Kambiyo Vasfını Taşımayan Senedin İcra Takibine Konu Edilmesi
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Kambiyo Vasfını Taşımayan Senedin İcra Takibine Konu Edilmesi

Bu içerik 177 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 776. Maddesi bono veya emre yazılı senet üzerinde bulunması gereken zorunlu unsurların neler olduğunu belirtmiştir. Buna göre bono veya emre yazılı senet; senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenlenme tarihini ve yerini, son olarak da düzenleyenin imzasını içerir.

Kambiyo senetleri için icra takip hukukunda ayrı bir düzenleme öngörülmüştür. Genel haciz yolundan farklı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde ödeme emrine itiraz süreleri, itiraz usulleri ve genel olarak takip usulü borçlu açısından daha sıkı sonuçlara bağlanmıştır. Örneğin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte ödeme emrine itiraz edilmesi durumunda “satıştan başka” icra takip işleri durmayacaktır.

Takibe konulan kambiyo senedinin 6102 sayılı yasada belirtilen kambiyo vasfını taşımaması halinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne itiraz edilerek takibin iptali talep edilebilir. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 170/A maddesi uyarınca borçlu, alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip hakkı olmadığından bahisle icra takibine itiraz edebilecektir.

Önemle belirtmek gerekir ki, 2004 sayılı yasanın borçluya tanımış olduğu bu itiraz hakkı, borçluyu senet üzerinde taahhüt edilen edimin yerine getirilmesi borcundan kurtarmayacaktır. Borçlunun kambiyo vasfını haiz olmayan senet için yapacağı itiraz, yalnızca takip usulü bakımından bir sonuç doğurur. Alacaklı, 6102 sayılı yasanın 776. maddesinde belirtilen unsurları taşımayan bir senedi, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe koymuş ise bunun iptal edilerek, genel haciz yoluyla takip yapılması gerekecektir.

Uygulamada Yargıtay içtihatlarına bakıldığında somut olayın özelliklerinin önem taşıdığı da görülmektedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/14125 E. 2013/1744 sayılı kararında; açığa senet düzenlemesinin mümkün olduğu, dava konusu senedin keşideci tarafından imzalanıp bir kısım yerleri boş bırakılarak davalı alacaklıya verildiği ve keşide tarihinde (düzenlenme tarihi) zorunlu unsurlarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de boş bırakılan yerlerin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu yolundaki iddianın davacı tarafından yazılı delille kanıtlanması gerektiği belirtilmiştir.

Karara göre, senet metnindeki eksikliklerin sonradan da doldurulabileceği belirtilerek, taraflar arasında yapılan anlaşmaya aykırı şekilde senet metninin doldurulduğunun ispatının davacı borçluda olduğu kanaatine varılmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2013/5994 E. 2013/15548 sayılı kararında ise; 6102 Sayılı TTK`nun 776/f  maddesi gereğince, bonoda tanzim yerinin yazılı olmasının gerektiği, aynı kanunun 777/son maddesine göre ise, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bononun, tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlandığı, tanzim yeri olarak, idari birim adı ( kent, ilçe, bucak, köy gibi ) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmadığı, senette bulunması zorunlu olan tanzim yeri ve tanzim edenin adresi, senet keşidecisi için geçerli olup,  6102 Sayılı TTK`nun 702. maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan kefilin adresinin senette yazılı olması hali, yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermeyeceği, Hukuk Genel Kurulu`nun 02/10/1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile de benimsendiği üzere; İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince bu hususun icra mahkemesince resen nazara alınması gerektiği hal böyle iken, somut olayda takibe dayanak yapılan senette tanzim yeri yazılmadığından anılan belgenin bono vasfını taşımadığı görülmekte olup, mahkemece, takibe konu senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı hususu yukarıda açıklandığı üzere resen dikkate alınarak, takibin iptaline karar verilmesi gerekirken; bu hususun göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu kanaatine varılmıştır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X