Taşınmaz Mal zilyetliğine yapılan tecavüzler
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Taşınmaz Mal zilyetliğine yapılan tecavüzler

Bu içerik 869 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

3091 sayılı Kanun uyarınca, sahip olduğunuz taşınmazınızı sizden habersiz olarak kullanan, zorla işgal eden veyahut taşınmazınızın üzerinde değişiklikler yapan kişilere karşı idareden tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep edebilirsiniz.

Uygulamada bir kimsenin taşınmazını haksız şekilde işgal eden durumlara örnek olarak, kira sözleşmesinin sona ermiş olmasına rağmen taşınmazdan ayrılmayan eski kiracı ya da birbirlerinin evinde oturan veyahut işyerini kullanan ancak aralarında anlaşmazlık yaşayan akrabalar verilebilir. Ayrıca, köylere ait taşınmaz mallara yapılan tecavüzlerin önlenmesi için de 3091 sayılı kanuna dayanılarak tecavüzün önlenmesi talep edilebilir.

Tecavüzün önlenmesini yetkili idareden talep edebilecek kişiler, tecavüz edilen taşınmazın sahibi olmalıdır. Köylere ait taşınmaz mallara yapılan tecavüzlerin önlenmesi talebini köy halkından herhangi biri de yapabilecektir.

Taşınmaz mala yapılan tecavüzün idare aracılığıyla önlenmesi talebi, taşınmazın bulunduğu yerin en büyük mülki idare amirine (illerde vali, ilçelerde kaymakam) sunulan bir dilekçe ile gerçekleşir. Bu dilekçede taşınmazın maliki olduğunuzu ve taşınmazınıza yapılan işgalin (tecavüzün) haksız olduğunu, bu işgalin bilginizin dışında olduğunu tanıklarınızla birlikte ispatlamanız gerekmektedir.

Taşınmaz sahiplerinin, tecavüzü yani haksız işgali öğrendikleri tarihten itibaren 60 (altmış) gün içinde idareye (illerde vali, ilçelerde kaymakam) başvurmaları gerekmektedir. Yapılan başvuru üzerine, idarece yetkili kılınan memurlar ile taşınmazın bulunduğu yere gidilerek soruşturma yapılır. Soruşturma esnasında taraflar ve onların getirdikleri şahitler dinlenerek, gerekirse civarda bulunan vatandaşların da konu ile ilgili ifadeleri alınır. Tarafların dinletmek istedikleri tanıklarını ve varsa tüm belge delillerini soruşturma esnasında soruşturma memurlarına sunmaları gerekmektedir. Zira soruşturma tamamlanıp fezleke hazırlandıktan sonra bu tür bilgi ve belgelerin idareye sunulması mümkün olmamaktadır.

Taşınmazın bulunduğu yere gidilip soruşturma yapıldıktan sonra kanunen en geç 15 (on beş) gün içinde karara bağlanmalıdır.

İdare tarafından haksız işgalin varlığına ve bu haksız işgale son verilmesine (tecavüzün önlenmesine) karar verildiği takdirde bu karar, infaz memurları tarafından en geç 5 (beş) gün içinde yerine getirilir.

İnfaz memurları, taşınmazı o anki durumu ile zilyedine teslim ederek tecavüzün önlenmesini sağlamış olur.

Bu suretle taşınmazdan ayrılmasına karar verilen kişi, aynı taşınmaz mala ikinci kez tecavüz edip haksız işgal durumu yaratması halinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır.

Bu durum pratikte en çok kiracıların kira sözleşmesi sona ermiş olmasına rağmen kiralananı boşaltmamaları halinde karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir durumda kira sözleşmesinin sona erdiğini gösteren belgeler ile birlikte (anahtar teslim tutanağı, fesihname gibi) illerde vali, ilçelerde kaymakamlığa başvurarak, taşınmaza yapılan tecavüzün önlenmesi talep edilebilir.

Önemle belirtmek gerekir ki, bu kanun kapsamında idarenin görevine giren kısım yalnızca taşınmaz üzerinde herhangi bir işgalin olup olmadığı hususundadır.

Kiracının uzun zamandır kira bedelini ödememesi nedeniyle tahliye talep edilmesi bu kanun kapsamında mümkün değildir. Bunun için hukuk mahkemelerinde ya da icra dairelerinde hukuki işlem başlatmak gereklidir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X