Teslimden sonra ortaya çıkan ayıplardan müteahhidin sorumluluğu
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Teslimden sonra ortaya çıkan ayıplardan müteahhidin sorumluluğu

Bu içerik 326 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

Müteahhidin borcu; iş sahibi ile yaptığı sözleşme hükümleri uyarınca bağımsız bölümleri yapma ve teslim etme borcudur. İnşaattaki ayıp kavramı ise, müteahhidin işi eksik yapması değil, sözleşmede belirtilen niteliklere aykırı şekilde yerine getirilmesidir. Müteahhidin ayıba karşı tekeffül borcundan söz edebilmemiz için; inşaat tamamlanarak iş sahibine teslim edilmiş olmalı, teslim edilen inşaat ayıplı olmalı, iş sahibi muayene ve ihbar külfetini yerine getirmiş olmalıdır, söz konusu ayıp iş sahibine yüklenmemelidir. Tüm bu şartların birlikte gerçekleşmiş olması koşuluyla müteahhit ayıplı inşaattan sorumlu tutulabilir.

 

‘Gizli ayıp’ ve ‘açık ayıp’ şeklinde ayırabileceğimiz ayıp kavramı inşaatlarda daha çok gizli ayıp şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Şayet açık ayıp söz konusu ise, iş sahibi imkan bulur bulmaz muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474. maddesi; “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri giderini karşılayarak, eserin (inşaatın) bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir” hükmünü içermektedir.

Madde metninden de anlaşıldığı gibi iş sahibinin, ortaya çıkan ayıpları müteahhide ihbar etmesi şarttır. İhbar süresine ilişkin olarak kanunda açık bir hüküm olmamasına rağmen Yargıtay makul süre içinde ayıbın müteahhide bildirilmesi şartını aramaktadır. Bu süre somut olaya göre değişebilmekle birlikte Yargıtay’ın 2008 tarihli kararından özetle, “iş sahibinin inşaatı teslim aldığı tarihten 40 gün sonra mahkeme aracılığı ile tespit yaptırdığı ve ayıplı işleri Müteahhide ihbar ettiği anlaşıldığından, süresinde muayene ve ihbarda bulunmayan davacıların, açık ayıba dayalı nefaset farkından dolayı bir istekte bulunma hakları kalmamıştır” denilmek suretiyle 40 gün sonra yapılan ihbarı makul süre içinde değerlendirmemiştir.

 

İş sahibinin inşaatı kanunun 474. maddesinde belirtildiği şekilde incelemeksizin kabul etmesi veya ayıpların derhal bildirilmemesi durumunda müteahhit bu ayıplardan dolayı sorumlu tutulamaz. Bu şekilde teslimle birlikte ayıbı gören iş sahibi inşaatı kabul etmiş ise müteahhidi ibra etmiş sayılacaktır.

 

Müteahhidin gizli ayıplardan sorumluluğu, teslimden itibaren 5 yıl olarak düzenlenmiştir. Ayıbın ortaya çıkmasında müteahhidin ağır kusuru var ise bu süre 20 yıl olarak kanunda düzenlenmiştir.

 

Ayının ortaya çıkması durumunda iş sahibinin birtakım hakları mevcuttur. İş sahibinin hakları inşaatın kabul edilebilecek durumda olup olmamasına göre değişmektedir. İnşaatın kabul edilmesi mümkün değil ise iş sahibi sözleşmeden dönerek inşaatın yıkılmasını ve zararının giderilmesini talep edebilir. Örneğin müteahhit, işi fen ve imar kuralları dışında ifa etmiş ise iş sahibi sözleşmeden dönerek zararını talep edebilir. Müteahhidin yapmış olduğu inşaat kabul edilebilir durumda ise iş sahibi bedel üzerinden indirim yapılmasını veya ayıbın aynen giderilmesini isteyebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 475. maddesinin 3. fıkrası uyarınca iş sahibi, aşırı masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteyebilir. Böylelikle ayıplı kısım sözleşmeye uygun şekilde yeniden inşa edilebilecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X