Kültürü sevmek çok güzel birşey ...
Dursun GİRGİN...

Kültürü sevmek çok güzel birşey ...

Bu içerik 458 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Kültür adamı olmak kadar kültürü sevmek de çok önemli bir duygu. İşte bu nedenle yaklaşık olarak 50-55 seneden beri sanatımız dolayısıyla dünyayı dolaşıyorum. Bu sayede de birçok güzellikleri görüyor ve seviniyorum. Geçen gün Aydın ilimizin Çine ilçesine işim dolayısıyla bir düğüne gittim. Malum Mayıs ayı maşallah bize kışı aratmıyor. Bu arada da çok güzel bir düğün salonunda yemek verdiler. Gerçekten de gitmek ve görmek lazım çok güzel bir sosyal tesis. Her şeyi mükemmel, yemekhane öyle güzel yapılmış ki hem yazlık hem kışlık yaklaşık 1000 kişilik bir kapalı salonu var. Mükemmel bir yemekhanesi ve çay ocağı dahil var. Tuvaletleri tertemiz, araç park yeri geniş, bir de aynı yerde yeşil alanı var, eh bravo doğrusu dedim. Bir de döndüm kendi şehrimize baktım, koskoca bir tarihi kentte şöyle adam gibi bir düğün salonumuz dahi yok, inşallah bu da olur deyip ben esasen kültürü sevmekten söz edeceğim.

Kültürü sevmek Atatürk’ü sevmektir. Kültürel değerlerimize sahip çıkmak Atatürk’e sahip çıkmaktır. Niye mi; çünkü bu ülkenin temeli kültürdür diyen Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bu yazımı hazırlarken bazı dostlarıma da zurna kamışı göndermek için hazırlık yapıyordum. Benim amacım şu: Yeter ki kültür değerlerimiz yaşasın ve yaşatılsın.

İşte bir kültür hizmeti daha, Emrah Mergen dostumun derneği için bazı zeybeklerimizi kayıt altına aldık, umarım güzel bir kayıt yapılmıştır. Eğer bu kayıt güzel olursa bunun devamı gelecek ve gençliğin önünde ihtiyarlığın sonunda bir güzel kayıt daha yapıp inşallah gelecek kuşaklarımızı ölüm kapıya gelip dayanmadan bir hizmet daha yapmak istiyorum. Hani İslam dininde bir emir vardı ya; “eğer sizlerden birinizin elinde eğer bir ağaç fidanı varsa o anda kıyametin kopacağını dahi bilseniz ölmeden önce o fidanı dikiniz” buyuran yüce Allah’ın emirlerini bilen herkesin daima üretmesi lazım. Çiftçisi, işçisi, ilim adamı, bilim adamı velhasıl tüm insanlarımızın ömürleri boyunca her konuda daima üretmesi lazım ki, bu ülke her yönüyle ayakta durabilsin, hayatta kalabilsin.

İşte bu cümleden hareketle bazı kendini bilmez zavallılar var. Bu tür insanlara ben bir kültür adamı demekten dahi inanın utanıyorum. Güya akılları sıra Neşet Ertaş’a dil uzatmışlar. Yahu Neşet Ertaş dediğin, Aşık Veysel dediğin o güzel insanlar sanatının zirvesine ulaşmış kişiler. Tabiri caizse, sanata ve kültüre secde ettiren kişiler. Allah bu tür üstatlarımızın cümlesine rahmet eylesin.

İşte dostlarım, bu ülkede o kadar çok densizler var ki bunların adlarını dahi zikretmekten utanıyorum. Neyse dostlarım ben yine bir kültür adamına yakışanı yapacağım, ben sanatı ve kültürü hiçbir zaman bir rant kapısı olarak görmedim. İşte bu yüzdendir ki bugün halâ harç borç içinde ayakta durmaya çalışıyorum.

Esasen beni kahreden de ne yazık ki bu ülkede hak etmediği halde kültür değerlerimizi hoyratça kullanan bazı uyanık mürekkep yalamışlar var ya, işte beni en çok üzen de onlar.

Neyse sevgili dostlarım, ben üzerime düşeni yapayım da gerisi veya gayrisi ne olur bilemem.

Ha bu arada da, sevgili Tolga Çandar dostumun da babasının ölüm haberini işyerinde öğrendim. Allah rahmet eylesin, tüm Çandar ailesine de bu arada baş sağlığı diliyorum.

Hoşça kalın, dostça kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X