Yeni yıl, Yeni başlangıçlar …
Gülten ÜNAL...

Yeni yıl, Yeni başlangıçlar …

Bu içerik 194 kez okundu.

Gülten ÜNAL - Uzman Klinik Psikolog www.terapiadanismanlik.com

2017 yılı, 3-2-1 diye sayılarak geride bırakılırken; heyecanla, güzel dileklerle ve yeni umutlarla karşılandı 2018. Geçtiğimiz yıl bazılarımız için güzelliklerle ve mutluluklarla hatırlanacak anılara vesile oldu. Kimileri ailesini yeni bir üye ile genişletmenin mutluluğunu yaşadı, kimileri yıllarca emek vererek hayal ettiği işe kavuştu, kimileri de fedakârlıklarla büyüttüğü evladının istediği okulu kazandığına ya da yuva kurduğuna şahit oldu. Ne mutlu onlara, dilerim ki yeni yılda da yaşamlarındaki güzellikler katlanarak devam eder. Ancak kimileri de geride bıraktığımız yılda maddi kayıplar, ayrılıklar, hastalıklar ve ölümler yaşadı. Tek bir açıdan bakıldığında yaşam siyah ya da beyaz olarak nitelendirse de aslında gerçek şu ki hayat, içerisinde birçok renk barındırıyor. Her birimiz zaman zaman mutluluklar, zaman zaman da acılar ve hüzünler yaşıyoruz. Yaşamın çeşitli renklerini yer yer deneyimliyoruz. Öyleyse ne geçmişte kalıp pişmanlık, elem ve kederle boğulmalı ne de henüz yaşanmamış geleceğe ilişkin kaygı ve endişelerle içinde olduğumuz günün yaşanmadan yitip gitmesine izin vermeliyiz. En kıt kaynaklarımızdan biri olan zamanın değerini bilmeli ve ana odaklanabilmeyi, anın içinde kalabilmeyi öğrenmeliyiz.

Peki şöyle bir arkamıza dönüp baktığımızda geçtiğimiz yıl bize neler anlatıyor? Henüz yeni yılın başındayken geçmişe dönüp bir göz atmak, acı, tatlı yaşanılanların muhasebesini çıkarmak bireysel gelişimimiz açısından güzel bir adım. Yaşamımızda eksik olan, belirsiz olan alanları netleştirmek, varsa kendimizden memnun olmadığımız yönlerimizi tespit etmek, planlayıp yapamadıklarımızı güncellemek, yarım kalan işlerimizi tamamlamak tüm bunların yanında yapabildiklerimiz, başarabildiklerimiz için kendimize teşekkür etmek güzel bir yeni yıl başlangıcı olabilir.

İnsanlar yeni yıla girerken birçok karar alırlar ve yeni hedefler belirlerler. Bunlardan bir tanesi de geçmişte kendilerine zarar veren alışkanlıklardan kurtulmaktır. Her ne kadar zararlı alışkanlık denilince akla ilk olarak sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme gibi alışkanlıklar gelse de, bilişsel çarpıtmalar (hatalı düşünce yapıları) da zararlı alışkanlıklardan bir tanesidir. Unutmamalı ki düşünce şeklimiz duygularımızı, duygularımız ise yaşantılarımızı etkiler. Ruhen ve bedenen sağlıklı bir yıl geçirmek istiyorsak bilişsel çarpıtmalarımızdan kurtulmak atılacak ilk adımlardan biridir. Aşağıda en sık kullanılan bilişsel çarpıtmalara örnekler verilmiştir.

 

Yeni Yıl Hedefi: Bilişsel Çarpıtmalardan Kurtulmak

Aşırı Genelleştirme- Tek bir olaydan yola çıkarak genel bir yargıya varma. Örnek “Sınavdan kötü not aldım, ben başarısız bir insanım”.

Felaketleştirme- Bir olayın sonucuna ilişkin olumsuz durumu abartma. Halk arasında, ‘pireyi deve yapma’ olarak da nitelendirilir. Örnek, “Bu sunumda takılırsam, rezil olurum, kariyerim mahvolur, iş hayatım biter”.

Zihin okuma- Yeterli kanıt olmaksızın diğer insanların düşüncelerini bildiğimiz ve diğer insanların da bizim düşüncelerimizi bildiği inancıdır. Örnek, “Ona sormama gerek yok, neler söyleyeceğini zaten biliyorum”.

Kişiselleştirme- Bu tür bilişsel çarpıtmaya sahip insanlar kendileriyle alakası olmayan durumlarda dahi suçu üstlerine alırlar. Başkalarının yaşadığı üzüntü ve sıkıntılardan kendilerini sorumlu tutarlar. Bunun sonucunda da kendilerine karşı kızgınlık ve suçluluk hissederler. Örnek, “Ben onun karşısına çıkmasaydım, bunlar başına gelmezdi”.

Falcılık- Gelecekte olacak olayların sonuçlarının olumsuz olacağını tahmin etme ve buna inanma. Falcılık, insanları çaresizliğe ve umutsuzluğa sürükleyen hatalı bir düşünce yapısıdır. Örnek, “Bu ilişki biterse bir daha asla kimseyi sevemem”.

Zihninizin bilişsel çarpıtmalardan arındığı, akıl ve kalp uyumunu yakaladığınız bir yıl geçirmeniz dileği ile …

(www.terapiadanismanlik.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X