdur ve her gün bu açıklamalara bir yenisi eklenmektedir ...

Man Adası’ndaki 1 sterlin sermayeli şirkete “giden” veyahut “gelen” paralar için Cumhurbaşkanımızın yaptığı savunma ise yine ilginç cümlelerle devam etmektedir… Ne diyor Cumhurbaşkanımız, Kars’taki konuşmasında:

“Her gün şeytan taşlamaktan tavafa fırsat kalmıyor”… Komik mi desem, ne desem bilemedim …

Yıllardır millete, devletin organları tarafından millete yapacakları hizmete engel olunduğunu ve bu “çürümüş, kokuşmuş” Cumhuriyet yönetimini, dinamik ‘Başkanlık Sistemi’ni getirerek Türkiye’yi geleceğe taşıyacaklarını vadeden iktidar, yine milli hükümet olamamanın sancılarını çekmektedir… Gelin görün ki şimdi de ABD ve CHP birlik olmuş da (!) bu milli devletin önünde şeytan gibi durmaktalar(mış) ve onlar da eğitimi, sağlığı, işsizliği önleyemiyor, asgari ücreti 3000 TL yapmak istiyorlar ama şeytan taşlamaktan, “halka hizmet hakka hizmettir” düsturlarından sapıyorlar(mış) …

Vah ki ne vah…

Bu millet, on beş yıldır sorunlarına çare olacak diye bekledikleri makyajlı, medya pohpohlamalı icraatların yavaş yavaş nasıl da boşa çıktığını görmektedir ve dayanacak gücü kuvveti de kalmamıştır. Artık bu milletin AKP’ye kanacak takatı da kalmamıştır. Artık eminiz ki AKP iktidarı, CHP’ye de FETÖ kıyafeti biçip halktan (Haktan) yana olmayan ama Türk ve yabancı sermayesini ve de Türk Burjuvazisini mutlu mesut edecek kararlar alarak iktidarda kalmayı çoktan göze almış… Almaktadır.

Kısacası, yıllardır sürdürdükleri “Milli Masal” hikayesi de yerli araba rüyası ile birlikte artık bitti, bitiyor gibi … Allah yollarını açık etsin demekten başka bir şey düşmez bize …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
A.babalı     0000-00-00 Gökhan bey ,son yazılarınızı takip ediyorum fevkalade...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X