Hangi iş uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir?
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Hangi iş uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir?

Bu içerik 335 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

1 Ocak 2018 tarihi itibariyle işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklar için ‘arabuluculuğa başvuru’ zorunlu hale getirilmiştir. Arabuluculuk artık bir dava şartı haline gelmiştir. İşçi veya işveren 1 Ocak 2018 itibariyle dava açmadan önce bir arabulucuya başvuracak ve eğer arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma sağlanamaz ise iş mahkemelerinde dava açabilecektir. Arabulucuya başvurmadan dava açılması halinde ise, mahkemece işin esasına girilmeden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilecektir. Dava şartı haline gelen arabuluculuk kurumuna başvurulabilmesi için uyuşmazlığın mutlaka iş ilişkisinden kaynaklanması gerekmektedir. Kanun yalnızca iş uyuşmazlıklarına ilişkin arabuluculuğu zorunlu hale getirmiştir. Bunun dışındaki uyuşmazlıklarda ise arabuluculuk ihtiyaridir.

Önceki yazılarımızda arabuluculuğu, arabuluculuk faaliyetini ve sonuçlarını anlatmaya çalıştık. Bu yazımızda ise zorunlu arabuluculuk faaliyeti kapsamında kalan ve bu kapsamın dışında bırakılan işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların neler olduğu konusunu ele almaya çalışacağız.

İşçinin kıdem, ihbar gibi tazminat alacakları ile fazla mesai, yıllık izin gibi ücret alacaklarının tahsili ve işe iade talepleri için öncelikle arabulucuya başvurmak gerekmektedir. Bunun yanı sıra işçi işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan hakaret ve mala zarar verme suçlarından doğan tazminat alacaklarının tahsili de zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Türk Ceza Kanunu kapsamında işlenen suçlarda arabuluculuk söz konusu olmayıp, yalnızca işlenen suç nedeniyle meydana gelen zararın tazmin edilmesi konusunda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiğinin önemle altını çizeriz. Örneğin işçisine hakaret eden işveren hakkında şikayete bağlı olarak kamu davasının açılmasından sonra işçi, kendisine hakaret eden işvereni aleyhine manevi tazminat davası açabilir. Ancak yeni düzenlemeyle tazminat davası açmadan önce bir arabulucuya başvurması zorunludur.

İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi, manevi tazminat davalarında ve bunlarla ilgili rücu davalarında arabuluculuğa başvurma şartı aranmamaktadır. Bu tür uyuşmazlıklarda taraflar doğrudan dava açabilecektir.

Ayrıca kanunun getirdiği yeniliklerden biri de Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu’na tabi çalışanların da arabuluculuk düzenlemeleri kapsamında işçi sayılacağı ve bu kanuna tabi olacağıdır. Dolayısıyla bu kanunlara tabi çalışanlar için de arabuluculuk, dava şartı olarak karşımıza çıkacaktır.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandıracak. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecek. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya anlaşmaya varılamaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirecek, son tutanağı düzenleyerek durumu derhal arabuluculuk bürosuna bildirecek. Arabuluculuk görüşmelerine mazereti olmaksızın katılmayan taraf, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda, açılacak davayı kısmen veya tamamen kazanmış olsa dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulacak ve lehine vekalet ücretine hükmedilmeyecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X