Zayıf olmak, sağlıklı olmak anlamına gelmiyor!
Elif AKTAŞ...

Zayıf olmak, sağlıklı olmak anlamına gelmiyor!

Bu içerik 361 kez okundu.

Diyetisyen Bakışı ... / Elif AKTAŞ / Diyetisyen

Zayıflık, vücut ağırlığının ideal değer aralığından daha düşük olması durumudur.Başka bir deyişle de, beden kitle indeksinin (kilomuzun boyumuzun metre cinsinden karesine oranı) 18’in altında olması olarak tanımlanır.

Zayıflıkta kişinin yağ oranı, kas ve kemik gibi diğer bileşenlere oranla azdır.

Çevremizde birçok kişi aşırı kilo problemi nedeniyle zayıf kişilere imrense de zayıflık, vücut direncinde azalma ve organ işlevlerinde bozukluklar gibi birçok sorunu beraberinde getiren ciddi bir rahatsızlıktır.

Zayıflığın oluşma nedenlerinin temelinde, uzun süreli negatif enerji dengesi yatar.Yani besinler yoluyla alınan enerji, harcanan enerjiden azdır.Bu nedenle kişi kilo kaybetmeye başlar.

 

Kişide enerji alımının azalmasına ve zayıflamaya şu gibi faktörler neden olur:

-İştahsızlık, -Beslenme tarzının kalite ve miktar yönünden yetersiz oluşu, -Aşırı stres, -Kilo alırım korkusu ile besin tüketimini azaltma, -Fiziksel aktivitenin aşırı derecede fazla olması veya ağır işlerde çalışma, -Bağırsakta parazit olması, -Besinlerin vücutta sindirim ve emilim metabolizmalarında yaşanan sorunlar, -Tiroit bezlerinin normalden fazla hızlı çalışması (Hipertiroidi) gibi hormonal dengesizlikler (metabolizma hızını arttırır, dolayısıyla enerji harcaması artar.)

 

Zayıflık neden zararlıdır?

Özellikle çocuk ve gençlik yıllarındaki negatif enerji dengesi büyümeyi olumsuz etkiler.Vücut dokuları, enerji yetersizliği nedeniyle normal düzeyde büyüyemez.Aşırı zayıflık kişinin çalışma verimini düşürür.Özellikle de ağır işte çalışanlarda ve sporcularda yeterli miktarda enerji alımı sağlanamazsa hareket yeteneği kısıtlanır.

Çok doğum yapan ve emziren kadınlar da harcadıkları kadar enerji alamadıklarında zayıflar ve sütleri azalır. Aşırı zayıflık, yetersiz vitamin-mineral alımına bağlı olarak vücudun dış etkenlere karşı direncini azaltır.Enfeksiyonlara yakalanma riskini arttırır ve hastalıkların ağır seyretmesine neden olur.

Zayıf kişiler deri altı yağ tabakaları yetersiz olduğu için soğuk iklimlerde vücut ısılarını kontrol etmekte zorlanırlar ve daha çok üşürler.Yeterli enerji alınmazsa kişide dikkatsizlik, huzursuzluk ve konsantrasyon kaybı gelişebilir.Yağ oranının düşük olması da yağ hormonlarının yapısına katıldığı için kadınlarda adet düzensizliklerine neden olur.

 

Zayıflığın tedavisi nasıldır?

Öncelikle zayıflığın nedeni ortaya konmalıdır.Eğer zayıflık, yiyeceklerin vücutta kullanılması ile ilgili bir bozukluktan kaynaklanıyorsa beslenme programı harfi harfine uygulansa bile olumlu sonuç alınamaz.Özellikle çocuklarda görülen bağırsak parazitleri, alınan yiyeceklerin vücuda yararını azaltmaktadır.Bu gibi durumlarda bağırsakların parazitlerden temizlenmesi kilo almak için ilk adım olmalıdır.Bu nedenle kişilere gaita (dışkı) testi yapılmalıdır. Ayrıca tiroit hormonlarıyla ilgili bir sorun olup, olmadığının netleşmesi için gerekli kan tahlilleri yaptırılmalıdır. Ayrıntılı bir kan, idrar, dışkı tetkikleri ve fizik muayene yapıldıktan sonra kişiye özel beslenme programı planlanmalıdır.

Zayıflığın nedeninin besin tüketiminin / enerji alımının yetersizliği olduğu durumlarda ise kişiye özel planlanan diyet programları ile yeterli enerji alımı sağlanmalı ve kilo alımı takip edilmelidir.

Ağır işlerde çalışan kişiler, emzikli kadınlar, çocuk ve gençler, sporcular gibi özel durumu olanlarda enerji harcamasındaki artış dikkate alınarak diyet planlanmalıdır.

Diyetle kazanılan ağırlığın çoğunluğunun kas dokusu olması için karbonhidrat, yağ ve protein açısından dengeli bir diyet programı uygulanmalıdır.

Ağırlık kazanımı için acele edilmemeli, daha sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo alımı sağlanmalı, düzenli fiziksel aktiviteyle desteklenmelidir.

 

(3S Diyet ve Beslenme Danışmanlığı / www.3sdiyet.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X