Yeni Yıl
Celal DURGUN...

Yeni Yıl

Bu içerik 256 kez okundu.

‘sözün özü’  Celal DURGUN / celaldurgun@hotmail.com

Yeni, hiç kullanılmamış olandır. Denenmemiştir, yaşanmamıştır. Eski karşıtıdır.

Sevinçtir, neşedir, umuttur, özlemdir, ummaktır.

Yeni, o güne kadar söylenmemişi söylemektir. Görülmeyeni görmektir, gösterilmeyeni göstermektir. Düşünülmeyeni düşünmektir.

Yeni, arınmaktır, temizliktir, özlemdir. Hatayı anlamaktır, yanlıştan dönmektir.

***       ***       ***

Eski, üzerinden uzun zaman geçmiş olandır. Yeni karşıtıdır, geçerli olmayandır. Tekrardır, öncekidir, sabıktır. Geride kalandır, yaşanmıştır, denenmiştir. Kullanılmıştır, harap olmuştur. Zamanını doldurmuştur.

***       ***       ***

Yenide garanti yoktur, beklenti vardır, zorunluluk vardır.

Yeni, bir anlamda maceradır, fakat kaçınılmazdır.

Gelen gideni aratmadığı sürece, yeni ilerlemedir.

***       ***       ***

Eski inattır, statükodur, gelenekçidir. Geçmişte kalmaktır. Yerinde saymaktır.

***       ***       ***

Yeni yenilikçi, eski tutucudur.

Yeni ilerici, eski gericidir.

Yenide arayış, eskide devam vardır.

Yeni gençtir, eski yaşlıdır.

Yeni, tepkidir, isyandır, eski, razı olmaktır, boyun eğmektir.

***       ***       ***

Yeni yılda, yeni umutlara, yeni geleceklere yelken açtık. Eşimize, dostumuza, arkadaşımıza güzel dileklerde bulunduk. Aşk dolu, sevgi dolu, sağlık ve mutluluk dolu sözleri sıraladık. Savaşsız, sömürüsüz bir dünya istedik. Hediyeler aldık, hediyeler verdik. 2017’e girerken, 2016’yı uğurlarken de böyle yapmıştık.

Belki kişisel olarak mutluluğu yakalayanlarımız olmuştur. Ama dünya mutlu değil; savaş devam ediyor, açlık, sefalet hükmünü sürdürüyor. Güllük gülistanlık bir Türkiye’nin çok uzağındayız.

Tabii ki herkes işe aşa kavuşsun, sağlıklı ve mutlu olsun. Analar, çocuklarını açlıkla terbiye etmesin. Çocuklar uçurtmalarını uçursun, şeker de yiyebilsinler. Gelinler aynada saçını tarasın, bulutlar adam öldürmesin. Düşünceye pranga vurulmasın. Yazan, çizen, konuşan hapse atılmasın.

Şiir de okunsun, film de çekilsin, oyun da sergilensin. Sanatın önü açılsın, sanatçı özgür kılınsın.

İlkbaharda çiçeği, sonbaharda gazeli görelim; yazın terleyelim, kışın üşüyelim.

İyiliklerde, güzelliklerde buluşalım.

Acıyı yüklenelim, tatlıyı paylaşalım. Nefret söylemi, kin ekimi son bulsun.

Siyasetin seviyesi yükselsin. Politikacının dili düzelsin; hoşgörü, sevgi, saygı itibar görsün. Koltuk heveslisi gitsin, memleket sevdalısı gelsin. Sabah başka, akşam başka konuşanı kovalım, özü-sözü bir olanla buluşalım.

Kimse ötekileştirilmesin, kimse ezilmesin, kimse horlanmasın.

Sağcı, solcu; yurtsever, milliyetçi; laik, anti laik; demokrat, liberal … vatan paydasında birleşsin.

Kadını, kızı ve kızanıyla; genci, acarı ve yaşlısıyla; evlisi ve bekârıyla bir ses olalım. El ele verilim, kol kola girelim, sırt sırta dayayalım. Söyleşelim, koklaşalım, danışalım, selamlaşalım, tokalaşalım.

Atatürk’ün yolunda buluşalım.

Dağımıza, bağımıza, balımıza, kışımıza, yazımıza sahip çıkalım.

Tarlamızı, ovamızı ekelim, biçelim. Aklın, bilimin, fennin gereğini yapalım, çağı yakalayalım.

Laf değil, iş üretelim. Emperyalizmin oyununu bozalım. İşbirlikçinin maskesini indirelim.

Üreten Türkiye’yi, paylaşan Türkiye’yi, gülen Türkiye’yi birlikte kuralım.

2018’i, özlemlerimizin gerçekleştiği bir yıl yapalım.

***       ***       ***

Söylemek kolay da, gerçekleşmesi öyle kolay olmuyor. Dilemekle de iş tatlıya bağlanmıyor.

Ne yapmak lazım?

Acıyı bal eylemek, umutsuzluğu yenmek lazım.

Çalışmak lazım, emek vermek lazım, üzerine gitmek lazım, duyarlı olmak lazım, sorumlu davranmak lazım…

Önce kendimizi sorgulayacağız. “Ben ne yaptım” sorusunu yanıtlayacağız.

Bu vatan için, bu azizi millet için üzerime düşen görevi yerine getirdim mi?

Yalancının yalanını, utanmazın pişkinliğini yüzüne vurdum mu? Üçkâğıtçı siyasetçiyle boğuştum mu? Yalancının, düzenbazın, hırsızın üzerine yürüdüm mü? Kimsesizi korudum mu? Ezilene sahip çıktım mı?

***       ***       ***

Politikayı seviyorsan, seyretmeyeceksin, içine gireceksin. Doğrucuya destek, yalancıya köstek olacaksın. Beğendiğin Sivil Toplum Kuruluşuna üye olacaksın, sıradan biri gibi durmayacaksın, görev alacaksın, çalışacaksın.

Sendikalıysan, sendikanı “sarı sendikacılara” kaptırmayacaksın. Mesleki kuruluşlarla dayanışma içinde olacaksın. Okuyacaksın, öğreneceksin, soracaksın, tartışacaksın, inanacaksın sonra;

Ali amcayla, Veli beyle, Hüseyin dayıyla, Hasan kardeşinle sohbet edeceksin. Ayşe teyzeyle, Fatma hanımla, Elif bacıyla konuşacaksın. Dilin de tatlı olacak sen de inandırıcı olacaksın. Gün olacaksın, güneş olacaksın, ışık olacaksın. Küçük dağları yaratan “büyük adam” ayaklarına yatmayacaksın.

Bir haksızlık varsa önce sen itiraz edeceksin. Bir adaletsizlik söz konusu ise önce sen dik duracaksın.

Sokağına, caddene, meydanına, mahallene önce sen sahip çıkacaksın. Dağını, ovanı, kurdunu, kuşunu koruyup, kollayacaksın.

Sözün özü; Dilemekle bir yere varılmıyor. Çare sensin, benim, biziz.

“Evet”, 2018 zorlu bir yıl olacak. İçeride ve dışarıda aşmamız gereken çok sorun var.

Olsun; engelleri yıkarız, yokuşları çıkarız, zorlukları aşarız.

Dağımıza da sahip çıkarız, ovamıza da. Denizimizi de sahipleniriz, adamızı da. Atamızla da övünürüz, vatanımızla da. “Bölücülüğü” de bitiririz, “gericiliği ” de. Terörle de baş ederiz, cehaletle de hesaplaşırız. Ekonomimizi de düzeltiriz, siyasetimize de yön veririz. Kültürümüzü de zenginleştiririz, sosyal yaşamımızı da kolaylaştırırız. Ekmeği de bol eyleriz, özgürlüğü de.

Yeter ki, inanalım, güvenelim; ayrılmayalım, ayrışmayalım.

Unutmayın; onca olumsuzluklara karşın, Kurtuluş Savaşını kazanan dedelerin torunlarıyız. Deneyimlerimiz var. Kahramanlarımız var.

Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dâhinin yazdığı reçete elimizdedir.

2018; anlama, dinleme, hoşgörü, görev alma, çalışma, birleşme yılı olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X