Hekimin Hukuki Sorumluluğunun sonuçları
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Hekimin Hukuki Sorumluluğunun sonuçları

Bu içerik 137 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

12 Temmuz 2017 tarihli yazımızda, hekim uygulamalarında “malpraktis” kavramını ve hukuki sorumluluk konusunu ele almaya çalışmıştık. Bu yazımızda ise hatalı tedavi uygulaması sonucu hekimin hukuki sorumluluğunun sonuçlarını irdelemeye çalışacağız.

 

Önceki yazımızda da bahsedildiği üzere, sağlık hukukunda malpraktis kavramı, hekimin tıbbı yanlış uygulaması, hatalı ve bilinçsiz davranışı neticesinde hastanın zarar görmesi anlamına gelmektedir. Mahkemece kusurlu olduğuna kanaat getirilen hekim hem maddi hem de manevi tazminat ödemekle karşı karşıya kalacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 114. Maddesinin ikinci fıkrası gereğince haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen hükümler kıyas yoluyla hekim hatası nedeniyle hukuki sorumluluğa ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde de uygulanmaktadır.

 

Hastanın maddi tazminat talep edebilmesi için hekim kusurlu veya ihmali davranışı neticesinde maddi bir zarar doğması gerekmektedir. Ancak ve ancak hekimin hatalı uygulaması sonucu malvarlığında azalma olan kişi maddi zararının giderilmesini talep edebilecektir. Bu durumda da maddi tazminat zarar miktarından fazla olamayacaktır.

 

Hekim uygulaması sonucu hastanın yaşamını yitirmesi durumunda hastanın yakınları da maddi tazminat talep edebilir. Burada maddi tazminatın hesaplanmasında ölünün yıkanması, defnedilmesi, cenaze hizmetleri ve defin masrafları da dahil edilir. Aynı zamanda ölüm anına kadar yapılan tedavi giderleri (maddi tazminat kapsamında kişinin tüm tedavi giderleri; örneğin ameliyat, tanı, ilaç gibi giderler de talep edilebilir. Önemli olan meydana gelen zararla bu giderler arasında nedensellik bağı olmasıdır) ve olay anından ölüm anına kadar geçen sürede çalışamamaktan doğan gelir kayıpları da maddi tazminatın hesaplanmasında esas alınır. Ölen hastanın yakınları destekten yoksun kalma tazminatı da talep edebilirler. Destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için mirasçı olmaya gerek yoktur. Ölen kişinin sürekli ve düzenli bir şekilde bakmakta olduğu kimseler de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler.

 

Destekten yoksun kalma tazminatı konusuna uygulamada iki yönlü bakılmaktadır. Birincisi, yukarıda bahsettiğimiz anlamıyla gerçek destek, ikincisi ise farazi destektir. Farazi desteği ise, çocuk hastanın yaşamını yitirmesi durumunda ileride büyüyüp çalışmaya başladığında anne ve babasına bakacak, onlara destek olacak şekilde örneklendirmemiz mümkündür.

 

Hekim hatasının hukuki sonuçlarından biri de manevi tazminat talebidir.

Manevi tazminat ne bir ceza ne de bir zenginleşme aracıdır. Kişinin bu olay sonucu duyduğu acı ve üzüntüyü hafifletmek, mağdurda bir huzur hissi uyandırmak amacıyla manevi tazminata hükmedilmektedir. Manevi tazminat talep edebilmek için de hastanın kan hısımı olunması şart değildir. Uygulamada manevi tazminatın tespitinde hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Hakim bu yetkisini kullanırken, hükmedilecek miktarın zararla orantılı olmasına dikkat edecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X